Devrimci kültürün iş yaşamında sağladığı başarının adı: Nevin İl

09:29

Derya Ceylan / JINHA


AMED – Bugüne kadar iş yaşamında kadınların kendilerine biçilen rollerde çalıştığı, fakat bunun artık değiştiğinin ispatı olan iş kadını Nevin İl, iş yaşamındaki başarısına dair bugün geldiği noktada en büyük payın devrimci kültür ve geleneğe sahip olan ailesine ait olduğunu söyledi. Ekonomik zorluklarla mücadeleye çok genç yaşlarda başlayan Nevin, gençlik dönemini, gazetecilik yıllarını ve inşaat sektöründe başarılı bir iş kadını olarak ne tür zorluklarla karşılaştığını anlattı.


Çalışma yaşamı içinde toplumsal cinsiyet ve ayrımcılık temelli çeşitli engellerle karşılaşan kadınlar, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, siyaset ve çalışma alanında yaşama katılım sağlarken eril zihniyetin var olan baskıcı bünyesinde birçok engellerle karşılaşmaya devam ediyor. Toplum tarafından sosyal dışlanmaya tabi tutulan kadınlar günümüzde ise çalışma ortamında bir tehlike olarak görülüyor.  Fakat kadınlar, kadın tarihinden gelen mücadeleci gelenekten dolayı erkeğin açtığı savaş araçlarından olan sosyal, ekonomik, politik ve kültürel sistemlerin tümünden mahrum etme çabasına karşı mücadele etmeye devam ederek, başarılara imza atmaya devam ediyor. Bu mücadeleci ve azimli kadınlardan biri ise Kürt İş Kadını Nevin İl… Kürt hareketi geleneğinden gelen Nevin, şimdi ise çalışma ortamında birçok başarıya imza atıyor. Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği (DOGUNKAD) Başkanı ve Diyarbakır Sanayiciler ve İş Adamları Derneği'nin (DİSİAD) ilk kadın üyesi olan Güney Yapı sahibi Nevin, mücadeleci kimliğiyle gazetecilik yıllarından başarılı bir iş kadını olarak İnşaat sektöründe yer alma hikâyesini JINHA'ya anlattı.


‘Sosyal Demokrat Gazetesi’nde bölge muhabirliği yaptım’


Demokrat bir aile geleneğiyle büyüyen Nevin, demokratik bir yaşamı savunan aileye sahip olduğundan dolayı, emek vererek başarı sahibi olmayı kendine yaşam felsefesi edindiğini söyledi. “Hayat azminin en büyük mücadelesini ailemde gördüm” diyen Nevin, 1979 yılında Kürt hareketiyle tanıştığını belirtti. Gençlik yıllarının mücadeleci bir yaşam anlayışıyla sürdürdüğünü ifade eden Nevin, "7 çocuğa sahip olan annem ve babam, ekonomik sıkıntılara rağmen hepimizi okuttu. Devrimci bir görüşe sahip olan ailem, çocuklarının okuyarak ve araştırarak doğruyu ve yanlışı bulmasını istiyordu. Bu yüzden gençlik yıllarında ben de hem okuyup, hem de çalıştım. Dönemin zor şartlarından dolayı çalışma hayatına atıldım" dedi. Liseden sonra bir süre giyim mağazasında tezgâhtarlık yaptıktan sonra muhabirlik yaptığını anlatan Nevin, "Sosyal Demokrat Partisi (SODEP) çizgisinde yayın yapan Sosyal Demokrat Gazetesi'nde bölge muhabirliği yaptım. SODEP'in yasal bir parti olmasına rağmen üzerimizde yoğun baskılar vardı.  Polis tarafından yasadışı bir iş yapıyormuşuz gibi yayınlarımız ciddi bir kontrolden geçiriliyordu" ifadesinde bulundu.


'Gazetecilik ile ticareti bir arada götürdüm'


Gazetecilik yaptığı sıralarda bir yandan ticarete atıldığını dile getiren Nevin, "Ekonomik anlamda hayatımı idame ettirmek için 2 arkadaşımla beraber bir bilgisayar alarak baskı dizgi dükkânı açtık. İşlerimiz umduğumuz gibi iyi gitmedi ve diğer iki arkadaşım işi bıraktı. Yalnız kaldıktan sonra zorlanmama rağmen pes etmeyi kendime yakıştıramadım. Tek başıma hem matbaaların ön dizgisini hem de bilgisayardan aydıngere çıkararak işime devam ettim" diyerek zorlu bir mücadele sürecinden geçtikten sonra işlerinin düzene girdiğini söyledi.


