KJA: Devletin kadına yönelik cinsel işkencesi ideolojik bir saldırıdır
11:24
JINHA
AMED - Ceylanpınar'da gözaltına alınan KJA üyesi Sabiha Oran'ın cinsel işkenceye maruz kalmasını kınayan Kongreya Jinen Azad (KJA) Koordinasyonu, "Bölgede ve Türkiye'de kadına yönelik katliamlarla kadın direnişini kıramayan AKP polisi, direnen kadını gözaltında taciz, tecavüz ve hakaretle yıldırarak iradesini kırmayı amaçlamıştır. Kadına dönük devlet tarafından hem ideolojik hem de fiziki yapılan bu vahşi ve insanlık dışı işkenceyi şiddetle kınıyoruz. Bu zihniyeti ortadan kaldırmanın tek seçeneği daha fazla direniş, daha fazla özgürlüktür" dedi.
KJA üyesi Sabiha Oran, Urfa'nın Ceylanpınar ilçesinde gözaltına alınmış ve götürüldüğü emniyet müdürlüğünde cinsel işkence saldırısına maruz bırakılmıştı. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan KJA Koordinasyonu, kadına yönelik devlet suçlarının 'insanlık suçu' kapsamında ele alındığına vurgu yaptı. "Bölgede ve Türkiye'de kadına yönelik katliamlarla kadın direnişini kıramayan AKP polisi, direnen kadını gözaltında taciz, tecavüz ve hakaretle yıldırarak iradesini kırmayı amaçlamıştır" denilen açıklamada şunlar belirtildi:
"Haziran seçimleriyle hüsrana uğrayan AKP iktidarı müzakere masasını devirip sonrasında da günümüze değin süren ve şiddeti her an daha fazla arttıran savaş konseptini geliştirmeye soyunmuştur. Bu konseptin bir parçası olarak, Kürt kadının kırılmaya çalışılan iradeyi sahiplenme direncine yönelen erkek egemen devlet; katliam, işkence ve her türlü şiddet politikalarını devreye koymuştur. Tarihte bilinen bütün savaşlarda kadına şiddet örtülü veya alenen uygulanmış, bu konuda iktidar odaklı stratejilerle toplum kadınla kırılmaya çalışılmıştır. Bugün de DAİŞ barbarlığıyla halkları katleden ve her türlü şiddet uygulayan AKP polisi, özyönetimin öncü gücü ve direnişin bir parçası olan kadın mücadelesini kırmayı hedefleyerek uluslararası platformlarda kabul edilen "insanlık karşıtı suçlar", "savaş suçları" olarak tanımlanan suçlar işlemektedir. AKP iktidarı, Kadın Kurtuluş İdeolojisi'nin günümüzde yaşamın her alanında yaşamsallaşmasına karşı geliştirilen ideolojik saldırılarla hakkı olanı yaşama talebinde bulunan bir halkın şahsında kadını teslim almayı amaçlamaktadır.
'Önce kadınlardan başladılar'
Kadının şiddete karşı öz savunmasını aldığı her yerde devreye konulan bu savaş konsepti ile Kürt kadınının ve toplumunun iradi kırımı hedeflenmektedir. 1990' larda Kürdistan'da yürütülen savaş için konuşan bir Türk general, kadına şiddetin mantığını çok yalın bir dille ifade etmişti: "Başarmak istiyorsak önce analardan başlamalıyız, çocuklarını dağa uğurlayan, O'na ekmek veren kadınları bir şekilde vazgeçirmeliyiz…" diyordu. Ve bunu katliamla, işkence ile taciz ve tecavüzle elde etme mücadelesine soyundu. Bu kadınların nicesi şehit düştü, işkencelere maruz kaldı, kahramanlaştı. Ve O Kadınlar binlerce kahraman evlat daha yetiştirdi. Yüzyılların kendisinde yarattığı kırılmaları ulus ve cins mücadelesiyle yeniden var olmaya dönüştüren, yaşamın her alanında irade olan biz kadınlar böyle bir direniş geleneğinden geliyoruz. Bu şiddetin bizi kumanda etme, kontrol altına alma gayesi taşıdığını biliyoruz. Devlet eliyle uygulanan bu şiddet iktidar odaklı medya ve sivil toplum kurumlarınca perdelenerek, manipüle edilerek servis ediliyor halkların burada yaşanan şiddeti görmesi engelleniyor.
'Bu zihniyete karşı daha fazla örgütlenme'
Bölgede ve Türkiye'de kadına yönelik katliamlarla kadın direnişini kıramayan AKP polisi, direnen kadını gözaltında taciz, tecavüz ve hakaretle yıldırarak iradesini kırmayı amaçlamıştır. Son olarak Urfa'nın Ceylanpınar ilçesinde gözaltına alınan KJA üyesi Sabiha Oran, gözaltında farklı ekiplerce sistematik olarak günlerce taciz, hakaret, diz çöktürülerek kafasına silah dayatılarak ve tehdit edilerek i işkenceye maruz kalmıştır. Tüm bu insanlık dışı uygulamalara rağmen arkadaşımız Sabiha Oran onurlu direnişinden taviz vermeyerek baskıcı eril ve faşist zihniyete karşı güçlü bir duruş sergilemiştir. KJA olarak; kadına dönük devlet tarafından hem ideolojik hem de fiziki yapılan bu vahşi ve insanlık dışı işkenceyi şiddetle kınıyoruz. Bu zihniyeti ortadan kaldırmanın tek seçeneği daha fazla direniş, daha fazla özgürlüktür."
(fk)

