İnsan Hakları Haftası'nda hasta tutsaklara dikkat çekildi

15:41

JINHA

AMED- İHD Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Tabip Odası ve TİHV İnsan Hakları Haftası kapsamında cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekti. Cezaevlerinde 756 hasta tutsağın bulunduğu belirtilen açıklamada, "Tüm hasta tutsaklar hemen serbest bırakılmalı" çağrısı yapıldı.


İHD Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Tabip Odası ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası kapsamında cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin ortak basın açıklaması düzenledi. Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi önünde yapılan açıklamaya İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Cengiz Günay, Diyar TUHAD-DER yöneticileri, Barış Anneleri Meclisi ve çok sayıda tutuklu yakını katıldı. "Susma suça ortak olma! Hasta mahpuslara özgürlük", " Savaşa karşı barış" pankartının açıldığı açıklamada "Kayıplarımız nerede", "Hasan Kert cezaevinde öldü", "Mahmut Çakan cezaevinde öldü", "Rıdvan Kızgın cezaevinde öldü", "Hacı Nasır cezaevinde öldü", "Mehmet Araç cezaevinde öldü" dövizleri taşındı. Açıklamada konuşan Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Cengiz Günay, İnsan Hakları Haftası kapsamında yapacakları tüm etkinlikleri katledilen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin anısına yapacaklarını belirterek, Tahir Elçi'yi saygıyla andıklarını ifade etti.

'Tutsaklar cezaevleri idareleri tarafından ölüme terk ediliyor'

Cengiz, cezaevlerinde 300'ü ağır olmak üzere 756 hasta tutsağın bulunduğunu söyledi. Cengiz, cezaevlerinde uygun olmayan barınma ve beslenme koşullarında tutsakların cezaevleri idareleri tarafından ölüme terk edildiğini belirterek, "Elimize gelen bilgilere göre tutsaklar gece doktor ve sağlık ekiplerinin olmadığında durumları kötüleşince infaz koruma memurlarının insafına terk ediliyor. Acil durum karşısında 112 acil ekibinin güvenlik gerekçesi nedeni ile hastalar hastaneye geç ulaştırılıyor. Normal hasta sevkleri yapılmıyor. Hasta taşımasına uygun olmayan ring araçlarını ile hastaneye götürülüyor. Hastanelerde hasta mahpus koğuşlarının olmadığı veya Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlığı protokollerine uygun olmayan bodrum katta yetersiz koğuşlar ile hastaların tanı ve tedavisi yapılmıyor" dedi.

'Hasta tutsaklar hemen serbest bırakılmalı'

Adli Tıp Kurumunun "Cezaevlerinde kalabilir" şeklinde hasta tutsakla verdiği rapor sahiplerinin cezaevlerinde yaşamını yitirdiğine dikkat çeken Cengiz, "Üniversite hastaneleri ve diğer hastanelerin verdiği raporlar yeterli kabul edilmelidir. Sağlık sebebiyle infazın ertelenmesi kararında Cumhuriyet Savcılarının takdir yetkisi kaldırılmalı, hastanelerin verdiği raporlar esas alınarak cezaların infazları ertelenmeli. İnsanca onurlu yaşam adına başta durumu ağır olan hasta tutsakların tedavilerinin yapılması ve son dönemlerini ailelerinin yanında geçirmeleri için tüm hasta tutsaklar hemen serbest bırakılmalı" diye konuştu.

'En az 28 kişi yaşamını yitirdi'

İHD Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Avukat Muhterem Süren ise, 2015 yılında insan hakları ihlallerinin yoğun yaşandığı yerler arasında cezaevlerinin bulunduğunu vurgulardı. Muhterem, Adalet Bakanlığı'nın verdiği son bilgiye göre 28 Şubat 2015 tarihi itibariyle 291 kapalı ceza infaz kurumu, 53 müstakil açık ceza infaz kurumu, 2 çocuk eğitimevi, 5 kadın kapalı infaz kurumu, 1 kadın açık, 3 çocuk kapalı ceza infaz kurumu olmak üzere toplam 355 ceza infaz kurumu bulunduğunu ifade etti. Muhterem, Cezaevlerindeki çocuk tutuklu/hükümlü ve hükümözlü kişi sayısının 2 bin 165 olduğunu belirterek, "2015 yılının ilk 11 ayında cezaevlerinde intihar, işkence ve kötü muamele, kaza, ihmal, hastalık, mahkumlar arası kavga nedenlerle en az 28 kişini yaşamını yitirmiş" dedi.

'İmralı F Tipi Cezaevi biran önce kapatılmalıdır'

Tecride dayalı ceza infaz sisteminin tutuklu ve hükümlülerin fiziksel, sosyal ve ruhsal bütünlüğünün tehdit edildiğini belirten Muhterem, "Bir ve üç kişilik oda sisteminde tutukluların ve hükümlülerin birbiriyle sosyal ilişki kurması engellenmektedir. Bu durum onların ruh sağlığı üzerinde ağır hasarlara yol açmaktadır" şeklinde konuştu. Muhterem, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın 27 Temmuz 2011 yılından bu yana avukatları ile görüştürülmediğini ve son olarak ta 5 Nisan'dan bu yana HDP heyeti ile görüşülmediğine dikkat çekerek, "İmralı statüsü, infaz rejimi ve derinleştirilmiş bu tecrit, hukuka aykırı ve insanlık dışıdır. Bu nedenle İmralı F Tipi Cezaevi biran önce kapatılmalıdır. Cezaevlerinde hak ihlallerinin yaşanması için mücadelemize devam edeceğiz" diye konuştu.

(tt-ds/gc)