Diyarbakır Emniyeti'nde sistematik cinsel işkence var!

10:00

JINHA

AMED - Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nde Eylül ayında bu yana gözaltına alınan kadınlara sistematik olarak cinsel işkence uygulandığı belirtiliyor. Bağlar'da sokak ortasında işkence edilerek gözaltına alınan ve kaburgaları kırılan Şükran Yıldız elle tecavüze maruz kaldı 8 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra ise "Polisin parmağını kırmak"tan tutuklandı. Gözaltına alınan bir çok kadında 'tecavüz ve infaz tehdidi' ile karşılaştığı tanıklıklarca doğrulandı. İşkenceye maruz kalarak tutuklananlar arasında 14 yaşındaki Kobanêli R.M'de var.

Kadın bedeni üzerinde yürütülen savaş politikalarının devreye konulduğu bu günlerde, kadınların direnişini kırmak için geçmişte olduğu gibi bu günde cinsel işkence yöntemine başvurmaya başladı. Adana, Urfa ve Erzurum'da gözaltına alınan kadınlara yönelik cinsel işkence saldırılarına Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü de eklendi.

İşkence sokak ortasında başladı

Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nde JINHA'ya mektup gönderen Şükran Yıldız, maruz bırakıldığı işkenceleri anlattı. Eylül ayında tutuklanan 3 aydır işkence sonucu kırılan kaburgaları iyileşmeyen Şükran şunları anlattı: "6 Eylül'de Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde gözaltına alındım. Bağlar'da sokakta yürürken üzerime ateş açıldı. Ateş açıldığını görünce kendimi korumak için ateş menzilinde çıkacağım bir yere doğru koşmaya başladım. Ben can havliyle koşarken, polisler tarafından önüm kesildi ve gözaltına alındım. Yakalanır yakalanmaz ellerimi ve ayaklarımı bağladılar.

Tecavüz tehdidi

Üzerime oturup nefessiz bırakacak derecede bastırdılar. Yüzüme ve karın bölgeme sürekli vurmaya başladılar. Bu sırada bir polis diğerlerine 'etrafta kimse yok iyi vurun. Karın bölgesine vurun ki çocuğu olmasın' gibi çirkince sözler sarf ediyordu. Sokak ortasında bu işkencenin ardından bir aracı bindirildim. Arabada ağır sözlü ve fiziki cinsel tacizlere maruz kaldım. Aldığım darbelerden kaynaklı kaburgalarım kırıldı ve akciğerimde patlama meydana geldi. Akabinde iç kanamam başladı. Ayakta duramayacak şekilde karakola getirildim. Burada da çıplak ince aramaya maruz kaldım. Bana yapmadığım şeyleri kabul ettirmeye ve bir kağıt imzalatmaya çalıştılar. Kabul etmedim ve bunun üzerine ağır cinsel işkenceye maruz kaldım. Sürekli 'sanat tecavüz ederiz' tehditlerinde bulunuldu. Ben direnince duvarlara çarpmaya başladılar.

'8 gün yoğun bakımda kaldım'

Gece saatlerinde baygınlık geçirince hastaneye götürüldüm. Doktor 'durumumun ciddi olduğunu ve ölüm riski bulunduğunu' söyledi. Buradan gözlerim kapalı şekilde başka bir hastaneye götürüldüm. Yoğun bakıma alındım. Buradaki doktor ve hemşirede polisle işbirliği içinde bana baskı yaptı. 2 gün yoğun bakımda olmak üzere 8 gün hastanede kaldım. Kaburgalarım kırık olmasına rağmen bir gün daha nezarette tutuldum. Burada elle tecavüze maruz kaldım ve iç kanama geçirdim. Gözaltında susma hakkımı kullandığım halde savcılığa dahi götürülmeden tutuklandım."

Şükran son olarak, tutuklanma gerekçeleri arasında işkence yapan polislerden birinin küçük parmağının kırılması olduğunu söyledi.

Aynı dönemde tutuklanan bütün kadınlar aynı işkenceye maruz kaldı

Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nde mektup yazan 13 Eylül'de tutuklanan Muazzez Moğul ve 11 Eylül'de tutuklanan Güler Aruk'ta Emniyet Müdürlüğü'nde tecavüz ve infaz tehdidine maruz kaldıklarını anlattı.

Muazzez ve Güler gözaltında işkenceye maruz kalanlar arasında 14 yaşındaki Kobanêli R.Y'ninde bulunduğunu dile getirdi.

(fk)