SGDF'li Ceren Çoban: Ölümden zafere yürüyüşümüzü sürdürüyoruz

14:08

JINHA

İSTANBUL - SGDF ve ESP üyelerine yönelik gerçekleştirilen siyasi soykırım operasyonu adliye önünde gerçekleştirilen basın açıklamasıyla protesto edildi. Açıklamada konuşan SGDF üyesi Ceren Çoban, "Suruç katliamı ile ilgili bir ISID üyesi dahi yargılanmadı ancak Suruç gazileri gözaltına alınıyor adalet saraylarından bir beklentim yok. Devlet Sosyalist gençlerden koruyor, korkmakta haklıdır bizler ölümden zafere yürüyüşümüzü daha güçlü sürdürüyoruz" dedi.

Siyasi soykırım operasyonları kapsamında cuma günü gözaltına alınan SGDF ve ESP üyeleri, Özgür Gençlik Dergisi editörleri ve aralarında Suruç katliamından yaralı olarak kurtulanlarında bulunduğu 20 kişi bugün adliyeye sevk edildi. Savcılık tarafından, ifadeleri alınmadan ve "gizlilik kararı" getirilen dosyaya göre karar verilen 20 kişinin hepsi " Örgüt üyeliği", " Yasadışı eylem yapma" iddiasıyla tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesi ardından Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı. Açılmaya HDP İstanbul İl Es Başkanı Ayşe Erdem, ESP Genel Başkanı Sultan Ulusoy, BEKSAV üyeleri ve çok sayıda siyasi parti temsilcileriyle birlikte, gözaltına alınanların ailelerinin yanı sıra HDP İl Örgütü Yöneticileri ve Özgürlükçü Hukukçular Derneği'nden avukatlarda yer aldı. "Suruç Gazilerini değil katillerini yargılayın" yazılı pankart ve "Suruç davasında gizlilik kararı kaldırılsın", "Suruç Gazileri serbest bırakılsın", "Suruç'u unutmayacağız unutturmayacağız affetmeyeceğiz" yazılı dövizlerin taşındığı açıklamada sık sık "Gözaltılar serbest bırakılsın", "Bizi değil katilleri yargıla", "Suruç'u unutma unutturma", "Gözaltılar tutuklamaları baskılar bizi yıldıramaz" sloganları atıldı.

Suruç aileleri inisiyatifi adına konuşan Suruç'ta yaşamını yitiren İsmet şekerin kızı Yağmur Şeker katliamın üstüne katliam baskı üstüne baskı yaşandığını ifade ederek, "Suruç'ta katledilenlerin kanı kurumadan yoldaşlarımız tutuklandı. Çocuklarımızı bizden koparmak istiyorlar çocuklarımızı geri istiyoruz" dedi. AKP iktidarının Suruç gazilerini ve adalet mücadelesine sahip çıkan duyarlı gençleri tutuklamak istediğini dile getiren Yağmur, "Asıl katliamı organize eden ve engel olmayanlar yargılansın. Yoldaşlarımızın gözaltına alınmasının sebebi Suruç ve tüm katliamlar için adalet mücadelesinde en ön saflarda yer almalarıdır. Nerede adalet mücadelesi varsa orda olan güçlü ve direnen çocuklarımızın özgürlükleri ellerinden alınamaz. Ya çocuklarımızı da bırak ya da bizi de alin" şeklinde konuştu.

'Boyun eğmedik hesap sormaya devam edeceğiz'

Suruç dayanışmasından Süleyman Başer ise Rojava'da kardeşlik köprüsü kurmak isterken Suruç'ta katliamlarla önlerine duvar örülmek istendiğini belirterek, "Katliamdan sonra savaş hala can almaya devam ediyor. Devletin göstermelik yaptığı DAİŞ operasyonunda gözaltına alınması serbest bırakılmaları ile sonuçlandı. Bu ülkenin 30 yıllık hukuk pratiğini biliyoruz. Mahkemedeki gizlilik kararı failleri aklama yöntemidir. Bizler bu ülkede hiçbir şeyin devletin kontrolünden bağımsız değil Suruç gibi bir yerde katliamın devletten bağımsız olduğunu düşünmeyiz. Bu devletin utancıdır. Katliamcıların yargılanması gereken yerde katliamın hesabını soran arkadaşlarımız gözaltındalar. Biz direniş kültüründen geliyoruz. Hiçbir baskıya boyun eğmedik bundan sonra da katledilen 33 filizin hesabını sormaya devam edeceğiz baskılar bizi engellemeyecektir. Bu ülkenin baskısına karşı direnen bir gücü var biz bu direnişe inanıyoruz" dedi.

