Devlet baskısına Kobanê'de fedai ruhuyla cevap: Kısmet Sevim
09:00
Şehriban Aslan / JINHA
AMED - Kuzey Kürdistan'da Kürt halkına karşı yıllarca yürütülen imha, inkar ve baskı politikalarının bir mağduru da Kısmet Sevim. Özgür Halk ve Hevîya Jinê dergilerinde çalışan ve hakkında açılan dava sonucunda 20 yıl hapis cezasına çarptırılan Kısmet, yönünü Kobanê'ye vererek, DAİŞ'e karşı gerçekleştirdiği fedai eylemde hayatını kaybetti.
Kısmet Sevim ve ailesi devletin yoğun baskısı üzerine Mardin'in Savur ilçesinden Diyarbakır'ın Bismil ilçesine göç etmek zorunda kaldı. Kısmet (Eylem Mazlum) 1989, Bismil doğumlu bir gazeteciydi. BDP Beyoğlu İl Örgütü'nde kadın alanında çalışıyordu. Ayrıca çocukluğundan itibaren inandığı dava için mücadele veren Kısmet, İstanbul ve diğer bazı kentlerde Özgür Halk ve Hevîya Jinê dergilerinde çalıştı. Bundan dolayı defalarca gözaltına alınıp, tehditlerle yüz yüze kaldı. 17 Haziran 2010 yılında Bağcılar'da dayısının evine giden Kısmet, yanına yaklaşan beyaz Doblo bir araç ile kaçırıldı. Burnuna gazlı bez dayayıp kaçırılan Kısmet, hem fiziksel hem de cinsel işkenceye maruz kaldı. Savcıya verdiği ifadeden sonuç alamayan Kısmet, devletin inkar ve yalan politikalarına karşılık olarak Rojava'ya geçip YPJ'ye katılıyor. YPJ'ye katılan Kısmet, daha sonra Kobanê'de 5 Ekim günü DAİŞ çetelerine karşı gerçekleştirdiği fedai eylem sonucu hayatını kaybediyor.
'Kardeşime 20 yıl ceza verildi'
Kız kardeşinin küçük yaştan itibaren her şeyin farkında olduğunu ve bu yönde çalışma yürüttüğünü söyleyen Şemse Sevim (26), "Mardin'de yaşıyorduk, siyasi olaylardan dolayı sürgün edildik ve Bismil'e gelmek zorunda kaldık. Kısmet, küçük olmasına rağmen yine de her şeyin bilincindeydi. Gördüğü acılar ve sürgün hayatlar onu günden güne olgunlaştırıyor ve mücadelesini büyütüyordu" dedi. Devletin suçu işlediğini ve yine kendisinin inkâr ve yalan politikalarını sürdürdüğünü ifade eden Şemse, "Bu ülke de ne kadar haklı olursan ol devlet gözünde daima suçlusun. Kız kardeşim savcıya verdiği ifadesinde, JİTEM'in kendisini kaçırdığını ve iki ay boyunca bu kişiler tarafından çaycı ve simitçi kılığında takip edildiğini söyledi. Fakat yine de bir işe yaramadı. Suçlu olan polisler değil de kardeşim çıktı. Kardeşime 20 yıl ceza verildi. Kardeşim suçsuz yere 20 yıl cezaevinde kalmayı kabul etmedi ve yönünü Kobanê'ye verip savaşmaya gitti" sözlerini kullandı.
'Kadınlar meydanlara alanlara çıksın'
İnsanın en büyük acısının sevdiklerinin gözlerinin önünde günden güne kaybolması olduğuna değinen Şemse, "AKP 400 vekil istedi, almadı savaş çıkardı. 1 Kasım'da 400 vekil alamadı ama iktidar oldu yine de savaş çıkardı. En kutsal olan yerleri mezarlarımızı yıktılar. Çocuklarımız, yakınlarımız gözlerimizin önünde katledildi ve katledilmeye devam ediliyor" sözlerini kaydetti. Son olarak kadınlara çağrıda bulunan Şemse, "Kadınlar isterse savaş olmaz. Kadınlar meydanlara, alanlara çıksın ve başkaldırsın. Hepimiz biliyoruz kadın olmadan devrim olmaz. Kadın olduğu zaman ve istediği zaman özgürlük de olur devrim de olur her şey olur" şeklinde konuştu.
(mg)

