'Devlette devamlılık esassa, cezasızlıkla mücadele inadı da esastır'
16:22
JINHA
ANKARA - 'Türkiye'nin İnsan Hakları Gündemi Konferansı'nın "Özgür(süz)lük Hikayeleri" oturumunda, Cizre'de AİHM kriterlerine uygun etkin bir soruşturma yapılmadığını aktaran Avukat Melike Polat, etkin bir soruşturmanın yürütülmesi gerektiğini ve cezasızlıkla mücadelede ısrar edilmesi gerektiği belirtti.
'Türkiye'nin İnsan Hakları Gündemi Konferansı', "Özgür(süz)lük Hikayeleri" oturumuyla devam etti. Oturumun ilk sunumunu De Te Fabula Narratur (Anlatılan Senin Hikayendir) ile avukat Melike Polat gerçekleştirdi. Türkiye'nin son 6 aylık sokağa çıkma yasaklarında neler yaşandığını Cizre üzerinden anlatan Melike, "Cizre'deki sokağa çıkma yasağında yüzlerce konut zarar gördü. Zarar gören mahallelerde oturanlar 90'larda köyü boşaltılanlar. 4-12 Eylül tarihleri arasında Cizre'deki sokağa çıkma yasağında 22 kişi hayatını kaybetti, bunların 6'sı çocuktu. Otopsi yapılanlar için belki de bozulmayan tek ceset Cemile'ninkiydi" dedi.
'Cezasızlıkla mücadele inadı da esastır'
Cizre'de AİHM kriterlerine uygun etkin bir soruşturma yapılmadığını aktaran Melike, hak ihlallerinin giderilmesi ve etkin bir soruşturmanın yürütülmesi için gerekli olanları sıralayarak, aksi halde cezasızlıkla sonuçlanabileceğini işaret etti. Melike, "Suça karışanlardan bağımsız organ tarafından yürütülmesi, özenli inceleme yapılması, kamunun denetimine açık olması ve başvuranların katılımının sağlanması gerekiyor" diye belirtti. Hrant Dink'in katledilmesinin üzerinden 9 yıl geçtikten sonra cezasızlıkla mücadele inadıyla kamu görevlisi olan faillerin yargılanacağı aşamaya gelindiğini belirten Melike, "Devlette devamlılık esastır. Cezasızlıkla mücadele inadı da esastır" dedi.
Ardından, İstanbul Kürt Enstitüsü'nden Cihad İlbaş, "Kürtçe eğitim ve isim yasaklarının trajikomik hattı"nı anlattı. Kendi hikayesini aktaran Cihad, "Kürtçe yasak olduğu için uzun süre Kürtçe konuşamayan çocuklardan biriydim" dedi. Cihad, Kürtçe eğitim talepleri için ise, "Bizim istediğimiz eğitim dilinin değil, eğitim metodolojisinin de değişmesi" diye konuştu.
'Sansür organlarda sistematik hale dönüştürüldü'
Dicle Haber Ajansı'ndan (DİHA) gazeteci Çağdaş Kaplan ise, "Türkiye'de basın özgürlüğü mücadelesi ve halkın haber alma hakkı" sunumunda, 55 günde 20 kez engellenen DİHA üzerinden halkın haber alma hakkının engellenmesini ve basın üzerindeki sansürü anlattı. Çağdaş konuşmasına, Erciş'te tutuklanan JINHA muhabiri Vildan Atmaca ile DİHA muhabiri İdris Yılmaz başta olmak üzere tutuklu tüm gazetecileri anarak başladı. Türkiye'den Kürt medyasının hiçbir yayın organına ulaşmanın mümkün olmadığını söyleyen Çağdaş, "24 Temmuz'dan bu yana sansürün bazı basın yayın organlarında sistematik hale dönüştürülmesi durumu var. 24 Temmuz sansürün kaldırıldığı basın bayramıdır, ancak bu yıl 24 Temmuz tarihinden beri sansür devam ediyor" dedi.
Devletin Kürtlere saldırısıyla basına saldırısı eşzamanlı
90'lardan bu yana Kürt basınına yönelik sansürü aktaran Çağdaş, "Devlet Kürtlere savaş açmaya devam ettikçe, Kürt basınına da yoğun saldırı gösterdi. KCK operasyonlarında özgür basının büroları basıldı, 46 gazeteci gözaltına alındı, 36'sı tutuklandı. Taktikler dönem dönem değişiyor, devlet şimdi de topyekun savaş konsepti uygulanıyor. Kandil'e hava saldırısı yapıldığında Bülent Arınç Özgür Gündem'i ve Evrensel'i hedef göstermişti, ardından TİB hemen o gece sansür kararlarını uygulamaya başladı" diye konuştu.
'Gerçek bilindiği zaman özgür kalıyor'
"Gün içerisinde birkaç kez kapandığı için erişimin engellendiğini bazen fark etmiyorduk bile" diyen Çağdaş, internet sitesine erişim için çok fazla link aldıklarını söyledi. Çağdaş, yalnızca internet sitelerinin engellenmediğini, bu dönemde birçok gazetecinin gözaltına alındığını ve şiddet gördüğüne de dikkat çekerek, "Basına yönelik baskı sansürle sınırlı kalmadı, sahada çalışan gazetecilere saldırılar başladı" diye belirtti. Çağdaş son olarak okura da bir çağrıda bulunarak, "Nerede gerçek karartılıyorsa gerçeği özgürleştirmemiz gerekiyor. Gerçek bilindiği zaman özgür kalıyor. Okur da haber almak hakkına sahip çıkarsa bu sansürü yenebiliriz" dedi.
(sy/fk)
