Üniversiteliler: Özyönetim halkın yeni bir yaşam yaratma çabasıdır
09:02
JINHA
İSTANBUL - Kürdistan'da ilan edilen öz yönetimlerin tarihten günümüze halkların talebi olduğunu belirten öğrenciler, "Halkın yeni bir yaşam yaratma çabasının daha örgütlü hayata geçirilmesidir. Halkların kendi hayatını kendi yaşamını tekrardan kurmaya dönük attığı somut adımdır" dedi.
Kürdistan'da yaşanan savaşa karşı halkı için öz yönetimden başka bir seçenek kalmamasının ardından halk öz yönetimlerini ilan etmeye başladı. Kürdistan'ın il ve ilçelerinde ilan edilen öz yönetimleri ana akım medya ve hükümet hendekler üzerinden bir savaş olarak gösterirken, aslında hendeklerin arkasında bambaşka bir direniş yatıyor. İstanbul'da okuyan öğrenciler de öz yönetimlerin önemine dikkat çekerek öz yönetimin üniversitelere taşınması gerektiği vurgusu yapıyor.
'Öz yönetimi oluşturmak için öz savunma büyütülür'
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Ceren Çoban, Gezi direnişi sırasında halkın tepkisini ortaya koyduğu Antalya'da çadır kentlerinde komün işleyişinin var olduğunu hatırlattı. Ceren, "Herkes elinden ne geliyorsa onu yaparak bir komün oluşturduk. Polislere karşı çadır kentin güvenliğini kadınların aldığı bir komün haliydi" dedi.
Öz yönetimin üniversite alanlarına taşınması gerektiğini vurgulayan Ceren, üniversite işgallerinin bir öz yönetim örneği olduğunu belirtti. 12 Eylül 1980 darbesi öncesinde Amasya'da bulunan Çeltek maden ocağını işçilerin ele geçirerek, madenden çıkan kömürleri halka dağıttığını hatırlatan Ceren, maden işçilerin halka kömür dağıtmasının bir öz yönetim örneği olduğunu belirtti. Polis ve askerlerle çatışmanın öz savunma olduğuna dikkat çeken Ceren, "Öz yönetimi oluşturmak için öz savunma büyütülür" vurgusu yaptı. Üniversitede öğrencilerin kendi kararlarının alabilmesi, anadilde eğitim taleplerinin karşılanması için üniversite işgallerinin ortaya konulması gerektiğini düşündüğünü aktaran Ceren, "Kürdistan'da var olan öz yönetim, kendi kendini yönetme isteği, buna duyulan coşkuyu batıda Türkiyeli gençlerle ve üniversitelerle tanıştırılacaktır "dedi.
'Öz yönetimi hayatın her alanında inşa edeceğiz'
Marmara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi Şehriban Alkış ise öz yönetim tanımını mahallede veya üniversite meclislerinde kendi kararını kendi verme olarak tanımladı. Özyönetimin inşası için eğitim alanlarını oluşturmaları ve alternatif tartışma ortamları yaratması gerektiğini söyleyen Şerhiban, Urfa Viranşehir'de bir çay bahçesinin işletimini kadın kooperatifine ait olması ve kadınların kendi ekonomisi oluşturmasından çok etkilendiğini dile getirdi.
Türkiye'nin batı tarafına özyönetiminin ilk kez Gezi direnişi süresinde görüldüğünü ifade eden Şehriban, "Anadilimizi öğrenmek konusunda Mimar Sinan Üniversitesin de bir Anadil çalışması var. Kürtçe kurs var aslında buda özyönetime örnektir. Öz yönetimleri hayatın olduğu her alanda inşa etmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.
'Hayatlarımızı kendi elimize almalı kendimiz yönetmeliyiz'
İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü öğrencisi Özgür Ustaoğlu, özyönetimin öznelerin kendi yönetimlerini sağlaması ve bütün ayaklarının kendisi tarafından oluşturulması anlamına geldiğini söyledi. Karadenizli olduğunu ve Karadeniz'de yapılmaya çalışılan HES'leri ve Yeşil Yol projesini hatırlatan Özgür, "Hayatlarımızı kendi elimize almalı kendimiz yönetmeliyiz. Ben Samsunluyum, Karadenizliyim. Karadeniz'de bir yeşil yol projesi yapılmaya çalışıyor. Halk orada istemiyor çünkü bur bir doğa katliamıdır. Bu katliama karşı da bir direniş var. Halkın yaratmaya çalıştığı başka bir yaşam var" dedi.
Özgür son olarak, "Kürdistan'da gördüğümüz öz yönetim halkın yeni bir yaratma çabasının daha örgütlü hayata geçirilmesidir. Halkların kendi hayatını kendi yaşamını tekrardan kurmaya dönük attığı somut adımdır. Rojava'da yeşertilen yaşamı destekliyoruz" dedi.
(ödk/fk)