‘Kürt hareketi içerisinde aktif yer aldım’


1970’li yıllarda politik düşüncelere karşı hükümet tarafından adeta bir darbe vurularak, herkesin cezaevine atıldığına dikkat çeken Nevin, politik tutsakların 1990’lı dönemlerde yavaş yavaş serbest bırakılmasıyla Diyarbakır'da tekrar muhalif düşüncenin hareketlendiğini hatırlatarak, "Tutsakların dışarı çıkmasıyla beraber, muhalif düşünce yeniden canlandı. Ben de Kürt hareketinin içinde yer aldım ve aktif olarak çalıştım" ifadesini kaydetti. 1990’lı dönemlerde Kürtlerin bayramı olan Newroz'un kutlanmasının yasak olduğunu vurgulayan Nevin, "O dönemlerde köyde insanlar ateş yakarak küçük çapta kutlama yapabiliyordu. Fakat aynı şey şehirde geçerli değildi. Diyarbakır'da Newroz dönemlerinde ciddi bir baskı söz konusuydu. Yine bir Newroz dönemiydi. Bu defa kutlamayı şehirde de yapma kararı aldık. Bu kararımızda çok ciddiydik. Sanki bir düğün gerçekleşiyormuş gibi bir düğün salonunu kiraladık ve Newroz'umuzu kutladık. Salondan çıktıktan sonra polis bize saldırmaya başladı ve herkesi gözaltına aldı" dedi. Nevin, gözaltına alındıktan sonra mahkemeye sevk edildiğini ve 3 ay hapis cezasına çarptırıldığını dile getirdi.


'Vedat Aydın’ın cenazesine katılan ağabeyim işkenceyle katledildi’


Cezaevinden çıktıktan sonra Kürt hareketi içerisinde aktif çalışma yürütmeye devam ettiğinin altını çizen Nevin, Diyarbakır'da Halkın Emek Partisi (HEP) ilçe yönetiminde yer aldığını belirtti. HEP’ in kapatılmasının ardından Demokrasi Partisi (DEP) Diyarbakır İl yönetiminde yer aldığını kaydeden Nevin, 1990’lı yıllarda Kürt milletvekillerinin öldürülmesi ve faili meçhullerin çoğalmasıyla beraber DEP İl Örgütü'ne yönelik yoğun baskıların olduğunu ifade etti. 1990’lı dönemler JİTEM'in faili meçhul cinayetlerinin gerçekleştirdiği dönemlerde abisini kaybettiğini dile getiren Nevin, “1991 yılının Temmuz ayında HEP Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın faili meçhul cinayete kurban gitmişti. Ağabeyim Remzi İl de Vedat Aydın’ın Diyarbakır'da gerçekleşen cenaze törenine katıldığı için gözaltına alındı ve günlerce işkence gördü. Onu günlerce aramamıza rağmen hiç bir karakolda bulamadık. En sonunda ağabeyimi yarı canlı bir şekilde işkence görmüş bedenini bir çöplükte bulduk. Hastaneye kaldırılan ağabeyim tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı” dedi.  Kürt muhaliflere yönelik baskıların her geçen gün giderek arttığını söyleyen Nevin, Diyarbakır’ı terk etmek zorunda kalmaya sürüklendiğini ve İstanbul'a yerleştiğini ifade etti.


‘Azadî Gazetesi'nde kadın sayfasını açtık’


İstanbul'da yaşadığı 14 yıllık süre içerisinde de Kürt hareketinde yer aldığı mücadeleden vazgeçmediğini dile getiren Nevin, "Baskılardan dolayı şehrimi terk ettim. O dönemlerde İstanbul'da Azadî Gazetesi yayın yapıyordu. Ben de gazetede genel yayın yönetmeni olarak çalışmaya başladım. Kürtçe ve Türkçe yayın yapan Azadî Gazetesi'nde arkadaşlarla beraber kadın sayfasını da açtık" dedi. Gazetede ücret almadan gönüllü olarak çalıştığından dolayı aynı zamanda ticaret işine girmek ile ilgili arayışı içerisinde olduğunu söyleyen Nevin, "Gazetede çalıştığım sırada evli ve hamileydim. Eşimi trafik kazasında kaybettim. Fakat eşimi kaybettikten sonra ekonomik olarak maddi zorluk yaşadım. Çocuğumun geleceği için ne yapabilirim diye düşündüm. En sonunda eşimin yarım bıraktığı inşaat işini tamamlamaya karar verdim” dedi. İnşaat sektörü ile ilgili farklı düşüncelerinin oluştuğunu dile getiren Nevin, inşaat sektöründe pencere kenarı süslemeleri ve yapı dekorasyonu işi yapmaya karar verdiğini kaydetti.


