Erzurumlu kadınlara eril zihniyete karşı örgütlenme çağrısı

09:03

JINHA

ERZURUM - Erzurum'da kadınların toplumsal yaşam içerisinde görünür olmadığına dikkat çeken DBP Erzurum İl Eşbaşkanı Mizgin Sayan Aksoy, "Erkek zihniyeti dediğimiz tamda sistemin kendisidir. İmkanlar olduğu halde bu tarz şeyler yapılmıyor. Çünkü sistem kadının bilinçlenmesini istemiyor" diyerek, bu nedenle kadınların örgütlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Feodalizmin halen hakim olduğu kentlerden biri olan Erzurum'da kadınlar, neredeyse toplumdan uzak bir şekilde soyutlanmış olarak yaşamlarını sürdürüyorlar. Kadınların ekonomik, siyasal, toplumsal ve ekolojik anlamda gelişmesine engel olan feodalizmin özelliklerini kendinde barından kentte potansiyel bir kadın yapısı bulunuyor. Buna rağmen kentin feodal özelliklerinin ağır bastığını söyleyen DBP Erzurum İl Eşbaşkanı Mizgin Sayan Aksoy, Erzurum'da kadınların aktif olmadığını söyledi.

'Kadınları kurtaracak tek şey yine kendileri'

Mizgin, Erzurum'da genel anlamda kadınların bir araya gelebileceği kurumların olmadığını belirterek, bu yüzden genel bir sıkıntının olduğunu kaydetti. Kentteki diğer siyasi parti ve örgütlerinde bu konuda herhangi bir adım atmadığını ifade eden Mizgin, "Erzurum, kadın potansiyeli yüksek bir şehir. Ama aile engeli var karşılarında. Erkek zihniyetin baskın olduğu bir toplumdur. Bu durumdan kadınları kurtaracak tek şey ise yine kendileridir. Kadınların toplanıp dayanışma içerisinde olabilecekleri kurumlar olursa eminim ki çok verimli işler çıkabilir. Böyle yerlerde kadınlar birbirlerinden güç alarak özgürleşeceklerdir. Kadınların sosyalleşebileceği kanalların açılması gerekiyor" diye konuştu.

'Kadının adı yok'

Kadınların önündeki en önemli engelin kentteki aile yapısı olduğuna dikkat çeken Mizgin, bu sorunu aşmak için ailelerle birebir görüşmeye çalıştığını ancak bir sonuç elde edemediğini söyledi. Mizgin, Erzurum'da kadının yaşadığı durumu ve toplumun kadına biçtiği rolü şu sözlerle anlattı: "Kadın evde oturan, örgü ören, ev işi yapan varlıklar olarak görülüyor. Bende biz kadınların sosyal yaşam içerisinde yer alması gerektiğini anlatmaya çalıştım. Biz de varız diyebilmeliyiz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde buraya ancak 40-50 kadın geldi. 'Benim evimden çıkana kadar başına bir iş gelmesin, benim evimden çıksın koca evine gitsin de ne olursa olsun' diye bakılıyor. Zaten kadının adı yok. Bekarken falancanın kızıdır evlendikten sonra da falancanın karısı olur. Bazen kadına yapılan haksızlıkları görüyorum keşke ben de farkında olmasaydım diyorum çünkü bilmek ve farkında olmak acı veriyor. Kendimi bir zincire bağlı gibi hissediyorum. Bir çember var ve o çemberi geçemiyorsun. Giyinişinden konuşmana kadar toplumun sana çizdiği ölçüde davranıp onun dışına çıkamıyorsun. "

'Erkek zihniyet dediğimiz tam da sistemin kendisi'

Kentteki AKP'li belediyenin de kadınlara dönük çalışma yapma imkanının olduğunu dile getiren Mizgin, ancak kadınların bilinçlenmesinden korktuklarından dolayı hiçbir şey yapılmadığını kaydetti. Mizgin, "Belediye bu konuda çok geride kalıyor. Halkın tabanına yönelik kadınlar için bir aktivite, sosyal faaliyet yok. Erkek zihniyet dediğimiz tamda sistemin kendisidir. İmkanlar olduğu halde bu tarz şeyler yapılmıyor. Çünkü sistem kadının bilinçlenmesini istemiyor. Dolayısıyla kadın bilinçlenirse düzeni değiştirme potansiyeline sahiptir" ifadelerini kullandı.

Mizgin son olarak kadınlara çağrı yaparak, "Kadınlarda istediğim 'ben de varım' diyebilmeleri ve kendi ayakları üzerinde durmalarıdır. Dayanışma içerisinde olmalı ve erkeklerden bir şey beklememeliyiz. 5 bin yıldır zaten bekliyoruz" diyerek kadınları örgütlenmeye çağırdı.

(mb-ho/dc/mg)