‘Yargı ve popüler medya kadın kırımını meşrulaştırıyor’
14:47
JINHA
MERSİN – Gün geçtikçe artan tecavüz ve kadın kırımına tepki göstermek amaçlı DÖKH ve Mersin Kadın Platformu’nun yaptığı açıklamada, yargının kadının karşısında duran bir pozisyonda olduğuna ve takipsizlik kararıyla erkekleri daha fazla suç işlemeye azmettirdiğine vurgu yapıldı. Açıklamada ayrıca popüler medya tarafından kadın kırımına ilişkin yapılan haber başlıklarında aynı suç işlendiği ve kadın kırımını meşrulaştıran tutum sergilendiği belirtildi.
Yılın ilk günlerinden itibaren yaşanan kadın kırımı ve tecavüzlere dikkat çekmek amaçlı Demokratik Özgür Kadın Hareketi ve Mersin Kadın Platformu bileşenleri Mersin Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “Kadın Kırımına son”, “Erkeğin katliamına son”, “Yargı kadınları değil tecavüzcüleri koruyor” dövizlerini taşıyan kadınlar, sık sık “jin jiyan azadi” sloganlarını attı. Açıklamaya birçok kadının yanı sıra BDP Akdeniz Belediyesi Başkan Adayı Yüksel Mutlu katılım gösterdi. Kadınlar adına İştar Kadın Merkezi aktivisti Roza Yaruk’un yaptığı açıklamada, her geçen gün artan kadına yönelik şiddetin yanı sıra bu olaylara bakan yargının eril tutum sergilediğinin altı çizildi. Açıklamada Roza ayrıca kadına yönelik yapılan saldırıları medyanın, “ bıçaklayan kocanın elinde de kesik olduğu görüldü”, “ arayıp kendini ihbar etti”, “seviyordum dedi”, “ aldattı”, “ öfkelendi, öldürdü” başlıklı haberlerle meşrulaştırdığına dikkat çekilerek, “bunu yazmaktaki amacınız nedir? Ceza indirimi yapan yargıya ortaklık etmek mi? Kadının maruz kaldığı şiddeti yayınlarken aldığınız reytingi, şiddet uygulayanın duygusal hali ile bütünleştirerek reytinglerinizi arttırmak mı? Vahşetin nasıl gerçekleştiğini ayrıntısıyla yayınlayarak katillere yöntem öğretmek mi?” dedi.
İlk ayda birçok saldırı!
Roza, yılın ilk günlerinden bu yana tecavüz ve kadın kırımının devam edildiğine dikkat çekti. Ocak ayında gerçekleşen saldırılar şöyle:
“ - 20 Aralık’ta Mersin’de E.E. eşinin uyuşturucu, gasp bataklığını ortaya koymak istediği için evliliği boyunca sistematik işkenceye maruz kaldı ve intihar ettiği beyan edilerek 7.kattan atılarak katledildi.
- 27 Aralık’ta Adana’da İ.K. 6 ay önce boşandığı eşi E.A.’nın kollarını kesti ve onu vahşice katletmek istedi,
- 8 Ocak’ta Adıyaman’ın Kahta ilçesinde h.K. intihar ettiği beyan edilerek katledildi.
- 9 Ocak’ta Hewler’de Mülteci bir ailenin çocuğu olan 16 yaşındaki S.M., 6 kişinin tecavüzüne maruz kaldı,
- 10 Ocak’ta Urfa’da Z.A. eşi Ü.A. tarafından bıçak saldırısı ile katledildi.
- 12 Ocak’ta Siirt’te 12 yaşında evlendirilen K.E. intihar ettiği beyan edilerek katledildi,
- 12 Ocak’ta Mersin’de N.İ. eşi tarafından 30 yerinden bıçaklandı ve vahşice katledilmek istendi.
- Yine 12 Ocak’ta Şırnak merkezli üç ilde yapılan fuhuş operasyonunda 8 asker tutuklandı ve toplu tecavüzlerin sorumlusu devletin kadın politikası bir kez daha ortaya çıktı.
- 13 Ocakta Tarsus’ta D.D. boşanmak istediği eşi H.D.’yi adliye bahçesinde 13 yerinden bıçaklayarak katletti.”
‘Bu dünya hepimizin’
Erkek egemen sistemin bir bütün olarak kendisine göre düzenlediği bir dünyada, kadınların yaşamsızlığa mahkûm edilmek istendiğine dikkat çeken Roza, “Erkeklerin şiddetinden, bu vahşet ve kırımından kurtulmak için herhalde başka bir dünyaya gitmemiz beklenmekte. Bu dünya hepimizin. Yaşam, rengimizle, sesimizle, emeğimizle sürüyor. Cinayet, taciz, tecavüz, şiddet ile beslenen zihniyetlere buradan seslenmek istiyoruz. Kadınlar olarak örgütlülüğümüz ve dayanışma ruhumuzla mücadelemizi yükselterek çoğalıyoruz. Şiddetinizle boğulacaksınız” ifadesinde bulundu.
‘Popüler medya, kadın kırımını meşrulaştırıyor’
“Kadına yönelik şiddet, sadece şiddeti birebir uygulayanlarca devam etmiyor. Medya, erkek egemen yargı, iktidarın politika ve uygulamaları ve daha nice kurumlar ve kişiler kanalıyla şiddet açıkça meşrulaştırılıyor” diyen Roza,“Popüler kültür, medya hiç olmadığı kadar cinsiyetçi hiç olmadığı kadar kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerini meşrulaştırıcı vaziyette. Öyle ki kadın arkadaşlarımızın maruz kaldığı vahşet karşısında bazı yayın organları ‘bıçaklayan kocanın elinde de kesik olduğu görüldü’, ‘arayıp kendini ihbar etti’, ‘seviyordum dedi’, ‘ aldattı’, ‘öfkelendi, öldürdü’ ve daha nice haberler yapmakta. Soruyoruz… bunu yazmaktaki amacınız nedir? Ceza indirimi yapan yargıya ortaklık etmek mi? Kadının maruz kaldığı şiddeti yayınlarken aldığınız reytingi, şiddet uygulayanın duygusal hali ile bütünleştirerek reytinglerinizi arttırmak mı? Vahşetin nasıl gerçekleştiğini ayrıntısıyla yayınlayarak katillere yöntem öğretmek mi?” şeklinde sordu.
‘Erkek yanlısı yargının, cinsiyetçi medyanın, işkenceci kolluğun takipçisiyiz’
Yargının ceza indirimi ve takipsizlik kararıyla saldırgan erkekleri korumaya devam ettiğini altını çizen Roza,"’Özgür kadınla demokratik ulusa’ şiarıyla, Mersin’de, Adana’da, Siirt’te, Hewler’de, Urfa’da, Adıyaman’da ve daha pek çok yerde örgütlü gücümüzle, katillerin, tacizci ve tecavüzcülerin, erkek yanlısı yargının, cinsiyetçi medyanın, işkenceci kolluğun takipçisi olacağımızı belirtiyoruz. Bizler, kadınlar olarak iktidarların yargısının, ekonomisinin, siyasetinin, aile modelinin, medyasının ve kendini var ettiği dayanakların insanlığa değil koltuklarına ve güç ilişkilerine hizmet ettiğini çok iyi biliyoruz” dedi.
Yapılan basın açıklamasının ardından kadınlar olaysız bir şekilde dağıldı.
(zd)

