‘İş ve Aile Yaşamının Uyumlaştırılması Raporu’nda Avrupa önerisi

13:56

JINHA


HABER MERKEZİ – Anka Kadın Araştırma Merkezi tarafından hazırladığı ‘İş ve Aile Yaşamının Uyumlaştırılması Raporu’nda, Türkiye'de kadınların iş gücü piyasasında daha çok yer alabilmesine yönelik, Avrupa'da uygulanan politikaların benzeri olarak ‘esnek çalışma’, ‘ebeveyn izni’ ve 'bakım hizmetlerinin geliştirilmesi' politikaları önerildi


Anka Kadın Araştırma Merkezi, ''İş ve Aile Yaşamının Uyumlaştırılması” konulu rapor hazırladı. Rapor, kadın istihdamında uygulanabilecek politika önerilerini, bu politika önerilerinin kadın işgücü arzı ve talebinde yol açabileceği olumlu, olumsuz etkileri tartışmak ve Avrupa ülkelerinde uygulanan politikalar hakkında bilgi vermek amacıyla hazırlandı. İstihdama katılan kadının ev ve iş yeri arasında sağlıklı denge kurabilmesi için eşlerin, işverenlerin ve devletin annelik sürecini destekleyici rol üstlenmesi gerektiği belirtiler raporda, kadının istihdama katılımıyla ortaya çıkan iş ve aile yaşamının uyumlaştırılması ihtiyacının, Türkiye'de kadın temelli olarak değerlendirilen bir süreç olduğunu kaydedildi.


‘Kadın istihdamından caydırılmamasına dikkat edilmeli’


Raporda iş ve aile yaşamının uyumlaştırılmasına yönelik politika önerilerinde bulunularak, bunlardan birisinin ''ebeveyn izni'' olduğu belirtildi. Çocuk bakımı konusunda kadın ile birlikte erkeğinin de sorumlu olduğundan hareket edilerek, ebeveyn izniyle iş ve aile yaşamının uyumlaştırılmasının hedeflenmesi gerektiğine dikkat çekildi. Doğum izinlerine yönelik düzenlemeler yapılırken, işverenlerin kadın istihdamından caydırılmamasına dikkat edilmesi gerektiği önerisinde bulunuldu. Kadınların istihdamın dışında kalmasının sebeplerinden birisinin ise çocuk ve yaşlı bakımının kadınlar tarafından üstlenilmiş olmasının gösterildiği raporda, çocuk bakım hizmetlerinin farklı yaş gruplarına göre düzenlenmesi, kalitesinin artırılması gerektiği belirtildi.


‘Etüt hizmetleri yaygınlaştırılmalı'


Raporda, ''Sadece okul öncesi dönem değil, örgün eğitimde de çalışan ebeveynler dikkate alınarak eğitim saatleri düzenlenmeli, mesai saatleriyle uyumlaştırılmalıdır. Başka bir yöntem de, etüt ve okul sonrası sosyal faaliyetlere yönelik kulüp hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır'' önerisinde bulunuldu. Bir iş yerinde, çocuklara bakım hizmeti sunulması için cinsiyete dayalı bir düzenleme yerine çalışan odaklı bir düzenleme yapılması gerektiği ifade edilen raporda, çocuk, engelli, yaşlı bakım hizmetlerine yönelik kamu yatırımlarının artırılması, ailelerin çocuk, yaşlı ve engelli bakım masrafları açısından desteklenmesi gerektiği belirtildi.


‘Baba rolünden katılımcı role geçilmeli’


Raporda, kadın istihdamını ve doğurganlık oranını birlikte artırmayı hedefleyen sosyal politika gündeminin aile refahına odaklanması, gerekli düzenlemelerin her iki eşi de dikkate alarak yapılması önerisinde bulunuldu. Erkeğin geçim sağlayan baba rolünden, katılımcı bir baba rolüne geçişinin çeşitli eğitim ve farkındalık faaliyetleri ile özendirilmesi tavsiye edildi. Mevcut esnek çalışma biçimlerinin daha etkin kullanılması gerektiği belirtilen raporda, uzaktan çalışma ya da evden çalışma gibi farklı modellerin mevzuata konularak, uygulamaya geçirilmesine dikkat çekildi. Çocuk bakımı için iş gücü piyasasından uzak kalan kadınlara, önceki işlerine dönebilmelerini sağlayacak bir koruma hakkının getirilmesi önerisinde bulunularak, ''Çünkü bu koruma sağlanmadan, yani kadının iş gücü piyasasına katılımı temin edilmeden yasal zeminde esnek çalışma imkanı verilmesi faydasız olacaktır'' denildi.


Ülkeler iş ve aile yaşamını nasıl uyumlaştırıyor?


Raporda, yurt dışında uygulanan iş ve aile yaşamının uyumlaştırılması politikalarından, ''Geniş aile politikası'', ''Kısa dönemli doğum izni-yarı zamanlı çalışma'', ''Uzun dönemli doğum izni-yarı zamanlı çalışma'', “Aile bakımı'' ve ''Genişletilmiş ebeveyn izni'' modelleri hakkında bilgi verildi. Rapora göre, geniş aile politikası modeli, İsveç, Danimarka, Belçika ve Fransa'da uygulanıyor. Uzun dönemli doğum izni-yarı zamanlı çalışma modelinde, anneler her çocuk için 1 yıla kadar daha yüksek ücretli doğum izni alabiliyor. İstihdama dönen anneler, genellikle düşük çalışma saatleri ve düşük ücretler üzerinden yarı zamanlı çalışıyor. Bu modelin örnekleri Almanya, Avusturya ve Lüksemburg'da görülüyor. İngiltere, Hollanda'da uygulanan kısa dönemli doğum izni-yarı zamanlı çalışma modelinde ise doğum izni süresi diğer modellere göre daha kısıtlı.


Doğum yapana en geniş hakkı İsveç sunuyor


Aile bakımı modeli uygulanan ülkeler arasında ise Estonya, Slovenya, İspanya, Letonya, Yunanistan, İtalya ve Portekiz bulunuyor. Bu ülkelerde doğum izni süresi değişiyor, izin süresince yapılan ödemelerde düşüklük görülüyor. Annelerin genellikle işgücü piyasasından çekildiği, çocukları büyüyene kadar geri dönemedikleri belirtiliyor. Genişletilmiş ebeveyn izni modeli, Macaristan, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Litvanya, Finlandiya'da uygulanıyor. Bu modelde oldukça uzun süren doğum izni hakkı yer alıyor. Doğum izni süresinin bitmesinin ardından kadınlar tam zamanlı istihdama dönebiliyor. İstihdam ve çocuk bakımının uyumlaştırılması çerçevesinde, yüksek düzeyde destek sağlayan ülkelerden biri ise İsveç… Tam zamanlı kariyer için teşvik eden uygulamalarıyla Avusturya'nın öne çıktığına dikkat çekilen raporda, Avrupa'da mevcut sosyal politikalar kapsamında uygulanmakta olan doğum izinleri ve kadın istihdam oranlarına da yer verildi.

(mg)