'Kadının başarısını erkekler hazmedemiyor'


Çocuğunu doğurduktan sonra doğduğu topraklara geri dönme kararı aldığını belirten Nevin, "Çocuğumun Kürdistan’da, büyümesini istedim ve Diyarbakır'a geri döndüm. Çünkü çocuğumun Kürdi duygularla kendi kimliğine sahip çıkarak ve her şeyin farkında olarak büyümesini istedim. Diyarbakır'a döndüm ve eşimin mesleği olan devraldığım inşaat sektörünü geliştirerek başarılı bir iş kadını olarak ısı yalıtım plakalarını üreten Güney Yapı’yı kurdum” diye konuştu.  Güney Yapı’nın büyümesine yönelik sağlam adımlarla ilerlediğini ifade eden Nevin, “Güney Yapı'yı kurduktan sonra 200 metre karelik bir alanda üretime başladık. İlk günler Diyarbakır’daki esnaftan ve inşaat sektöründe yer alan erkeklerden dolayı çok ciddi sıkıntılar yaşadım. Bir kadının sektörde yer almasını kabullenemeyen erkekler,  inşaat alanındaki başarımı da hazmedemediler” ifadelerinde bulundu. Erkeğin kadının başarısını hazmedememesinden dolayı yaşadığı sıkıntılara rağmen işine daha bağlı bir şekilde devam ettiğini belirten Nevin, "Ticaretteki kararlılığımdan asla vazgeçmedim ve azmederek büyük başarılara imza attım" vurgusunu yaptı. Isı yalıtım işi yaptığı için insanların kendisine sürekli  ‘Yanlış yapıyorsun, zarar edeceksin’ diyerek kendisini yaptığı işten vazgeçirmeye çalıştığını söyleyen Nevin, "Güney Yapı'yı kurduktan sonra binalarda ısı yalıtımı, xpies ve strafor kullanılması zorunluluğu getirildi. Bu yüzden daha önce 10 liradan aldığım malzemeyi 2 liralık masrafla ürettiğim üründen dolayı çok kâr ettim" diyerek azmin zaferinin önemine dikkat çekti.


'Erkek işi diye bilinen inşaat sektöründe çalışanlarımın çoğu kadın'


Devrimci kültür ve devrimci geleneğin iş yaşamındaki başarısında büyük payı olduğunun altını çizen Nevin, iş yaşamında umudunu yitirmeden aynı inanç ve aynı performans ile çalıştığını dile getirerek, “Firma olarak bugün çok ciddi anlamda bölgede başarı sağlamış durumdayız. Bölgenin en büyük üreticisi ve kendi sektörümüzün üreticisiyiz, bölgenin en güçlü firmasıyız, ihracat alanında da kendi sektörümüzün en büyük firmasıyız” diye konuştu. "Elde ettiğim başarıdan sonra Federal Kürdistan'da şirket açtım" ifadesiyle sözlerini sürdüren Nevin, Federal Kürdistan'da ve bölgede yüzü aşkın çalışanın olduğunun bilgisini vererek "Erkek işi" diye bilinen inşaat sektöründe çalışanlarının çoğunun ise kadın olduğunu vurguladı.


8 Mart, Newroz ve 1 Mayıs’ta çalışanlar izinli


Bölgede özellikle kadınlara iş istihdamı alanı yaratmanın önemine vurgu yapan Nevin, "Özelde kadın olmak üzere bölge halkına iş istihdam alanı yaratmaya vesile olmak beni gururlandırıyor. Bölgede istihdam yaratmak, çalışan insan sayısını çoğaltmak açısından benimde bir çabamın olması beni ve şirket yönetimindeki herkesi gururlandırıyor” dedi. Kadın istihdamına büyük önem verdiğini sözlerine ekleyen Nevin, çoğunluğu kadınlardan oluşan işçilerinin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününde, 21 Mart Newroz Bayramı’nda ve 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda çalışmamaları yönünde bir uygulamalarının olduğunu kaydetti.


‘Hükümetin kafasının netleşmesi lazım’


Nevin, Kürt sorunu ve beraberinde gelişen çözüm sürecine ilişkin bölge açısından çok hassas bir süreçten geçildiğine işaret etti. Nevin,”Kürt sorunu ile ilgili hükümetin kafasının netleşmesi lazım, ekonomik, sosyal ve demokrasi sorunlarının çözümü Kürt sorununun çözümünde yatıyor. Kürt sorunu hızlı bir şekilde programlanarak çözüme kavuşturulması artık elzem hale geldi” dedi. İmralı süreciyle başlatılan çözüm sürecinin devam etmesi gerektiğinin üzerinde duran Nevin, Kürt sorunun çözüme kavuşturmaya yönelik bir yol haritası oluşması gerektiğini sözlerine ekledi. Kürt sorunun herkesi güçlendireceğini ifade eden Nevin “Bölgede sınırlarıyla barış içerisinde yaşayan bir ülke olma yoluna gidilebilinir. Bu hepimizin yararına olur” diye konuştu.


(dc/zd/mg)