LGBTİ'ler kendi yurdunda da mülteci
12:38
JINHA
ANKARA - 'Türkiye'nin İnsan Hakları Gündemi Konferansı'nın üçüncüsü Ankara'da başladı. Konferansın ilk paneli olan 'Heteronormativite ve Kesişen Ötekiler' panelinde, LGBTİ, göç, cezaevleri ve ayrımcılık konuşuldu.
İnsan Hakları Araştırmaları Ağ'larının iki yıldır düzenlediği 'Türkiye'nin İnsan Hakları Gündemi Konferansı'nın üçüncüsü Ankara'da başladı. Bu yıl 11-13 Aralık 2015 tarihlerinde gerçekleşecek olan konferansta, 2014-2015 yıllarında yaşananlar; insan hakları, sınıfsal, etnik, toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık ve şiddet etrafında çok boyutlu panellerdeki tartışmalarla gündeme taşınacak.
Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinde insan hakları alanında çalışan genç akademisyenlerden oluşan İnsan Hakları Araştırmaları Ağı'nın düzenlediği konferansın ilk günü, 'Heteronormativite ve Kesişen Ötekiler' başlığı altında ayrımcılık konuşuldu. Panelin kolaylaştırıcısı Remzi Altunpolat, "Heternormativite, herkeste ve her şeyde heteroseksüel varlığı kabul eden ve her şeyi yapılandıran sistemden bahsediyoruz. O kadar derin işler ki sadece hegemoniğin dışındaki cinsel kimlikleri reddetmekle kalmaz, kendini heteroseksüel tanımlayan insanların da nasıl olması gerektiğini belirler" dedi.
Bireyin beden bütünlüğünün önceliği
Ardından Ankara Üniversitesi'nden Hülya Türker, "Beden Bütünlüğü Hakkı ve İnterseks Çocuklara Yönelik Tıbbi Müdahale"yi anlattı. İnterseks çocuklara tıbbi müdahaleyi insan hakları açısından değerlendiren Hülya, müdahalelere, beden bütünlüğü hakkı açısından, bireyin beden bütünlüğü ve kendi bedenini tayin olan ilkeler ışığında bakmak gerektiğini belirtti. Remzi Altunpolat da, 'normal'in ne olduğunu sorguladı. 'Normal' görülen bedenin dışında kalanların ucubeleştirildiğini, bunun sağlık alanında da yaşandığını kaydetti.
LGBTİ ve mülteci olmak
Koç Üniversitesi ve SPod LGBTİ'den Kerem Renda ise, "LGBTİ ve Mülteci Olmak: İstanbul'da Gay ve Trans Kadın Sığınmacılar ve Mücadele Stratejileri" üzerine konuştu. "Göç literatüründe 90'lardan öncesine baktığımızda cinsellik ve toplumsal cinsiyet çok da kendi göstermeyen bir kavram" diyen Kerem, politik karışıklıklar, ekonomik sorunların iltica talebinin en büyük sebeplerinden biri olabildiğini, ancak sadece bu noktadan bakmanın toplumsal eşitsizliği görmeyi engelleyeceğini belirtti. Kerem, "LGBTİ sığınmacıların yaşadığı sorunlar için homofobik ve transfobik toplum yapısından kaynaklanan sorunlara bakmak gerektiğini söyledi. Suriyeliler misafir statüsünde olduğu için uydu şehir Suriyeli mültecilere uygulanmıyor. İstanbul her anlamda olduğu gibi LGBTİ alanında da önde olduğu için gay olanla İstanbul'a gelip daha rahat ve nispeten özgür yaşayabiliyorlar" diye konuştu.
LGBTİ'lerin cezaevlerindeki durumlar
Gazi Üniversitesi'nden Şerife Sümeyra Canbaz da "Ayrımcılık Yasağı Bağlamında LGBTİ'ler ve Cezaevlerindeki Durumları"nı anlattı. LGBTİ'lerin sınıflandırılması, hücreye konulması, tecrit edilmesi gibi sorunlar yaşadıklarını belirten Şerife Sümeyra, LGBTİ'lerin cezaevlerinde en çok mağdur edilen, taciz edilen, işkenceye uğrayan kesim olduğunu belirtti. Remzi Altunpolat da heteronormativiteyi merkeze alarak cezalandırmak gerektiğini söyledi.
İlk ikisi İstanbul'da yapılan, bu yıl da Ankara'da başlayan konferans, üç gün boyunca Ankara Barosu Eğitim Merkezi'nde (ABEM) yapılacak. Konferansta, güvenlik ve insan hakları, cezasızlık sorunu, kadına ve LGBTİlere yönelik şiddet, cezaevleri ve hak ihlalleri, barış hakkı, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü, muhalefet etme olanakları, yargı ve insan hakları, mülteciler ve sınırlarda yaşananlar, çevre ve kent hakkı, iş cinayetleri, nefret söylemi, insan hakları mücadelesi ve bireysel başvuru konuşulacak.
(sy/dk)
