TİHV, gönüllü çalışanlarıyla birlikte işkence mağdurlarının yanında

11:10

JINHA


AMED – Türkiye’de şiddetin artarak devam ettiğine dikkat çeken TİHV Diyarbakır Temsilciliği Tıbbi Döküman Sorumlusu Nesrin Aslantaş, TİHV’in açıldığı günden bu yana 15 bin işkence mağduruna hizmet verdiklerini belirterek,  “Sadece geçtiğimiz yıl Diyarbakır’da bize 477 işkence mağduru başvuruda bulundu. Bu rakamlar şiddetin bir şekilde devam ettiğini gösteriyor. İnsanlar hala işkence görüyor ve hak ihlallerine maruz kalıyor” dedi.  


Gözaltı ve cezaevinde işkence gören yurttaşları fiziksel ve psikolojik olarak tedavi eden Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) 1990 yılından bu yana çalışmalarını sürdürüyor.  Merkezi Ankara olmak üzere Türkiye’de 4 temsilcilikle çalışmalarını yürüten TİHV, Türk Tabipler Birliği (TTB) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) ile birlikte, değişik meslek grubundan gönüllü çalışanıyla beraber yurttaşlara ücretsiz hizmet veriyor.  1998 yılından bu yana Diyarbakır’da çalışma yürüttüklerini belirten TİHV’in Tıbbi Döküman Sorumlusu Nesrin Aslantaş, “İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Adana ve İzmir olmak üzere 5 ilde 64 kurucu üyeyle beraber çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız, gözaltı, sokak eylemeleri ve cezaevlerinde sözlü ve fiziksel şiddete uğrayan yurttaşları tedavi ederken onların yakınlarını da tedavi etmektir” dedi.


‘Polisin sokaktaki şiddetini gözaltı olarak kabul ediyoruz’


Gözaltı ve cezaevlerinde yurttaşların sözlü ve fiziksel şiddete uğradığını dile getiren Nesrin, sokak eylemlerinde de birçok yurttaşın emniyet güçleri tarafından şiddete uğradığını belirterek, eylemcilere dönük psikolojik tedavi uyguladıklarını söyledi. Nesrin, “Bizim için kişi, özgürlüğünden alıkonulduğu andan itibaren gözaltında olmuş sayılır. Sokak eylemlerinde polisin yurttaşlara dönük şiddet uygulaması aslında bir gözaltıdır. Bu yüzden bu tür muamelelere maruz kalan tüm yurttaşlar bize başvurabilir” ifadesinde bulundu. Sağlıkçıların TİHV’de bir ekip olarak çalışma yürüttüklerini ifade eden Nesrin, vakıfta hastalara dönük gerekli tedavinin uygulanması için tüm tedavi yöntem araçlarının bulunduğunu söyleyerek, “Bize başvuran hastaların durumuna göre onları vakıfımızla beraber çalışma yürüten doktorların tedavi etmesi için hastaneye de sevk ediyoruz” dedi.


‘Türkiye’de şiddet ilk günkü gibi devam ediyor’


Türkiye’de işkencenin hala devam ettiğine dikkat çeken Nesrin, TİHV’in açıldığı günden buyana 15 bin işkence mağduruna hizmet verdiklerini belirtti.  Sadece Diyarbakır’da 1998 yılından bu yana bin 819 işkence mağdurunun TİHV’e başvuruda bulunduğunun altını çizen Nesrin, “Günümüzde de hala işkence devam ediyor. Sadece geçtiğimiz yıl Diyarbakır’da bize 477 işkence mağduru başvuruda bulundu. Bu rakamlar şiddetin bir şekilde devam ettiğini gösteriyor” şeklinde konuştu. Nesrin verdiği rakamların sadece TİHV’e başvuranların verileri olduğunun altını çizerek, Türkiye’de yüzlerce kayıtsız gözaltı ve cezaevi mağduru yurttaşın olduğunu sözlerine ekledi.


‘Bölgede şiddet, devlet politikası haline geldi’


Bölgede süregelen 30 yıllık işkence yönteminin “devlet politikası” haline geldiğine işaret eden Nesrin, bölge halkına yönelik hükümet tarafından bastırma, korkutma ve sindirme politikasının yürütüldüğünü ve işkence uygulamaların ardından bölge halkının ciddi bir travma döneminden geçtiğinin altını çizdi.  “Gözaltı işkencelerine maruz kalan insanlara ulaşmak için TİHV olarak gezici grup kurduk” diyen Nesrin, TİHV’i bilmeyen birçok işkence mağdurunun olduğunu ve TİHV’i duyurarak, birçok kesime ulaşarak daha iyi hizmet vermeyi amaçladıklarını belirtti.  Nesrin, “Burada ücretsiz bir şekilde yurttaşlara hizmet veriyoruz. Bizi bilmeyen birçok kesime gezici grup aracılığıyla ulaşmayı hedefliyoruz. Şehir dışından gelen şiddet mağduru yurttaşların yol ve otel masraflarını da karşılıyoruz. Bölge halkının ekonomik durumunu çok iyi bildiğimiz için onlara en iyi şekilde yardımda bulunmak için elimizden geleni yapıyoruz” dedi.


‘Şiddet mağdurları artıyor’


Kendileri için şiddetin boyutunun ve zamanının önemli olmadığına dikkat çeken Nesrin, “Bize her türden işkence görmüş herkes başvurabilir. 1980’li yıllarda işkence gören yurttaşlar da bize başvurabilir. Onlara yönelik çalışmalarımızı da sürdürüyoruz” sözlerini kaydetti. Nesrin son olarak, kurumsal olarak 20 yıldan bu yana faaliyet göstermelerine rağmen şiddet mağdurlarının gün geçtikçe arttığına dikkat çekerek, “İnsanlar hala işkence görüyor ve hak ihlallerine maruz kalıyor. Ateş düştüğü yeri yakar ve biz de TİHV olarak tam da ateşin içinde yer alıyoruz” dedi.


(ny/zd/mg)