Onbinler Sara, Rojbin ve Ronahi’ye aktı YENİLENDİ
17:19
JINHA
HABER MERKEZİ - Fransa’nın Paris kentinde 9 Ocak 2013 tarihinde Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in katledilişlerinin yıldönümü nedeniyle Türkiye ve bölgenin birçok kentinde düzenlenen eylem ve etkinliklerle protesto edildi. İstanbul’da yapılmak istenen yürüyüşe ise polis tazyikli su ve gaz bombalarıyla kitleye müdahalede etti.
İSTANBUL
Paris katliamını kınamak amacıyla İstanbul Galatasaray Lisesi önünde biraraya gelen ve aralarında DÖKH İstanbul bileşenleri, HDP İstanbul İl Eş Başkanı Emrullah Bingül, HDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, ESP ve SDP üyesi kadınlarında bulunduğu yüzlerce yurttaş Fransız Konsolosluğu'na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşe izin vermeyen polis, önce kitleyi kalkanlarla dağıtmaya çalıştı. Ancak, Fransız Konsolosluğu'na yürümekte kararlı olan kadınlara, polis bu kez tazyikli su ve biber gazıyla saldırdı. Yakın mesafeden sıkılan gazlar nedeniyle Barış Anneleri Meclisi’nden adı öğrenilemeyen iki kadın fenalık geçirdi. Her iki kadının da Şişli Etfal Hastanesi'ne kaldırıldığı bildirildi. Devam eden saldırılarda, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Emrullah Bingül, sıkılan gazlardan dolayı fenalık geçirerek, hastanede kaldırıldı. Çatışmalar kitlenin bir bölümünün gittiği Tarlabaşı'nda da yaşandı. Gençler, "Bijî Serok Apo", "Gençlik Apo'nun fedaisidir" şeklinde sloganlar atarken, polis müdahalesine taşlarla karşılık verdi ve barikatlar kurdu. Eylemler sırasında 3 kişi gözaltına alındı.
Sebahat: Devlet Kadınlardan korkuyor
Müdahaleye tepki gösteren HDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, saldırının kadınlara dönük bir saldırı olduğunu belirtti. Devletin kadınlardan korktuğunu söyleyen Sebahat, Paris katliamında AKP hükümetinin ortak olduğunu ifade etti. Kürt sorunun çözülmesi için PKK Lideri Abdullah Öcalan ile yapılan diyalogların müzakereye dönüşmesinin önemli olduğuna vurgu yapan Sebahat, Sakine, Fidan ve Leyla’nın tamda bu yüzden katledildiğine dikkat çekti. “Failler açığa çıkmadıkça kadınlar Fransa ve Türkiye’nin yakasını bırakmayacaktır” uyarısında bulunan Sebahat, “Bugün burada yaşadığımız faşizmin ta kendisidir. Biz kadınlar faşizmin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Dün Roboski katliamını gizleyenler, bugün de Paris katliamını gizleyerek aynı şeyi yapıyorlar. İstanbul Valiliği ve devlet, kadınları engelleyerek, sesimizi kısacağını zannetti. Kadınların sesini kimse kısamaz” diyerek tepki gösterdi.
İstanbul’da gerginlik devam ederken alınan bilgilere göre gözaltına alınan 3 kişinin serbest bırakıldığı öğrenildi. İstanbul BDP il binası ise polisler tarafından ablukaya alınmış.
MUŞ
DÖKH Muş bileşenleri, Paris’te Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın katledilişlerinin yıldönümü nedeniyle anma etkinliği düzenledi. Esnaf ve Sanatkarlar Odası Konferans Salonu’nda düzenlenen anmaya DÖKH, BDP, HDP, İHD, TUHAD-DER, MEYA-DER, MED-DER, KESK, temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşunun ardından sinevizyon gösterimi yapıldı. Duygusal anların yaşandığı anmada konuşan BDP Bulanık Belediye Başkan Adayı Figen Yaşar, Paris’te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçiyi anarak, katliamın sıradan olmadığını belirtti. Sistemin güçlü kadınları katletmek istediğini ifade eden Yaşar, “Kürt kadını bir cevherdir hiçbir güç onu yenemez” dedi. Sistemin kadınları katlederek, Kürtlerin 35 yıllık mücadelesini bitirmek istediğini dile getiren Yaşar, “ Katledilen kadın yoldaşlarımız 35 yıllık mücadelenin bir sembolü ve adıydı” diye konuştu. Yaşar’ın ardından BDP İl Başkanı Naif Erol da kısa bir konuşma yaptı.
