Basına yönelik 'darbe' 12 Eylül'ü çoktan aştı
09:01
Habibe Eren/JINHA
ANKARA - Türkiye basını 1980 darbesinden bu yana sayısız ihlallerle karşı karşıya kaldı. Günümüzde de basına yönelik yaşanan sansür gittikçe artıyor. Sayısız gazete ve site sansüre uğrarken, yüzlerce basın çalışanı şiddetle ve ölüm tehdidi ile burun buruna kalıyor. Bu gün 12 Eylül darbesinin çoktan aşan bir basın darbesi olduğunu eldeki veriler kanıtlıyor.
1979'da ilan edilen sıkı yönetimin pek çok yayının basım ve dağıtımını yasaklamasının ardından 12 Eylül darbesi basın özgürlüğüne de ağır bir darbe vurdu. Darbenin ilk günü sol ve sağ görüşlü birçok gazete kapatıldı. 12 Eylül 1980'den sonra Türkiye'deki her kurumda olduğu gibi basında da önemli¸ değişimler gerçekleşti. Darbeden sonra basının politik konulara ilişkin haber ve yorumları yapmaktan kaçınması magazine kaymasına neden olurken, halkın sesini duyurmadığı için de halk tabanından ve desteğinden uzak bir kurum olma durumunu gündeme getirdi. Basın, 12 Eylül'den sonra halktan uzak, olaylara apolitik bir yaklaşım sergilerken ifade özgürlüğünün kalmadığı basının kontrol altına alındığı o dönemde sayısız ihlaller yaşandı: "400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. 300 gazeteci saldırıya uğradı. 3 gazeteci suikastle öldürüldü. Tutuklu gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Gazeteler 300 gün yayın yapamadı. 39 ton dergi ve gazete imha edildi. 13 büyük gazete için 300 dava açıldı."
Şu anki durum darbe dönemimden daha ciddi
TRT 1980’lere gelindiğinde devletin radyo ve televizyon kurumu olarak görev yapmanın yanı sıra resmi görüş ve söylemin dışında herhangi bir farklı ses ya da görüntüye yer vermiyordu. Darbe yönetimi ülkedeki tüm muhalif sesleri susturmuş, özellikle basın kuruluşları sıkıyönetim esasları çerçevesinde görev yapar hale gelmişti. 3 Aralık Özgür Ülke'nin İstanbul ve Ankara Büroları bombalandı, gazete dağıtımcısı Ersin Yıldız öldürüldü. 2014 yılında Azadiya Welat dağıtımcısı Kadri Bağdu, gazete dağıtımı yaptığı sırada faili meçhul bir şekilde öldürüldü.
12 Eylül 1980 Darbesi döneminde 31 gazetecinin tutuklu olduğu Türkiye’de şu an darbe döneminden daha kötü bir durum yaşanıyor. Bugün uluslararası platformda Türkiye dünyanın en büyük gazeteci cezaevi olarak görülmekte. Gazetecileri Koruma Komitesi verilerine göre, 2012 yılında dünyada en çok gazetecinin tutuklu olduğu ülke Türkiye’ydi. 2012 yılı başında 104 gazeteci ve 35 dağıtımcı cezaevindeydi. Şu an tutuklamalar devam ettiği ve her gün yeni bir gözaltı operasyonu yapıldığı için sayı sürekli değişiyor. 2013 tarihi itibariyle cezaevlerinde gazetecilik faaliyetlerinden dolayı tutuklanmış ve hüküm giymiş 65 gazeteci bulunuyor. Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 2005 yılında 98. sıradayken, 2012 yılında 148. sıraya geriledi, 2013'de ise 154. sırayı adı.
40 günde 20 gazeteci işsiz kaldı
Günümüze gelindiğinde ise basın en çok kontrol almaya çalışılan bir noktada. Devlet tarafından hedef gösterilme, kara propaganda yapma ve karartma gibi yöntemlerle basın her geçen gün sansüre maruz kalıyor. Kayyum atamalarıyla kapatılan gazetelere el konuluyor. Sansüre Karşı Dayanışma Ağı’nın “Savaşın 40 Günlük Bilançosu”na göre 40 günde 20 gazeteci işsiz kaldı, bir medya grubu polis tarafından basıldı, 103 internet sitesi engellendi, 10 gazeteci saldırıya uğradı.
