CENİ 9'uncu kongresini gerçekleştirdi
10:13
JINHA
WUPPERTAL - Önemli kararlaşmaların yaşandığı CENİ 9. Kongresi'nde konuşan CENİ Başkanı Münevver Azizoğlu Bazan, Kürt kadınları şahsında yürütülen mücadelenin tüm dünya kadınları için olduğunu belirterek, kadına yönelik her türlü baskıya karşı daha çok mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Kürt Kadın Barış Bürosu (CENİ) 9. Kongresi'ni Almanya'nın Wuppertal kentinde onlarca delegenin katılımıyla gerçekleştirdi. "Emê di xeta Şehîd Rojbîn de bibin pêşengên dîplomasiya gelan" sloganıyla dün yapılan kongre salonuna PKK Lideri Abdullah Öcalan, Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez, Arîn Mîrxan, Uta Schneiderbanger'in yanı sıra Rojava'da DAİŞ çetelerine karşı mücadele eden YPJ savaşçılarının fotoğrafları asıldı. Hamburg Eyalet Parlamento Milletvekili Cansu Özdemir, TJK-E adına Xanê Engîzek, Şehit ve Kayıp Aileler (Komaw) Derneği Eşbaşkanı Şengê Kahraman, Kürt Enstitüsü'nden Avesta Aydın, Mezopotamya Kültür Hareketi (TEV-ÇAND) kadın sanatçıları adına Sosin, Utamara ve Berivan Êzidî Kadın Meclisi temsilcileri hazır bulundu.
'Kürt kadınlarının mücadelesi tüm dünya kadınları içindir'
Demokrasi mücadelesinde yaşamlarını yitirenler adına yapılan saygı duruşunun ardından divan seçimine geçildi. Kongrede açılış konuşmasını yapan CENİ Başkanı Münevver Azizoğlu Bazan, Kürt özgürlük mücadelesinde kadınların rolüne dikkat çekerek, "40 yıllık mücadele içerisinde CENİ'nin rolü büyüktür. Eğer bugün uluslararası alanda Kürt mücadelesi bu düzeye gelmişse burada CENİ'nin rolü tartışılmazdır. Bugün bütün dünyayı ahtapot gibi saran kapitalist sisteme karşı Önder Apo'nun yeni yaşam paradigmasını yaymaya çalışan CENİ, bu konuda ciddi faaliyetler içerisinde olmuştur. Bunun mücadelesini veriyor. Ortadoğu'da Kürt kadınların yürüttüğü mücadele sadece Kürt kadınları için değil bütün dünya kadınları içindir. Ondan dolayı biz Kürt kadın kurumları olarak bu çalışmayı daha da geliştirip, yaymalıyız" ifadelerinde bulundu.
'Kadın katliamlarına ve şiddete karşı örgütlenmeliyiz'
Münevver'in ardından Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) temsilcilerinden Xanê Engîzek konuştu. Kürt kadın diplomasisinin öncülerinden Fidan Doğan'ı (Rojbin) anarak konuşmasına başlayan Xanê, "Amed, başta olmak üzere birçok yerde katliam ve saldırı var. AKP Kürtlere karşı topyekûn saldırı halinde. Kürt sivilleri katlediyor. Rojava'da ise bunu DAİŞ yapıyor. En son Til Temir saldırısında onlarca sivil hayatını kaybetti. Türk devleti ve DAİŞ saldırılarını kınıyor, halkımızın bu saldırılar karşısındaki direnişini de selamlıyorum. Taciz, tecavüz ve katliamların sorumlusu kuşkusuz AKP'nin yarattığı sistemdir. Buna karşı durmak için örgütlemek ve birleşmek gerekiyor" çağrısında bulundu.
