Kaybolan 2 kadının hikayesi: Sefura ve Sedika...
09:11
Handan Tufan / JINHA
İZMİR - Sevdiklerinden ve ailelerinden habersiz işkencelerle katledilen iki kadın Sefura ve Sedika. Biri Ağustos'ta diğer Eylül'de kayıplar listesine eklendi. 2 kadın kısa ömürlerine çok şey sığdırdı. Biri yönünü siyasete, diğer yönünü dağlara çevirdi. Kadınlar 90'lı yılların karanlık döneminde kayıplar listesine eklenirken, sevdikleri ise hala onları arıyor.
İnsan hakları örgütlerinin insanlığa karşı işlenmiş suçlardan biri olarak gördüğü zorla kaybetme Kürdistan'da 1990'lı yıllarda, her gün işlenen gündelik suçlar arasında yer aldı. İHD'nin hazırladığı toplu mezar haritasına göre binlerce insan bir mezar taşından dahi yoksun halde, sevdiklerinden ve ailelerinden habersiz işkencelerle katledilerek kuyulara atıldı. Kaybedilen kadınlardan ikisi Sefura ve Sedika. Biri Ağustos'ta diğer Eylül'de kayıplar listesine eklendi. 2 kadın kısa ömürlerine çok şey sığdırdı. Kemikleri halen aranan 2 kadının hikayesi ise şöyle:
'Yırtılıncaya kadar giyeceğim'
Sefure'nin hikâyesi Mardin'in Nusaybin ilçesi Serikani (Pınarbaşı) köyünde başladı. 1991 yılında savaşın ve baskının yoğunlaştığı yıllarda Safura kuzeni Emine Yıldırım'la birlikte, PKK'ye katıldı. Birlikte çıktıkları bu yolda Emine Diyarbakır'da, Sefura'da Mardin'de çalışmalarına devam etti. Emine gittiği Diyarbakır bölgesinde 1993 yılında yakalandı ve müebbet hapis cezası aldı. Sefura Mardin'de yaklaşık 3 yıl köy köy gezerek çalışmalarını sürdürdü. Köy köy dolaşan Sefura'yı kısa sürede bölgede herkes mütevaziliği ile tanıdı. Sefura'yı o günlerden tanıyanların aklında yırtık ayakkabıları ile durmadan yorulmadan insanlara bir şeyler anlatma telaşı kaldı. Tanıyanlar "Senin ayakkabın eskimiş, bunları değiştirsen iyi olur" sözlerine aldırmadan Sefura'nın, "Onlar daha yırtılmadı, yırtılıncaya kadar giyeceğim" diye cevap verdiğini anlatıyor.
'Sakın hiç bir şey konuşmayın'
Tam da bu günlerde geçirdiği bir kaza nedeniyle ayağı kırılan Sefura, dikkat çekmemek için tedavi olmaya gidemedi. Bir köyde saklanarak, el yordamı ile ayağının iyileşmesini bekleyen Sefura, köye yapılan baskınla yaralı halde gözaltına alındı. Köyün tüm erkekleriyle birlikte gözaltına alınan Sefura'yı Mardin Jandarma Karakolu'na götürüldü ve burada bir buçuk ay boyunca ağır işkencelere maruz kaldı. 1994 yılında birlikte gözaltına alınanlar, bu direnişe ettiği tanıklığı ömürleri boyunca unutamayacaklarını söylüyor. Köylüler 3 gün sonra serbest bırakıldığında hala gözaltında olan Sefura yaklaşık bir buçuk ay boyunca aynı karakolda işkence görür ancak Mardin'de kimi getirseler "Tanımıyorum" diyerek, suskunluğunu ve direnişini korur. Sefura'yı son günlerinde gören bir tanık, "Battaniyeye sarılı bir haldeydi. Bize 'Sakın hiç bir şey konuşmayın. Ne hıncınız varsa benden alın' diyerek moral veriyordu" diye anlatıyor. Sefura 31 Ağustos 1994 tarihinde, "Mahkemeye götürüyoruz" denilerek karakoldan ağır yaralı halde çıkarıldı ve o tarihten sonra bir daha haber alınamadı.
Gözaltında kaybedilen Sefura'nın ardından babası yıllarca karakol önlerinde ve adliyelerde kızından bir iz aradı. Kendi çocuğunun akıbetini öğrenmek istediği için tutuklandı ve bir yıl cezaevinde kaldı. İHD'nin gözaltında kayıplar listesinde yer alan yüzlerce isimden biri olan Sefura'nın ailesi DNA testi için savcılığa başvuru yaparak, çocuklarının kemiklerini bulmaya çalışıyor.
Sedika'yı beyaz toros kaybetti...
Mardin'in Nusaybin ilçesinde Duruca (Kortven) köyünde yaşayan ve kapatılan HEP'in Nusaybin İlçe Örgütü çalışanı 22 yaşındaki Sedika Dal, 1993 yılının Eylül ayında kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldı ve o günden sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Sedika'yı Nusaybin'de son kez görenler, beyaz bir torosa bindirilip kafasına bir poşet geçirildiğini söylüyor. Bunu duyduktan sonra 4 ay boyunca Sedika'nın izini arayan ailesi, Hizbullah çetesi üyeleri tarafından tehdit edildi. Tehditlerine aldırış etmeden arayışına devam eden aile tekrardan "Birini öldürdük, diğerini de öldüreceğiz" diyerek tehdit etmeleri üzerine Nusaybin'i terk etmek zorunda kalmışlar. Aile Sedika'nın kemikleri hala arıyor.
(dk)

