İÜ'lü kadınlar: Özsavunma gücümüzle teşhir etmeye devam edeceğiz
09:16
Öykü Dilara Keskin - Özlem Çiçek /JINHA
İSTANBUL - İÜ'de yaşanan taciz olaylarını teşhir ettikleri için haklarında soruşturma açılan kadın öğrenciler, "Tacizciye değil de bizlere soruşturma açılması devlet geleneğidir. Öz savunma gücümüze dayanarak mücadele edeceğiz, soruşturmalar kadınları yıldırmayacak" diyor.
Kadınlar eril ve tacizci zihniyete karşı mücadele ederken, katiller ve tacizciler değil kadınlar yargılanıyor. Bu durumun son örneği ise İstanbul Üniversitesi'nde (İÜ) yaşandı. Edebiyat Fakültesi'nde görev alan Doç. Dr. Murat Ali Karavelioğlu ve özel güvenlik çalışanı Emrullah Beyaz'ı tacizciliğini teşhir eden öğrencilere soruşturma açıldı. Ardından tacizciler "itibarlarının sarsıldığı" gerekçesiyle öğrenciler hakkında suç duyurusunda bulundu ve 13 kadın öğrenciye soruşturma açıldı. Haklarında soruşturma açılan kadın öğrenciler, bu soruşturmanın kendilerini yıldıramayacağını belirterek, tacizcileri her alanda teşhir etmeye devam edeceklerini vurguladı.
'Baskılara karşı yılmadık irade savaşımız kazanacak'
İstanbul Üniversitesi Matematik Bölümü öğrencisi Esra Aspar, soruşturmanın amacının baskı ve sindirme politikası yaratmak amacıyla açıldığını ifade etti. Taciz olayının ortaya çıktığı zaman tüm kadın örgütleriyle birlikte hareket edildiğini hatırlatan Esra, "Bize bu soruşturmalar geri adım attıramaz. Bu üniversitede, şehirde, ülkede kadınlar sürekli tacize uğruyor. Baskılara karşı yılmadık, çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi. Soruşturma açılmasına karşı mücadelelerini daha da yükselteceklerini söyleyen Esra, kadınlarla birlikte örgütlenerek, dayanışmayı örmeye devam ederek irade savaşını kazanacaklarını vurguladı.
' Öz savunmamıza dayanarak teşhir ettik'
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Fulya Dağlı, "Rektörlüğün açtığı soruşturmalar bize şunu gösteriyor; yargı öz savunma yapan kadınlara nasıl ceza veriyorsa bugün bize de bu yapılıyor. Ataerkil bir toplumda AKP'nin cinsiyetçi yaklaşımları bizi bu noktaya getiriyor" dedi. Yargının da eril bir zihniyete sahip olduğunu ifade eden Fulya, "Kadın ne zaman şiddete uğradığında hakkını arasa ya geri çevriliyor ya da ceza alan kadın oluyor. Biz de İÜ'de iki tacizciyi teşhir edince 13 kadın arkadaşımıza soruşturma açıldı" diyerek yaşananların eril zihniyetten kaynakladığına işaret etti. Teşhir etme nedenlerinin sorgulanmadığını söyleyen Fulya, "Biz daha önce başvurduğumuz yerlerden bir sonuç elde edemedik. Bizde bu nedenle öz savunmamıza dayanarak teşhir ettik. Hem bu şekilde kendi savunmamızı aldık, hem de tacizcileri duyurmuş olduk" diye belirtti.
'Üniversiteleri AKP arka bahçesi haline getirmeye çalışıyor'
Erkek egemen zihniyetten kaynaklı olarak kendilerine soruşturma açıldığını ifade eden Fulya, "Biz geri adım atmayacağız. Tacizcileri teşhir etmeye devam edeceğiz. Üniversiteleri AKP arka bahçesi haline getirmeye çalışıyor. Ataerkil sistemden üniversiteler payını alıyor, bizlerde eziliyoruz buna karşı direniyoruz" diye konuştu. Baskılara karşı direneceklerini söyleyen Fulya, "Açılan soruşturma bize ne kadar doğru bir yerde olduğumuzu gösterdi. AKP, rektör, polis, ÖGB de tacizlerin yanında yer alıyor. Rektör kadınlardan korkuyor, bizler susmayacağız, konuşacağız kendi saflarımızı güçlendireceğiz. Onlar bizim mücadele etmemizden korkuyor ama bizler ciddi kazanımlar elde edeceğiz" şeklinde konuştu.
