Barış Anneleri: Tüm halkların ayağa kalkma zamanı geldi
12:20
JINHA
MÊRDÎN - Nusaybin direnişine destek vermek amacıyla ilçeye gelen Van Barış Anneleri Meclisi, "Böyle giderse Erdoğan barışın sağlanması için geçmişi affeden Kürt halkını karşısında göremeyecek. Giderek uçuruma sürüklenen ülkenin bu gidişatının son bulması adına Öcalan'ın özgürlüğü şart" çağrısı yaptı.
Mardin'in Nusaybin ilçesinde art arda süren yasak ve saldırılara karşı sivil toplum örgütü temsilcileri, Fırat Mahallesi Taziye Evi'nde nöbet eylemi başlattı. Nusaybin direnişine destek vermek amacıyla dün gece ilk nöbeti devralan Van Barış Anneleri Meclisi, sabah saatlerinde ailelere taziye dieklerinde bulunduktan sonra, taziye evinde basın açıklaması yaptı. Beyaz yazmalarının üzerine siyah kurdeleleri bağlayan anneler açıklamada sık sık, "Bıjî berxwedana Nisêbînê", "Şehît namirin", "Bê serok jîyan nabe" şeklinde slogan attı.
Açıklamada konuşan Barış Annesi Zekiye Kaya, "Erdoğan ve Davutoğlu'nun koltuk sevdası adına bu ülkede halkların katledildiğini artık tüm dünya biliyor. Masum halkı katleden bu devleti anneler olarak lanetliyoruz" diye konuştu.
'Uçurumdan dönebilmek için Öcalan'a özgürlük şart'
Onurlu bir barışın sağlanması için PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünün kaçınılmaz olduğunun vurgusunu yapan Zekiye, "Erdoğan artık ülkeyi bir uçuruma doğru sürüklediğinin kendisi de farkında. Bunun bir an önce düzeltilmesi için önderimizin üzerindeki tecrit bir an önce kaldırılması gerekiyor. Böyle giderse barışın sağlanması için geçmişi affeden bir Kürt halkı olmayacak. Emine Erdoğan bir anne ama bir anne gibi davranış sergilemiyor. Çocukların katledilmesine bazı kesimlerin hala ses çıkarmamasını şaşkınlıkla izliyoruz. Ülke savaş alanına dönerken, sadece ırkçı duygularla tüm olanlara sessiz kalmak insanlık dışıdır" diye konuştu.
'Türkiye ayağa kalksın'
Ardından konuşan Barış Annesi Perihan Altuğ, "Günlerce bu sokaklarda büyük bir katliamın önüne geçmek adına nöbet tuttuk. Biz anneler olarak bedenimizi kalkan yaparken, devletin başındakiler, 'halkım' dediği gençlerin katledilmesine nasıl sesiz kalabiliyor? Yediden yetmişe kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden rastgele insanlar taranarak katlediliyor. Bu acı gerçeği görün artık. Erdoğan 'süreç buzdolabında' diyor. Bene artık süreç buzdolabında bile değil. Barışın elçisi Tahir Elçi'yi katlettiler, camiler içindeki kuranlarla, namazlıklarla yakılıp yıkıldı. Kürt düşmanlığı hükümete her şeyi yaptırıyor. Gözü dönmüş hükümetin bu katliam politikalarına son vermesi adına Türkiye halklarının ayağa kalkması şart" çağrısı yaptı.
(zd/fk)