Yapılan anmanın ardından Muş Belediyesi’ne doğru yürüyüşe geçen kitle sık sık “Bijî Serok Apo”, “Jin Jiyan Azadi”, “Şehid namirin” sloganlarını attı. Burada basın metnini okuyan DÖKH aktivisti Eda Durmuş, Türkiye ve Fransa hükümetlerinin katliama sessiz oluşlarını eleştirerek, “Yapılan katliam sadece Kürtlere yönelik değil özgürlük mücadelesi veren bütün halklara ve örgütlü bütün kadın mücadelelerine yönelik bir katliamdır. Önder Apo’nun da dediği gibi ‘Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşmez’ biz kadınlar Beritanların çizgisinde örgütlenelim Saralarla özgürleşelim” diye konuştu.
KIBRIS
Paris’te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçi için Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Öğrenci İnisiyatifi öğrencileri anma etkinliği düzenledi. DAÜ CL meydanında bir araya gelen öğrenciler “Güneşin Yoldaşları Ölümsüzdür” yazılı bir pankart açtı ve “Sara, Rojbin, Ronahi Özgür Yaşamda Direniştir”, “Siyasi cinayetlere son”, “Saraların direnişiyle zafere yürüyeceğiz”, “Özgürlükte ısrar edeceğiz”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür” yazılı dövizler taşıdı. Etkinliğin başında DAÜ Öğrenci İnisiyatifli kadın öğrenciler stranlarını (şarkılarını) Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’e adadıkları bir müzik dinletisi sundular. Müzik dinletisinin ardından 3 kadın öğrenci katliamda yaşamlarını yitiren 3 kadının yaşamlarına ve mücadelelerine dair yazılar okudu. Yapılan saygı duruşunun ardından öğrenciler adına açıklamayı yapan Ömer Dağ, “Tarih boyunca kadının örgütlü mücadelesini katliamlarla bitirmeye çalışan eril zihniyetin son komplosu olan 9 Ocak katliamının üzerinden bir yıl geçti” dedi.
Katliamlara karşı ortak eylemlilik çağrısı
“Yaşamları ve mücadeleleriyle sadece Kürt kadının değil, bütün dünya kadınlarının özgürlük mücadelelerinde birer öncü haline gelen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez 9 Ocak 2013 tarihinde Fransa’nın başkenti Paris’te, tam da Türkiye’de barış görüşmelerinin başladığı önemli bir süreçte siyasi bir cinayetle katledildiler” diyen Ömer, “Tarihin karanlık sayfaları arasında yerini alan bu katliamın, bir yıl geçmesine rağmen hala aydınlatılmamış olması bütün dünyadaki mücadeleci kadınların tepkisine ve direnişine yol açmıştır. Bu bağlamda geçen yıl birincisi gerçekleştirilen Ortadoğu Kadın Konferansı’nda 26 ülkeden gelen kadınların ortak imzasıyla 9 Ocak, ‘Siyasi Cinayetlere Karşı Ortak Eylemlilik Günü’ ilan edilmiştir. 9 Ocak günü, özelde Sara, Rojbin ve Ronahi yoldaşların ve genelde tüm mücadeleci kadınların katledilişine karşı ortak eylemlilik günü olarak sahiplenilmelidir” şeklinde konuştu.
WAN
Demokratik Özgür Kadın Hareketi öncülüğünde (DÖKH) 9 Ocak’ta Paris’te katledilen Sakine Cansız (Sara), Fidan Doğan (Rojbin), Leyla Şaylemez (Ronahi) katledilişlerinin yıldönümü nedeniyle Van’da yürüyüş düzenlendi. Düzenlenen yürüyüşe binlerce yurttaşın yanı sıra Barış Anneleri Meclisi, HDP Eş başkanları Esen Günay, Harun Okay, BDP Van il ve ilçe örgütleri, sivil toplum örgütleri, Gençlik örgütü, BDP Van İl Başkanı Musa İtah, BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, BDP Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, Van Büyükşehir Belediye Eş Başkan adayı Hatice Çoban ve BDP İlçe Belediye Eş Başkan adayları katıldı. Musa Anter Barış Parkı önünde bir araya gelen kitlenin yürüyüş yapmasını engelleyen polisle yapılan görüşmeler sonucunda kitlenin yürüyüşüne izin verdi. Bir araya gelen binlerce yurttaş, “Özgür Kadın ile Demokratik Ulusa”, “Paris katliamının failleri yargılansın suçlular cezalandırılsın”, “Nûda’lardan Sara’lara genç kadınlar dağlara”, “Kadın özgürlük tarihine sıkılan her kurşunun hesabı sorulana kadar mücadelemiz yükselerek devam edecektir”, “Özgür kadın ile özgür Önderliğe, Özgür Rojava ile Demokratik Konfederalizme” pankartları taşındı.
