Eren Keskin: Suçlar üzerine kurulmuş bir devletle karşı karşıyayız

09:01

Filiz Zeyrek/JINHA

ADANA - Kızıltepe'de 13 kurşunla katledilen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz için yaptığı konuşma nedeniyle insan hakları savunucusu Avukat Eren Keskin'e 10 ay ceza verildi. Eren Keskin, "Türkiye'nin içinde bulunduğu şuan ki durumu düşünürsek Yargıtay'ın cezayı onayacağını düşünüyorum. Ama ben bir yere gitmiyorum, devletin kirli suçlarını dile getirmeye devam edeceğim. Düşünce ve ifade özgürlüğü sağlanana kadarda mücadelemi yürüteceğim" dedi.

İnsan hakları savunucusu Avukat Eren Keskin Mardin'de 21 Kasım 2004 tarihinde babasıyla birlikte 12 yaşında 13 kurşunla katledilen Uğur Kaymaz'a ilişkin "Devlet 12 yaşında bir çocuğu katledecek kadar vahşi bir anlayışa sahip. Türkiye hesap vermek zorunda... Türkiye'nin tarihi kirli bir tarihtir" dediği için Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesi gereğince "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni alenen aşağılamak" suçlamasıyla 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay cezayı onaylarsa Eren Keskin cezaevine girecek. Hakkında verilen cezayı değerlendiren Eren, tüm davaların insan haklarını savunan konuşmalarının toparlanmış dosyalardan oluştuğunu kaydetti. Eren, 2005 yılında yerel bir gazete de yayınlanmış konuşmalarının Çerkezköy Savcılığı tarafından anayasanın 301'inci maddesiyle hakkında soruşturma başlattığını belirtti. 10 yılı aşkın bir davdan ceza aldığının altını çizen Eren, davanın üzerinden 10 yıl geçtiğini ve bu nedenle davanın bozulduğunu dile getirdi. Yasa değişik yapılara Adalet Bakanlığı tarafından avukatlarında yargılanması için izin çıkarıldığını ifade eden Eren, Adalet Bakanlığı tarafından 10 yıl önceki davadan tekrar yargılandığını dile getirdi.

'Hazırladığımız raporların üzerleri kapatılmaya çalışıldı'

Eren Keskin, "1995 yılında Kürdistan kelimesini kullandığım için bir cezaevi süreci yaşadım. Uluslararası Af Örgütü o dönem çok kapsamlı bir kampanya başlattı. Uluslararası Af Örgütü düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik beni temel alarak bir kampanya başlattı. Türkiye'nin içinde bulunduğu şuan ki durumu düşünürsek Yargıtay'ın cezayı onayacağını düşünüyorum. Ben cezayı onayacağını bile bile de asla da bir yere gitmeyeceğim. Özgür düşünceyi susturmaya çalışıyorlar ama ben asla doğru bildiklerimden vazgeçmeyeceğim. Düşünce ve ifade özgürlüğü sağlanana kadarda mücadelemi yürüteceğim" dedi. Kürdistan'da işlenen katliam suçlarını araştırdıklarını ve raporlaştırdıklarını dile getiren Eren, hazırladıkları raporların hiçbir şekilde dikkate alınmadığını ve üzerinin kapatıldığını vurguladı. Gelinen teknoloji çağında sosyal medya sayesinde işlenen suçların üzerinin kapatılamadığının altını çizen Eren, işlenen suçların sosyal medya üzerinden yayılmasına rağmen devletin artık açık bir şekilde suç işlemeye devam ettiğini söyledi.

'Tüm katliamlara rağmen halk direnmekten vazgeçmemiştir'

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kürdistan'da çok açık savaş suçu işlediğine dikkat çeken Eren, savaş suçlarının en ağırının kadınlar ve çocuklar şahsında gerçekleştiğini dile getirdi. Çocukların savunmasız olmasına rağmen en ağır suçların onlar üzerinden geliştirildiğini ifade eden Eren, 2015 yılında Kürdistan topraklarında 1990'lı yılları aratmayan insan hakları ihalelerinin yaşandığını kaydetti. Bir İnsan Hakları Savunucusu olarak devletin demokratikleşeceğine olan inancının olmadığını vurgulayan Eren, "Yılların suçları üzerine kurulmuş bir devlet ile karşı karşıyayız. Ermeni katliamlarıyla başlayan, Dersimle devam eden ve şuan Kürdistan topraklarında uygulanan katliamlar aynı zihniyetin ürünüdür. Tüm katliamlara rağmen halk direnmekten vazgeçmemiştir. Coğrafyamız çok kimlikli bir yer olmasına rağmen maalesef tekçi bir zihniyet egemenlik sağlıyor. Çok kimlikli bir yapıya sahip olan Türkiye diğer kimlikleri asimile ederek bastırmayı başarmıştır ancak Kürtleri bastırmayı başaramamasından kaynaklı bu denli büyük katliamları gerçekleştiriyor" diye belirtti.

'Türkiye'de insan hakları açısından 2015 kara bir yıl oldu'

Kendileri için önemli olanın insanların yaşam hakları ve ifade özgürlüğü noktası olduğunu söyleyen Eren, tüm verilen çabalara rağmen Türkiye devletinin ilerlemeyi değil gerilemeyi tercih ettiğini ifade etti. Türkiye'de insan hakları açısından 2015 yılının kara bir yıl olduğunu kaydeden Eren, cezaevindeki uygulamaların, kadına yönelik şiddetin, çocuk haklarının, Kürdistan'da uygulanan savaş politikalarının, gazetecilerin ve siyasetçilerin tutuklandığı bir yıl olduğunu belirtti. Eren, "Bundan dolayı biz insan hakları savunucuları olarak da çok zorlanıyoruz. İnsan savunucuları olarak görevimizi şöyle tanımlıyoruz bizim değerlerimize sözümüz var ve bu sözü sonuna kadarda tutacağız cezaevlerine de atsalar, öldürseler de asla yolumuzdan, insanlarımızı savunmaktan vazgeçmeyeceğiz" dedi.

(be/fk)