'Hedef, kadınların cinsel tacizi kendi öz gücüyle engelleyebilmesidir’
08:41
JINHA
ANKARA- 'Cinsel taciz, Erkeklerin derdi ne? Kadınlar ne istiyor?' konulu söyleşide konuşan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Görevlisi Alev Özkazanç, Türkiye’de kadınların cinsel tacizin her formuna maruz kaldığını belirterek, “Asıl uzun dönemli hedef kadınların bu saldırıları kendi öz gücüyle engelleyebilmesidir” dedi.
'Cinsel taciz, Erkeklerin derdi ne? Kadınlar ne istiyor?' konulu panelde konuşan Alev cinsel tacizin Türkiye’nin uzun süredir gündeminde olduğunu belirtirken 2000’li yıllardan itibaren Ankara Üniversitesi’nde bu konunun konuşulmaya başlandığını söyledi. Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (KASAUM)’da kadınlarla bir araya gelindiğini söyleyen Alev, üniversitede yaşanan taciz olaylarından sonra 2011’de bu birimi oluşturduklarına dikkat çekti. Bu birimle birlikte tacize karşı bir politika belgesi yayınladıklarına değinen Alev, şu an toplam 30 üniversitenin bu ağın içinde olduğunu ve düzenli bir şekilde toplantıların düzenlendiğini belirtti.
Cinsel taciz terimini ilk olarak Amerika’da feministler tartıştı
“Cinsel tacizin ne olduğuna dair bir belirsizlik var. Gündelik kültürde ne taciz olarak adlandırılıyor? Cinsel tacizin dinamiklerine ilişkin neyi tartışabiliriz?” diye konu başlıkları belirleyen Alev, cinsel taciz teriminin ilk olarak 1970’li yıllarda Amerika’da feministlerin bilinç yükseltme gruplarında tartıştığını söyledi. Alev, grupta çoğu çalışan kadının aynı sorundan muzdarip olduğunu, kadınların patronları tarafından istemedikleri halde cinsel ilişkiye zorlandığı ve istemedikleri türden duygusal ve cinsel zorlamaya girildiğini söyledi. Yetmişli yıllardan itibaren ‘cinsel şiddetin’ hızla konuşulduğuna dikkat çeken Alev, cinsel şiddet suçunun yetmişli yılların sonlarında Amerika yasasına girdiğini belirtti. Yasada cinsel şiddetin çalışma yasası içinde verildiğini söyleyen Alev, “ Oysa Fransa bunu ceza yasasına koymuş” dedi.
‘Üniversite camiasında flört şiddeti karşımıza sıklıkla çıkmaya başladı’
Cinsel tacizin istenmeyen ve cinsel içerikli söz ve davranış olarak tanımlandığını dile getiren Alev, “Yaygın olarak son birkaç yıldır üniversite camiasında flört şiddeti diye bir şey var. Flört şiddeti; Şantajla, tehditle ilişkiyi devam ettirmeye zorlama. Örneğin, birlikte olduğu sevgilisi ayrılmak isteyince birlikte olduğu görüntüleri yaymakla tehdit ediyor. Cinsel saldırı ise bedene yapılan temaslar, bunlar ağır problemler olarak karşımıza çıkıyor” ifadelerini kullandı.
‘Uzun dönemli hedef kadınların cinsel tacizi kendi öz gücüyle engelleyebilmesidir’
Çalışma yaşamında kadın sayısının hızla arttığını söyleyen Alev,” Çalışan kadının Avrupa’da o dönemde kötü bir ima ile dile getiriliyor” diye konuşarak günümüzde de cinsel taciz ve saldırının üniversitelerde alarm verme seviyesine yükseldiğine vurgu yaptı. Alev, 90’lı yıllarda üniversitelerde bu konuda büyük bir dalga yaşandığını belirterek durumun o yıllarda paniğe sebep olduğunu söyledi. Türkiye’de kadınların cinsel tacizin her formuna maruz kaldığını ifade eden Alev, “Asıl uzun dönemli hedef kadınların bu saldırıları kendi öz gücüyle engellemesidir” dedi.
(he/dk)

