Cumartesi Anneleri: Onlar hesap verene kadar adalet arayışımız sürecek
14:03
JINHA
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri adalet eylemlerinin 559'uncusunda gözaltında kaybedilen Hüseyin Taşkaya'nın faillerinin yargılanmasını istedi ve "Onlar hesap verinceye kadar adalet arayışımız devam edecek. Bu dosya bizim için kapanmayacak" dedi.
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini öğrenmek ve faillerin yargılanmasını için başlattıkları adalet arayışlarının 559'uncu haftasında da Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. "Failler belli kayıplar nerede" pankartı açılan eylemde kayıpların fotoğraflarıyla adalet arayışlarının simgesi haline gelen kırmızı karanfiller taşındı. Cumartesi Anneleri'ne bu hafta polis tarafından hedef alınarak katledilen Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da destek verdi.
'İsmiyle bu meydanda büyüsün diye…'
Anneler, bu hafta 22 yıl önce Urfa'nın Siverek İlçesi'nde gözaltında kaybedilen Hüseyin Taşkaya'nın akıbetini sordu. Eylemde ilk olarak Hüseyin Taşkaya'nın kızı Serpil Taşkaya söz aldı. Serpil, "Babaannem hep bana baktığında babamı görürdü. 3 ay önce babaannemi kaybettik. Ben de babamı o gün kaybetmişim gibi aynı acıyı yaşadım. Oğluma babamın adını verdim. İsmiyle bu meydanda büyüsün diye. Tarih hiçbir zaman karanlıkta kalmamıştır. Er ya da geç hesap verecekler" dedi.
Ardından Hüseyin Taşkaya'nın oğlu Fehim Taşkaya Galatasaray Meydanı'nda kayıp yakınları ile birlikte sevinci, hüznü ve yakınlarının kemiklerini aradıklarını söyleyerek, "İnsanlar hep kaybedilmiş, asit kuyularına atılmış. Bu devlet en güzel duygularımızı, annelerimizi, babamızı, kardeşlerimizi bizden aldı. Bu meydanda bir daha aynı acılar yaşanmasın diye beklerken biz de bir kumpasa gidecek miyiz diye düşünmeye başladık. Faillerin yargılanmasını istiyoruz" diye konuştu.
Hüseyin Taşkaya'nın kardeşi Faik Taşkaya ise sistemin kendi halkını canlı bombalarla katlettiğini ifade etti. Faik, " Mevcut bu despot sistemi alternatif bir mücadele geliştirerek durdurabiliriz. Aksi takdirde bu saltanat zihniyeti durdurulamaz" diye belirtti.
'Sedat Bucak'a sorun!'
Haftanın basın açıklamasını ise Hüseyin Taşkaya'nın yeğeni Şehriban Taşkaya okudu. Şehriban 2013 yılında Anayasa Mahkemesi'ne taşınan Nurettin Yedigöl dosyasının dün mahkeme tarafından "Kabul dilemez" gerekçesi ile kapatıldığını hatırlattı. Cezasızlık dosyalarının unutulmaması için her hafta bir araya geldiklerini söyleyen Şehriban, Hüseyin Taşkaya'nın Siverek'te devlet şiddetini açıkça eleştirdiği 90'larda Siverek'in JİTEM-Bucak Aşireti'nin merkezi haline geldiğini köy yakmaları, yargısız infazlar ve gözaltında kaybetmeler yaşandığını ifade etti. 6 Aralık 1993 Tarihinde Hüseyin Taşkaya'nın gözaltına alındığını dile getiren Şehriban, " Hüseyin'i sormak için emniyete, savcılığa, valiliğe koşan ailesine 'Sedat Bucak'a sorun' denildi. DYP Milletvekili, korucu başı Sedat Bucak ise 'bizim çocuklar almış, devlete teslim etmiş, haberimiz yoktur devlet biliyor' dedi. Ailenin tüm başvuruları sonuçsuz kaldı" dedi.
'Bu dosya bizim için kapanmayacak'
Hüseyin Taşkaya'nın gözaltında kaybedilmesinden sorumlu olanların başta Sedat Bucak olmak üzere dönemin Siverek Jandarma Karakol Komutanı Üsteğmen Ahmet Şentürk, Siverek Kaymakamı Celalettin Yüksel Urfa Emniyet Müdürleri, Urfa Valisi, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, Başbakan Tansu Çiller, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel olduğunu söyleyen Şehriban, " Onlar hesap verinceye kadar adalet arayışımız devam edecek. Bu dosya bizim için kapanmayacak" diye belirtti.
(ck-dek
