Eğitim Sen, sürgünlere karşı yürüdü

18:02

 


JINHA


AMED – Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi, Çınar’da gerçekleştirdiği yürüyüş öğretmen sürgünlerine karşı tepkilerini dile getirdi. Yapılan basın açıklamasında, son olarak Çınar’da müdür yardımcısı olarak görev yapan ve Eğitim Sen Şube Temsilcisi olan İbrahim Çiçek’in Ergani’ye sürgün edilmesi ve görevinden alınmasına dikkat çekilirken, sürgünün geri alınması için Diyarbakır Valiliği’ne çağrıda bulunuldu.


Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Diyarbakır Şubesi, son zamanlarda gündeme gelen eğitim emekçilerinin sürgün edilmesine ilişkin Amed’in Çınar ilçesinde yürüyüş ve ardından basın açıklaması gerçekleştirdi. Çınar Cezaevi’nden Çınar Kaymakamlığına kadar yürüyen kitle, aynı zamanda son olarak Çınar’ın Ortaşar Ortaokulu Müdür Yardımcısı ve Şube Temsilcisi İbrahim Çiçek’in Ergani’de Kesentaş Ortaokulu’na sürülerek, müdür yardımcılığı görevinden alınmasını protesto etti. Etkinliğe, Eğitim Sen üyelerinin yanı sıra, BDP’li ilçe yöneticileri ve çok sayıda yurttaş da katıldı. Katılımcılar adına basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Çınar Şube Sekreteri Özlem Kaçar, “Biz emekçiler, emeğin hakkını, demokrasi ve barışı savunduğumuz için, sendikalarımızı kurduğumuz 1990’lardan bu yana çeşitli gerekçelerle baskılara maruz kalıyoruz. Gözaltına alındık, tutuklandık, şu an da cezaevlerinde 50 arkadaşımız tutsak durumda” dedi.


‘Sürgün kararı geri çekilmeli’


Açıklamasında bütün iktidarlar tarafından her dönemde baskılar yaşandığını dile getiren Özlem, son olarak Çınar ilçesi Ortaşar Ortaokulu Müdür Yardımcısı ve aynı zamanda Çınar Şube Temsilcisi İbrahim Çiçek’in Ergani ilçesi Kesentaş Ortaokuluna sürülerek, müdür yardımcılığı görevinden de alındığına vurgu yaptı. Yaşanan sürgünleri “hak, hukuk skandalı” olarak değerlendiren Özlem, sürgün kararının geri çekilmesi için Valiliğe çağrıda bulundu. Özlem, açıklamasında şunlara dikkat çekti:


“BİMER üzerinden yapılan bir ihbar üzerine bu soruşturma açılmıştır. İhbarda arkadaşımızın, eylemlere katılma yönünde öğrenci ve öğretmenlere baskı yaptığı iddia edildiği halde dönemin ilçe kaymakamı, ilçe milli eğitim müdürü ve ilçe şube müdürünün ifadeleri doğrultusunda işlem yapılmıştır. Bu, tipik bir cemaat faaliyetidir. Daha önceleri okul müdürleriyle yaptığı toplantıda kız öğrencilerin kantinlere girmemesi yönünde tutanaklar tutturan ilçe milli eğitim müdürü ve şube müdürünün gerçek dışı subjektif beyanları sonucu arkadaşımız cezalandırılmıştır. Bu yalan beyanların dinde yeri var mıdır?  Din iman sözcüklerini ağızlarından düşürmeyen ancak kalplerinde Allah korkusu taşımayan bu şahısların görevde kalmaları doğru mudur?”


(gk)