Suruç için adalet platformu avukatı Filiz Aydın, dosyada kısıtlama kararı olduğunu ve bu nedenle dosyayı inceleyemediklerini belirterek, "Bu hukuka aykırıdır. Suçlamalar SGDF üyesi olmak ve basın açıklamalarına katılmak. Cumartesi Annelerinin eylemlerine yer alma, gezi direnişi eylemine katılmak, taziye çadırlarında yer almak. Şu an yargının yaptığı tamamı yasal eylemlere katılmayı kriminalize ederek suç kabul etmektir. Biz bu suçlamaları kabul etmiyoruz. Müvekkillerimizin tamamı tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Birazdan sorgu başlayacak herkesin desteğini bekliyoruz özellikle Suruç'ta yaralananlar gözaltında. Suruç katillerini yargılanmasını talep ediyoruz. Suruç'ta katledilenlerin arkadaşlarının tutuklanmasını kabul edemeyiz" dedi.

'Zindanda büyüyen öfke sokaktaki direniş ateşi ile birleşecektir'

SGDF üyesi Ceren Çoban da Türkiye'deki adaletsizliğin bir örneğinin daha yaşandığını belirterek, "Suruç katliamı ile ilgili bir ISID üyesi dahi yargılanmadı ancak Suruç gazileri gözaltına alınıyor adalet saraylarından bir beklentim yok. Onlar gerçeklerin peşinden koşanları katletmesini onların adını ananları yargılamayı bilir. Biz Rojava'dan savaşanların her birini onurumuz olarak sayıyoruz. Kobane'nin inşasına giderken bombalanan gençler olarak Rojava devrimini kanımızla suladığımızı biliyoruz. Devlet Sosyalist gençlerden koruyor, korkmakta haklıdır bizler ölümden zafere yürüyüşümüzü daha güçlü sürdürüyoruz. Tutuklanan arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Devlet gerçekleştirdiği operasyonla Suruç'ta 20 Temmuz günü katledemediği gençleri tutsak ederek yıldırmayı amaçlıyor. Bugün arkadaşlarımızı tutsak etseler zindanda büyüyen öfke sokaktaki direniş ateşi ile birleşecektir" dedi.

'Halkları birbirine düşürmek suç değil ama birleşik mücadeleyi savunmak suç'

ESP Genel Başkanı Sultan Ulusoy ise "Ülkede katliam yapmak suç değil ama insanların halkların eşitliği kardeşliği için mücadele etmek suç. Bu ülkede insanları faili belli cinayetlerde kaybetmek suç değil ama cumartesi annelerinin eylemlerine destek vermek suç. Bu ülkede infaz gerçekleştirmek suç değil ama infaz edilen devrimcilerin cenazelerine katılmak suç, bu ülkede halkları birbirine düşürmek suç değil ama halkların eşit özgür ve barış içinde bir arada yaşaması için mücadele etmek birleşik mücadeleyi savunmak suç. Bu saldırı doğrudan açıktan halklarımızın birleşik mücadelesini kırmaya dönüktür. ESP ve SGDF şahsında ortak mücadele azmi kırılmaya çalışılıyor. Rojava devriminin ile dayanışma engellemek isteniyor. Siz öncelikle katliamların faillerinin açıklayın. Onlar bu mahkemede kendilerini yargılayanları yargılayacak ve tıpkı Suruç'ta olduğu gibi Gezide olduğu gibi tıpkı demokrasi mücadelesinin en kritik anında aldıkları tutumun bir yenisini daha gösterecekler" ifadelerinde bulundu.

'Beraber direndik saldırı hepimizedir'

HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Ayşe Erdem ise "Onlarla biz Gezide beraber direndik taziyelere Cumartesi Annelerine birlikte destek olduk. Yoldaşlık ettik onların nezninde bu saldırılar bize yapılmıştır. Bizim barış mücadelemizi kırmak istiyorlar, ama ortak direniş hattımızı kırmalarına imkan yok. Yoldaşlarımızı almak için bekleyeceğiz" vurgusunu yaptı.

(sg-ödk/dk)