“Uluslararası kompluculuğu lanetle kınıyoruz”, “Paris katliamı paralel devlettir”, “Özgür kadınla demokratik ulusa yürüyoruz”, “30 Mart 2014’te binlerce Sakine olarak mücadelemizi yükselteceğiz”, “Katil devlet işledikleri cinayetlerin altında ezilecektir” ve “Ancak korkak tiranlar böyle katliamlar yapar” dövizlerini taşıyan kitle sık sık “Şehit namirin”, “Kürdistan faşizme mezar olacak”, “Jin jiyan azadi”, “Ey şehîd xwina we erdê namîne” sloganlarını attı. Yürüyüş esnasında Sakine, Leyla, Fidan, Viyan Soran, Beritan, Zilan, Şilan Kobani’nin fotoğraflarının yanı sıra PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın ve Sakine Cansız’ın dev posterleri açıldı. PKK, KCK bayraklarını taşıyan kitle, geçtiğimiz günlerde kaldığı cezaevinde PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın durumuna dikkat çekmek amacıyla bedenini ateşe veren Mahsum Özer’in fotoğrafını taşıdı. Yürüyüşün ardından Lokman Hekim Hastanesi önüne gelen kitle özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşunun ardından basın açıklaması yaptı.
‘Katliam Uluslararası Gladyo tarafından yapıldı’
Kitle adına açıklama yapan Esen Günay, üç kadın devrimci kadının uluslararası Gladyo güçleri tarafından vahşice katledildiğini belirtti. Bu katliamın daha önce Kürdistan’da katliam yapan ortak güçler tarafından yapıldığına dikkat çeken Esen, “Ortadoğu’da global sermaye için karakol kuran, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın başlattığı süreci engelleme ve sabote etme girişimleridir. Bu katliam Fransa, Türkiye ve Yeşil İslam tarafından gerçekleştirilmiştir” dedi. Katliamın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen bir tetikçi dışında kimsenin açıklanmasının dünyadaki bütün güçlerin yardımıyla gerçekleştiğini söyleyen Esen, “Paris katliamında üç kadın devrimcinin şahsında gençlik devrimi, kadın ve kominal sistem hedef alındı. Kadınlar olarak üç kadın arkadaşımızın yürüttükleri mücadeleye devam edeceğiz. Katliamın failleri bulununcaya kadar peşini bırakmayacağız” sözlerine yer verdi.
‘Sakine’leri katledebilirsiniz ama onların arkasında halk var’
Basın açıklamasının ardından kısa bir konuşma yapan BDP Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Hatice Çoban, yaşanan katliamın kınadıklarını belirterek, Sakine’nin çizgisini katletmek isteyenlere bugün halkın meydanlara çıkarak cevap olduğunu söyledi. Üç kadın devrimcinin Kürt mücadelesinde büyük bir yere sahip olduklarını dile getiren Hatice, “Siz Sakine’leri katledebilirsiniz. Ama onların arkasında halk var. Sakine barış demektir. Rojbin barış demektir, Leyla barış demektir” diye konuştu. Katliamlara, işkencelere ve ölümlere rağmen Sakine’lerin yoldaşları olmaya kararlı olduklarını dile getiren Hatice, “Roboski’de katliam yaparken, Uğur’u katlederken, Erdem’i katlederken meydanlardaydık. Her gün de meydanlarda olacağız” şeklinde konuştu.
‘Sakine’nin arkasında bir kadın ordusu var’
PKK Lideri Abdullah Öcalan’la yapılan görüşmeler sırasında bu katliamın yaşandığına dikkat çeken Hatice, “Öcalan, demokratik siyaset ve barış süreci dedi. Sakine’yi katledenler barışı engellemek istediler, Sakine’yi katledenler Öcalan’a mesaj vermek istediler. Peki Sakine’yi katledenler Sakine’nin arkasında bir kadın ordusu olduğunu unuttunuz mu?” diye sordu. Katliam yapanlara seslenen Hatice, “Sakine bir kadın ordusu demektir. Leyla gençliğin çizgisi, Rojbin Kürt kadının yüreğidir. Sakine’yi katlederek, kadın hareketini, Leyla’yı katlederek gençlik hareketini korkutamazsınız. Rojbin’i katlederek Kürtlerin mücadelesini yok sayamazsınız” diye belirtti.
‘Barış için bedel ağır yol uzun’
Kürtlerin katliamlara karşı Van’da, Dêrsîm’de, Elbistan’da, Mersin’de, ve daha birçok yerde meydanlarda olduğunu vurgulayan Hatice, “Çünkü biz Sakine’nin yoldaşlarıyız. Barışın elçileriyiz. Barış için bedel ağır, yol uzun. Siz bizi katlederek bitiremezsiniz” dedi. Yaşanılan hiçbir katliamın unutulmayacağını dile getiren Hatice, Çünkü, “Sakine’ye Diyarbakır’da işkence yapanlar, bunların büyümemesi için ne gerekiyorsa onu yapın dediler. İşte Van meydanı, işte Kürt gençleri, işte Kürt halkı, alın size cevap. Kürt anaları ne çocuklar doğuruyor” dedi.
(ekip/pk/mg)