Sansüre Karşı Dayanışma Ağı’nın Eylül ayı raporunu göre de, 2 gazeteci polis saldırısına uğradı, 2 gazeteci polis tarafından kaçırılarak tehdit edildi, Hürriyet gazetesi 2 kez taşlı sopalı saldırıya uğradı, 2 basın kurumuna polis baskını gerçekleşti, 35 gazeteci gözaltına alındı, 19 gazeteci hakkında “cumhurbaşkanına hakaret”ten işlem başlatıldı, Dicle Haber Ajansı 21 kez Jin Haber Ajansı üç kez erişimi engellendi. Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül, MİT TIR'ları haberleri nedeniyle tutuklandı. 27 Temmuz-28 Ağustos 2015 tarihleri arasında şunlar yaşandı:
* 103 internet sitesine, 23 Twitter hesabına erişim engellendi. Ethem Sancak’ın girişimi ile 50 URL’ye erişim engellendi.
* 10 gazeteci saldırıya uğradı, üç gazeteci polis tarafından tehdit edildi.
* Hürriyet, Milliyet ve Haber Türk’ten toplam 20 gazeteci işten çıkarıldı.
* 24 Temmuz-Fırat Haber Ajansı (ANF), Dicle Haber Ajansı (DİHA), Hawar Haber Ajansı (ANHA) Özgür Gündem gazetesi, Yüksekova Haber, Sendika.Org, Roj News, Rudaw, Bas News’ün de aralarında bulunduğu 96 site TİB tarafından erişime kapatıldı.
* 24 Temmuz-Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü’nde Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç Haber Türk TV canlı yayınında Evrensel ve Özgür Gündem gazeteleri için “Bunlar suç makinesi. Terör örgütünü övüyorlar” dedi.
* Silvan Mücadele Gazetesi ile LGBTİ internet dergisi Gay Mag de internet sitesini erişime engellendi.
* Türk İntikam Tugayı adlı örgüt Evrensel gazetesi ve Sol haber portalını tehdit etti. Mail yoluyla gerçekleşen gazeteciler ölümle tehdit edildi.
* 24 Ağustos-Habertürk Gazetesi’nde iki gazeteci yaptıkları “soda sağlığa zararlı” haberi nedeniyle işten atıldı.
* Pozantı Cezaevi’nde DİHA muhabiri Zeynep Kuriş'in Kürt Çocuklara yönelik uygulanan taciz ve tecavüz iddialarını haberleştirmek ile devletin mahremiyetini ortaya çıkarmak iddiası ile dava açıldı
* Haber kaynakları, genel yayın yönetmeni ve yazı işleri ile yapılan görüşmeler örgüt içi yazışmalar olarak kayda geçti
* Bursa DİHA muhabiri Ömer Gül "örgüt üyeliği" iddiasıyla tutuklandı
* Savcı Mehmet Selim Kiraz'in fotoğrafını paylaşan 18 gazeteciye hapis istemi
* DİHA muhabiri Cihan Başakçıoğlu'na travmayda saldırı
* 27 Ağustos – Milliyet Ankara Bürosu’ndan Kemal Göktaş, Evin Demirtaş ve Sertaç Koç işten çıkarıldı.
* 28 Ağustos- Milliyet gazetesi Meral Tamer, Mehveş Evin, Alper İzul ve Semra Pelek’i işten çıkarttı.
* Van’ın İpekyolu ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde çıkan olaylar esnasında Dicle Haber Ajansı Muhabiri Selman Keleş kafasına isabet eden gaz fişeği ile yaralandı.
* Vice News için çalışan gazeteciler Jake Hanrahan ve Philip Pendlebury ve çevirmenleri Diyarbakır’da çatışma görüntüleri çekerken gözaltına alındı.
* 31 Ağustos-Vice News için çalışan Jake Hanrahan ve Philip Pendlebury Diyarbakır’da çıkarıldıkları mahkeme tarafından “silahlı örgüte üye olmamakla beraber örgüt adına bilerek ve isteyerek suç işlemek” suçlamasıyla tutuklandı.
* Milliyet Esra Alus ve Burcu Karakaş’ı işten çıkarttı.
* Diyarbakır’da DİHA, Azadiya Welat, Aram Yayınları ve KURDİ-DER’in bulunduğu binaya silahlı polis timleri tarafından yapılan baskında 32 çalışan gözaltına alındı.
* 1 Eylül -Bünyesinde Bugün gazetesi, Bugün TV ve Millet Gazetesi’nin bulunduğu Koza-İpek grubuna polis baskını gerçekleşti.
* Basın Kartı Yönetmeliği değiştirildi. Değişiklikle kartların dağıtım süreci doğrudan bürokrasinin denetimine sokulurken, komisyonda yer alan gazetecilik örgütlerinin temsiliyeti de azaltıldı.
(sy/fk)

