Dilan Kortak'ın ablası: Dilan evden çıkarken 'çocuklar ölmesin' dedi

10:16

Handan Tufan / JINHA

İZMİR - İstanbul'da katledilen Dilan Kortak'ın ablası Nuran Kortak, Dilan'ın mücadele dolu yaşamını anlattı. Nuran, "Kardeşime terörist diyorlar. Kime göre terörist. Evden çıkarken bize 'Çocuklar ölmesin' diyordu. Bu kadar iyi niyetle çıkan insanları nasıl öldürebiliyorsunuz?" diye sordu.

Türkiye'de sokak ortasında yaşanan katliamların peşi sıra neredeyse her ay bir yargısız infaz yaşanmakta. Günay Özarslan'la başlayan ardından Dilek Doğan, Taybet Cansi ve son olarak da geçtiğimiz günlerde aynı biçimde yargısız infaz edilen Dilan Kortak. İnfaz edilen 4 kadının acısı halen taze iken, kadınların mücadele dolu yaşamı arkalarında kalan tek şey. İnfaz edilen kadınlardan Dilan Kortak'ında yaşamı adeta mücadeleye adanmış. 19 yılına çok şey sığdıran Dilan, Karabağların gülen yüzlü kadını diye tanınırdı. Siyasi refleksleri çok güçlü olan Dilan, gelişen siyasi olaylara karşı da ilk ses çıkaranlardan oluyordu. Gülüşü, halay çekişi ve kameralara poz verişi ile hafızalara kazınan Dilan, Mardinli bir ailenin çocuğu. Dilan ve diğer kardeşleri İzmir'de doğmuş, ancak hiç bir zaman İzmir'li olmamışlar.

Vatan özlemi ile dolu olan Dilan, siyasetin konuşulduğu bir evde büyür. Küçük yaşta babasının cezaevine girişi ile safını ezilenlerin yanına çeken Dilan, daha ilkokul öğrencisi iken annesini kaybeder. Mücadele dolu yaşamı daha o günden başlayan Dilan'ı ablası Nuran Kortak anlattı.

'Mücadeleye aşık oldu'

Dilan'ın asi bir çocuk olduğunu anlatan ablası Nuran, "Haksızlığı asla kabul etmiyordu. Mardin'den İzmir'e göç ettik. Hepimiz burada doğduk. Ama hepimiz burada yabancıydık. Problemler çok yaşıyordu. Bütün eğitim hayatı boyunca problemler yaşadı. Zaten lisede siyasi nedenlerden okuldan atıldı. İzmir Dilan'a 'Git, Senin burada yerin yok' dedi. Oda burada yapamıyordu. Mücadeleye aşık oldu. Onun sevdası bambaşkaydı. Mücadeleye çok iyi bir niyette çıktı. Dediği tek şey 'Çocuklar ölmesin'di. Sürekli çocukların yanındaydı. Ölen annemin ismini yeğenime bıraktı. Bize 'Besna'ya iyi bakın' derdi" diye belirtti.

'Belki şehit düşeceğim sakın arkamdan ağlamayın'

Dilan'ın çocuklara kendi dillerini öğrenmeleri için çaba sarf ettiğini söyleyen Nuran, "Televizyon da Türkçe yayın yapan çocuk programlarını sildi. Bir tek Kürtçe yapan yayınları bıraktı. Bize 'Hepiniz mücadeleye katılın. Ben tek giden olmayacağım, son gidende olmayacağım. Belki şehit düşeceğim sakın arkamdan ağlamayın' derdi" diye belirtti.

'Dünyanın diğer ucunda biri haksızlığa uğrasa...'

Dilan'ın gelişen siyasal olaylara karşı tepkisini her zaman dile getirdiğini anlatan Nuran, "Kendini sürekli geliştirme çabası vardı. Gelişen olaylara karşı sürekli söyleyecek sözleri oluyordu. Dünyanın diğer ucunda biri haksızlığa uğrasa Dilan bunu dert ediyordu. Ele avuca sığamaz bir genç oldu" şeklinde ifade etti.

'Devlet onun gülüşünü bizden aldı'

Kadınlar ve erkeklerin toplumda neden eşit görünmediği üzerine kafa yorduğunu da anlatan Nuran, "Bana 'Sakın evlenme. Erkeğin kölesi olma' derdi. Çok neşeli bir kadındı. Ona kızsan bile gülüyordu. Tepkisi sürekli gülüşüydü. Devlet onun gülüşünü bizden aldı. Onun gülüşünü kaybettik" dedi.

'Bu kadar iyi niyetle çıkan insanları nasıl öldürebiliyorsunuz?'

Devletin bir taraftan canlı bombaların eylem yapmadıkları takdirde tutuklayamadıklarını söylediklerini hatırlatan Nuran şöyle devam etti: "Ama benim kardeşimi de evde yalnız başına olduğu bir saatte canlı bomba diye katlediyorlar. Bunlar o kadar çelişkili şeyler ki. Çatışma var diyorlar. Ama komşuları da hiç bir şekilde çatışma yok dediler. Kendileri yazıyor kendileri oynuyorlar. Kardeşime terörist diyorlar. Kime göre terörist. O bir canlıya asla zarar vermezdi. Evden çıkarken bize 'Çocuklar ölmesin' diyordu. Bu kadar iyi niyetle çıkan insanları nasıl öldürebiliyorsunuz?"

(dk)