Sibel'den Sarya'ya O'ndan öğrenecek hala çok şey var...

09:02

Öykü Dilara Keskin/JINHA

İSTANBUL - Kobanê'de IŞİD çetelerine karşı verilen direnişte yaşamını yitiren Sibel Bulut'un (Sarya Özgür) ölümünün üzerinden bir sene geçti. Devrimci bir gazeteci olarak kısacık yaşamına koca bir hikâye sığdıran Sarya'yı hep gülümseyerek ve direngenliğiyle hatırlayan yoldaşları, onun mirasına sadık kalarak mücadeleyi büyütüyor.

Tarihe önemli bir miras bırakan Kobanê direnişi ölümsüzleşen insan hikâyeleri ile dolu. İşte bu hikayelerden biride MLKP savaşçısı Sibel Bulut ya da yoldaşlarının bildiği adıyla Kobanê'nin Sarya Özgür'ü. Direnişin zafere evrildiği günlerde yaşamını yitiren Sarya 1986 yılında Dersim'de doğdu... Van Yüzün Yıl Üniversite'sinde okurken, İstanbul'a gelerek Atılım Gazetesi'nin çalışmalarında yer aldı. 2006 ile 2009 yıllarında Atılım Gazetesi'nde yazı işleri müdürlüğü yapan Sibel Bulut'un hakkında birçok dava açıldı, yargılandı. Devrimci bir kadın olarak Rojava Devrimi'ne kayıtsız kalmayıp yönünü buraya dönen Sarya, büyük direnişin başladığı Eylül 2014'te Kobanê'ye geçti. Direnişin gülen eylemcisi Sarya, 12 Aralık 2014'te çetecilere karşı savaşırken yaşamını yitirdi.

'Sarya'nın ardından daha da sıkı mücadeleye sarılacağız'

Sibel'in ardından YPJ'li yoldaşları, hep kırmızı şapkasıyla direngen kişiliği ve gülen yüzüyle tanıdıklarını anlatarak, DAİŞ çetelerinin saldırıların en yoğun olduğu yerde savaşmak için çok istekli olduğunu söyledi. Yoğun savaşın içinde olmasına karşı yüzündeki gülümsemenin hiçbir zaman eksik olmadığını ifade eden yoldaşları, çatışma sırasında da direngenliğinin dikkat çektiğini Sarya'nın tanıması gereken bir kişi olduğunu vurgulayarak onun için mücadeleye daha da sıkı sarılacaklarını belirtti.

'Özgür alanlara gitme heyecanını yaşıyordu'

Sibel'in Atılım Gazetesi'nde birlikte çalıştığı arkadaşları ise Sarya'nın kadın devrimcilere olan merakına vurgu yaptı: "Sürekli Beritan'ı okuyordu. Eve geldiğinde ilk işi okumak olurdu. Kürdistan tarihini araştırıyordu. Bütün aklı ve yüreği devrim için atıyordu" diye anlattı. "Özgür alanlara gitme heyecanını yaşıyordu. Düşmana olan kini çok fazlaydı ve o bunu her fırsatta dile getiriyordu. Asla uzlaşmacı değildi, hatalar karşısında eleştirici bir bakış açısı vardı ve hatası olunca özeleştiri veriyordu. Ondan çok şey öğrendim. Kadın devrimciler olarak her birimize çok şey kattı."

'Kadın özgürlük mücadelesini kendi eylemiyle buluşturdu'

Sarya'nın bir röportajında 'Rojava devrimi bizim devrimimiz, kadın devrimi benim kendi devrimim' dediğini hatırlatan yoldaşları, "Bir kadın özgürlük mücadelesi veriyorsa bunu yaşamında da sergilemesi gerekiyor. Sibel bunu kendi eylemiyle buluşturdu. Giderken de yürüttüğü mücadele de bunu gösterdi. Gerçekten de yiğit bir insanı kaybettik. Bir gün güne onsuz başlayacağımızı biliyorduk. Ama bıraktığı iz çok derin oldu. Her yaşamını yitiren derin izler bırakıyor. Ama paylaşımlar çoğaldıkça izler daha da artıyor. Sibel genç yaşına çok şey sığdırdı."

Sibel'in bir gazeteci olarak Gurbetelli Ersöz'le yaşamının benzerliğine vurgu yapan yoldaşları, "O hep öğrenirdi. Şimdi o bize devrimciliği öğretti. Savaşmayı, savaşırken şehit düşmeyi öğretti. Sorumluluk bıraktı bize. Sibel bu sorumluluğu taşıyacağımıza emindi ve tüm şehitlere yeniden söz veriyoruz onların mücadelesini sürdüreceğiz" diye anlattı.

(dk/fk)