Dekanlıktan ve ÖGB'den tacizciye koruma!
Çalışma Ekonomisi okuyan Sena Özcanlı, Emrullah Beyaz'ın tacizci olmasını öğrenmelerinin ardından okul yönetiminin sessiz kalması nedeniyle teşhir ettiklerini, bunun ardından Emrullah'ın çalıştığı şirket tarafından işten çıkartıldığını söyledi. Emrullah'ın teşhir edilmesinin ardından diğer kadın öğrencilerinde kendilerinin yanlarına gelerek Edebiyat Fakültesinde görev alan Doç. Dr. Murat Ali Karavelioğlu'nun da tacizci olduğunu söylediklerini ifade eden Sena, tacizci akademisyenin teşhir edilmesine karşı kendilerine ÖGB'nin saldırdığını aktardı. Kendilerine ÖGB'nin saldırmasına rağmen tacizci akademisyenin sadece kınama cezası almasına dikkat çeken Sena, "Bizim teşhir etmemizin sonucunda derslerine giremiyor. Bu aslında kadınların onu teşhir etmesinin bir sonucudur. Ancak bu süreçte onun dekanlık tarafından korunduğunu da öğrendik. Dekanlık onun sosyal medya hesaplarının kapatılmasını istedi" diyerek dekanlığında tacizciyi koruduğunu söyledi.
'Bizim gücümüzden farkındalar bu nedenle soruşturma açıldı'
Yaşanan teşhir olayın ardından kendilerine rektörlük tarafından soruşturma açılmasına değinen Sena, "Gerek AKP'nin politikaları, gerekse okuldaki yandaş rektörlerin aldığı tavırlar bunlara cesaret verir şekilde. Ancak kadınların gösterdiği güçlü sesten korkuyorlar. Biz kadınlar orada teşhir etmeseydik, ne güvenlik görevlisi okuldan atılacaktı ne de akademisyen eskisi gibi derslerinde devamlılık gösterecekti. Bunlar bizim gücümüzün farkındalar bu yüzden de soruşturma açıyorlar, yıldırmaya çalışıyorlar" dedi. Sena, soruşturmada kendilerine suçlama olarak, akademisyene gerçekleştirilen eylem, 'izinsiz akademisyenin afişini asmak, kapısının önüne mor boya dökmek, güvenliği darp etmek' iddiaların olduğunu söyledi. Öz savunma güçlerine dayanarak mücadele edeceklerini vurgulayan Sena, soruşturmaların kadınları yıldırmayacağını vurguladı.
'Teşhir etmek bizim boynumuzun borcudur'
Sosyoloji Bölümü öğrencisi Ayşegül Korkut, tacizciye değil de kendilerine soruşturma açılmasını devlet geleneği olarak değerlendirdi. Devlet geleneğinin AKP tarafından da sahiplenildiğini söyleyen Ayşegül, "Katil bir insan kravatla davaya gittiyse katili suçsuz gören bir zihniyet var. İstanbul Üniversitesi kadınları olarak tacizcileri teşhir etmek bizim boynumuzun borcudur" dedi. "Bize soruşturma açan bu zihniyet sadece rektör Mahmut Akın değil Mahmut Akın'ın arkasında yatan zihniyete dayanıyor. Bu zihniyette Erdoğan'dır, sistemdir, hükümettir, AKP'dir, saraydır" dedi. İstanbul Üniversitesi'nde tacizlere izin vermeyeceklerini vurgulayan Ayşegül, İstanbul Üniversitesi'nde kadınların güçlü olduğunu, taciz olaylarına karşı seslerini çıkaracağını ve susmayacaklarını söyledi.
(dk)
