Suriyeli mültecilerin pazarlık konusu olması Meclis'e taşındı

13:55

JINHA

ANKARA - HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Türkiye karasularında hayatını kaybeden mültecileri ve bu konu üzerine Avrupa Birliği ile yapılan pazarlığı Meclis'e taşıdı.

HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Başbakanlığa verdiği soru önergesinde Türkiye karasularında hayatını kaybeden mültecileri meclise taşıdı. Bu mültecilerin büyük çoğunluğunun Suriye yurttaşı olduğunu hatırlatan Ertuğrul, sunduğu dilekçede şunları kaydetti:

"İnsan ve mülteci hakları örgütlerince açıklanan sayılara göre Suriye'de yaşanan çatışmalarda 2011'den bu yana yaklaşık 230 bin insan öldürüldü ve 12.2 milyon kişi ülke içinde yerinden yurdundan oldu ve acil insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Türkiye'deki mülteci sayısının yaklaşık 2 milyon 500 bin, okul çağındaki çocuk sayısının yaklaşık 1 milyon olduğu tahmin ediliyor. Bu göçlerin yöneldiği Avrupa Birliği (AB) mülteci akınının kaynağını ortadan kaldırmak için hiçbir etkin önlem almazken, Avrupa içinde kaldırılmış olan sınır bekçiliği yeniden tahkim ediliyor ve AB'ye girişler mültecilere kapatılıyor. AB üyesi ülkelerin AB'nin dış sınırlarına toplam 175 milyon Euro'yu aşan bir maliyetle 235 kilometreden fazla tel örgü diktiği biliniyor."

Mültecilerin baskı aracı olarak kullanılmasına göz yummak

Ertuğrul, bu süreçte mültecilerin AB ülkeleriyle görüşme ve pazarlıklarda bir baskı aracı veya koz olacak şekilde kullanmak amacıyla teşvik ederek veya göz yumarak yönlendirildiğini belirterek, "Bu sığınmacıların Türkiye'de kaldıkları dönemlerde yaşadıklarının da üstünde, Türkiye topraklarından ve sularından ayrıldıkları anlardan başlayarak açık sularda ya da sınır boylarında da başta yaşam hakkı olmak üzere ağır hak ihlallerine uğradılar ve uğramaya devam ediyorlar" dedi. Ertuğrul devam şunları kaydetti:

Almanya, Türkiye ve AB trafiği

"Bu gidişat içinde 18 Ekim 2015'te Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen görüşmeler sonucu Suriye'den gelmeye devam eden mültecilerin Türkiye sınırları içinde tutulması karşılığında AB'nin Türkiye'ye 3 milyar Euro vermesi, TC uyruklarına kısmi vize muafiyeti getirilmesi ve AB ile üyelik müzakerelerine hız kazandırılması üzerinde mutabakat sağlandığı basına yansımış; sonraki günlerde de TC yurttaşlarının 2016'da Avrupa'ya vizesiz geçişlerinin başlayacağı tarafınızdan açıklanmıştır."

Ertuğrul, Başbakanlığa verdiği önergede şunları sundu:

* Suriye'den mülteci akınının başladığı günden itibaren Avrupa'ya geçmek isterken Türkiye karasularında kaç mülteci/sığınmacı hayatını kaybetmiştir?

* Mültecilerin hükümetinizin bilgisi dahilinde AB'ye doğru göç ettikleri doğruysa Avrupa'ya güvenli bir şekilde geçebilmeleri adına sahil güvenlik komutanlığı, kıyı emniyeti ve jandarma birimleri tarafından alınan önlem ve denetimler nelerdir? Görev ihmali nedeniyle hakkında idari/adli inceleme yapılan güvenlik görevlisi var mıdır? Var ise bu soruşturmanın içeriği nedir? Kaç kişiye açılmıştır?

* Suriye'den gelen mülteci/sığınmacının yalnızca yaklaşık onda birinin kamplarda yaşama imkânı bulabildiği bilinmektedir. Geri kalan mülteciler/sığınmacılar ise kendilerini korumak ve yaşamlarını idame ettirebilmek için kaderleri ile başa baş bırakılmıştır. Bu kişilerin sadece yüzde 15'i insani yardım kuruluşları ya da ajanslarından yardım alabilmektedir. Başta yiyecek ve barınma olmak üzere temel yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak için asgari ücretin de altında kölelik koşullarında çalışmak, çocuklarını çalıştırmak ve hatta dilenmek gibi gayri insani yollara başvurdukları gözlemlenene sığınmacıların, asgari insani koşullarda yaşamalarını sağlamak üzere hükümetinizce alınan tedbirler nelerdir? Halen uluslararası geçerliğe sahip hiçbir statüsü olmayan sığınmacılara uluslararası geçerliği olan bir statü verilmesine yönelik olarak hükümetinizce bir çalışma yapılmakta mıdır? Yapılmakta ise içeriği nedir?

* Avrupa Birliği ile imzalanan ve 2017'de uygulanmaya başlayacak olan Geri Kabul Anlaşmasına göre Türkiye üzerinden AB'ye giden mülteciler dilendiğinde Türkiye'ye sınır dışı edilebileceğine göre Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Cumhurbaşkanı arasındaki görüşmelerde bu tarihin öne çekilmesi görüşülmüş müdür? Avrupa Birliği ile Türkiye Cumhuriyeti arasında, söz konusu Geri Kabul Anlaşması hükümlerini değiştirecek bir görüşme yapılmış mıdır?

* Angela Merkel ile Cumhurbaşkanı arasında yapılan görüşmede AB tarafından vaat edildiği söylenen 3 milyar Euro'nun ne kadarlık bölümü Türkiye'ye ödenmiştir? Bu yardımın tamamının ödenmesi hangi zamana yayılacaktır? Bu anlaşma uyarınca en az 2 milyon mülteci ömürlerinin sonuna kadar Türkiye'de ikamete mecbur edileceklerine göre bu 3 milyar Euro her birinin ortalama tahmini 60 yıllık yaşam süresi içinde mülteciler için nasıl değerlendirilecektir?

* Türkiye'nin AB'nin 1963'ten bu yana henüz gerçekleşmeyen çeşitli taahhütleri dolayısıyla esasen AB'den 4,2 milyar Euro alacaklı olduğu doğru mudur? Doğruysa, hükümetiniz Türkiye'nin bu alacaklarını tahsil etmeyi düşünmekte midir?

(sy/dk)