'Kadın sorunlarının çözümüne ilişkin projeler yaratmalıyız'
Bugün AKP ve DAİŞ işbirliğinde Ortadoğu'da dünya savaşın yaşandığını sözlerine ekleyen Xanê, konuşmasına şöyle devam etti: "Sivil insanlar katlediyor, milyonlarca masum insan yerinden yurdundan oluyor. Burada da özellikle kadın ve çocuklar zarar görüyor. Paris katliamı bunun örneğidir. Çünkü hiç bir askeri ve devlet kurumu hedef alınmamıştır. Tamamen hedef alınan sivil insanlar olmuştur. Ortadoğu'da bizim en büyük avantajımız alternatif bir toplum modeline sahip olmamızdır. Bizim en büyük avantajımız budur. Geçen bir yıl YPJ'nin DAİŞ'e karşı mücadelesi bizi dünya kamuoyuna tanıttı. Ama gelecek yıl çalışmasında ise bunu daha da geliştirerek, kadın ideoloji temelinde dünyadaki sol demokratik çevrelerle bir araya gelip, ortak mücadele temelinde mücadelemizi geliştirmeliyiz. Bu yüzden hem CENİ hem de kadın meclisleri kendilerini Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın demokratik modernite paradigması ve kadın ideolojisi eksenli örgütlemeliyiz. Bunun yanı sıra Kürt kadınlarının ciddi sorunları var. Özelikle kadın kurumlarının bu sorunların çözümü için projeler yaratıp, toplumsal siyaset yapması gerekiyor."
'Tüm dünya YPJ'ye hayran kaldı'
Sol Parti Hamburg Eyalet Parlamentosu Milletvekili Cansu Özdemir de Kobanê'de Kürt kadınlarının DAİŞ'e karşı verdiği mücadelenin bütün dünya tarafından hayranlıkla karşılandığını belirterek, "Kobanê direnişinde Kürt kadınları, insanlık ve kadın düşmanı olan DAİŞ örgütüne karşı verdikleri mücadele ile tüm dünya halkları ve feminist gruplar tarafından hayranlıkla izlendi. Sadece silahlı mücadelesi değil aynı zamanda ideolojik ve toplumsal anlamda verdiği mücadele dünyayı etkiledi. Rojava'daki kadın devrimi, Avrupa'daki çalışmalarımızı etkiledi ve sömürgeci ülkelerin Ortadoğu planlarını alt üst etti. Bunu geliştirmek bize kalmış" şeklinde konuştu.
Yeni yönetim
Konuşmaların ardından okunan faaliyet raporunun ardından yeni yönetim seçildi. Yeni yönetime seçilenlerin isimleri şöyle: "Rihan Dewriş, Devrim Alp, Melanie Kupper, Susanne Rössling, Şengê Kahraman, Ayten Kaplan ve Perihan Tuncer."
CENİ Kongresi'nde alınan bazı kararlar ise şu şekilde:
"*Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a yönelik yapılan uluslararası komplonun 17'nci yıl dönümü olan 15 Şubat'ta kadın avukatlarından oluşan bir heyetin Strasburg'da insan hakları komitesiyle görüşüp kamuoyu bilgilendirilmesine,
*Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın felsefesine sahip çıkmak amacıyla 'Kadınlar Önder Apo'yu okuyor' sloganıyla yabancı kadınlara yönelik seminerlerin düzenlenmesi,
*Paris katliamının 3'ncü yılında Sakine Cansız'ın hayatının anlatıldığı 'Hep kavgaydı hayatım' kitabının Almanca'ya çevrilen ikinci cildinin YXK-Jin ile tanıtım etkinliklerin düzenlenmesi,
*Paris Katliamının aydınlatılması için Kürt kadın meclisleriyle ortak çalışmanın yürütülmesi. Bu çerçevede seminer, miting ve görüşmelerin yapılarak, mücadelenin geliştirilmesi. Yine Kürt kurum ve kuruluşların katkılarıyla Sakine Cansız'ın hayatının anlatıldığı belgeselin gösterilmesi,
*Şengal'in yeniden inşası için doktor, psikolog, eğitimci ve gazetecilerden oluşan 2 heyetin 8 Mart'ta Şengal'a gönderilmesi,
*Êzidî kadınların özgürlüğü içi Êzidî Kadın Meclisiyle ortak bir çalışmanın yürütülmesi ve 'Şengal kadınlarının özgürlüğü insanlığın özgürlüğüdür' kampanyası çerçevesinde bir konferansın düzenlenmesi,
*Dersim, Şengal ve diğer Kürt soykırımlarında kayıp kadınların akıbeti için araştırılmanın yapılması,
*Zeynep Celaliyan ve siyasi tutsaklara özgürlük kampanyasının sloganı olan 'Onlar tutsak değil yoldaşlarımızdır' çerçevesinde KJAR ile dayanışma amacıyla eylemlerin düzenlenmesi."
(mg)

