Paris katliamıyla ilgili Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na dilekçe verildi
12:22
JINHA
AMED - Paris katliamı ile ilgili soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçe veren Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, avukatlar ile Sakine, Leyla ve Fidan’ın aileleri, “Dosyayı incelememiz engellenmektedir” diyerek, soruşturmanın gizliliğinin kaldırılmasını ve Ömer Güney ile ilgili ortaya çıkan belge ve bilgilerin MİT'e sorulmasını talep etti.
Paris’te 9 Ocak 2013 tarihinde Kürt kadın siyasetçileri Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez katliamıyla ilgili başlatılan soruşturma dosyasının gizliliğinin kaldırılması ve soruşturmanın genişletilmesi talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe verildi. Aralarında Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, çok sayıda avukat ve Sakine, Leyla ile Fidan’ın ailelelerinin isimlerinin yer aldığı dilekçede, “Soruşturma dosyası kapsamında alındığı iddia edilen ‘kısıtlama kararı’ nedeniyle soruşturmanın safahatı konusunda her hangi bir bilgiye bu aşamaya kadar vakıf olunamamıştır. Dosya konusu olay toplumda bir infiale yol açmasına rağmen içeriği ile ilgili kamuoyu bilgisizliğe mahkum edilmiş, bu durum da bir yılı aşkın süredir soruşturmanın gizliliği ileri sürülerek, devam ettirilmiştir” denildi.
‘Dosyayı incelememiz engellenmektedir’
Mağdur ailelerinin adalet arayışı, söz konusu kararla her geçen gün kaygılarla birlikte arttığına dikkat çekilen başvuru dilekçesinde, “Dosyanın sürüncemede bırakılarak cezasızlık pratiği ile sonuçlanması kaygısında olan kamu vicdanı da yara almaya devam etmektedir. Süregiden kısıtlama kararı adil yargılanma hakkının ihlalini oluşturmakla gerek kısıtlama kararının kaldırılması ve gerekse de CMK 153/3 uyarınca birtakım belgelerin tarafımıza verilmesi gerekmektedir. Gizlilik kararına gerekçe olarak savcılıkça ileri sürülen CMK 153. Maddesindeki kısıtlama müşteki taraf olarak belgelere ulaşmamızı ve dosyayı incelememizi engellenmektedir” sözlerine yer verildi.
‘Kamu soruşturması mağdur ve müştekinin katılımını zorunlu kılmaktadır’
CMK 153. Maddesine göre şikayetçi suçtan zarar gören kişinin vekili açısından bir kısıtlama getirilmediği kaydedilen dilekçede, “Müdafiin Dosyayı İnceleme Yetkisi başlıklı CMK 153. madde incelendiğinde, koşulların varlığı halinde bu madde ile getirilen kısıtlamanın sanık müdafiine hasredildiği görülmektedir. Zira dosya zaten müşteki yanın katılımıyla oluşmakta, müşteki taraf savcılık yanında bilgi ve delil sunma sürecine dosyadan haberdar şekilde katılması esas alınmaktadır. Yürütülen kamu soruşturması esasen mağdur/müşteki yanın aktif katılımını zorunlu kılmaktadır. Şüpheli ve müdafiinin davranışları, yasa koyucunun soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecektir” denildi.
‘Aksi durum hayatın olağan akışına aykırıdır’
Aksi durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğuna işaret edilen dilekçede, “Aksi durum hayatın olağan akışına aykırıdır. Zira savcılık soruşturma aşamasına zaten hakim olup kamunun yani asıl zarar gören mağdurun, kendi aleyhine soruşturma amacını tehlikeye düşürmesi mümkün olmamaktadır. ‘Soruşturmanın Amacını Tehlikeye Düşürme’ koşulu ile alınabilen bu kısıtlama kararının yine hakkında soruşturma yapılan şüpheli ve müdafiine karşı alınabileceği bu tedbirin getiriliş amacıdır. Zira soruşturmanın amacını tehlikeye düşürme, esas itibariyle şüpheli açısından olağan karine gibi ele alınmıştır. Dolayısıyla dosyanın esas itibariyle şüpheliden sakınılması maddenin hem lafzı hem de amacıdır. Suçtan zarar gören, soruşturma dosyasında esas itibariyle soruşturmacının/savcılık makamının yanında yer alan kişi olup, lehine olay soruşturulan kişidir. Lehine yapılan soruşturma dosyası ve içeriğinin kendisinden kısıtlama kararı ile sakınılması düşünülemez” diye kaydedildi.
‘Belgeler hakkında kısıtlama kararı verilemez’
“Şüpheli ve müdafii açısından alınabilecek bir tedbir olduğu noktasında şüphe bulunmayan kısıtlama kararının, yorum yolu ile zarar gören vekilini de kapsar şekilde uygulanması maddenin düzenleniş amacına terstir” sözlerine yer verilen dilekçede, “Maddenin 5. fıkrasında ‘Bu maddenin içerdiği haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır’ şeklindeki düzenleme ise madde ile getirilen kısıtlılıkların değil, ‘haklardan’ suçtan zarar gören vekilinin de yararlanacağı düzenlenmiştir. Bu hak ise özellikle maddenin 1. fıkrasında yer alan müdafiinin ‘dosya inceleyebilme ve örneğini harçsız alabilme’ hakkıdır. Yine maddenin 3. fıkrası gereğince ‘her halükarda bir kısım belgeler hakkında kısıtlama kararı verilemeyeceği’ aşikardır. Kaldı ki kısıtlama kararının, suçtan zarar gören veya şikayetçi vekili açısından da geçerli olduğu yorumunda dahi 3. fıkrada belirtilen özelliğe sahip belgeler hakkında uygulanmayacağı kuşkusuzdur” sözleri ifade edildi.
‘Hukuka aykırı bu duruma son verilsin’
“Savcılık dosyamızda ceza muhakemesini yürütürken yasanın kısıtlayıcı- istisnai hükmünü kıyasen genişletmek suretiyle müşteki yan aleyhine kısıtlama kararını, gizlilik kararını, uygulayarak hukuka açıkça aykırı işlem yapmaktadır” diye belirtilen dilekçede, “Keza soruşturma dosyasının ‘kısıtlama’ kararı verilerek gizli yürütülmesi nedeni ile şikâyetçilerin ve biz vekillerinin soruşturma işlemlerinin yerinde olup olmadığı, zamanında yapılıp yapılmadığının denetimini, dolaysıyla soruşturma katılma, delilerimizi ve görüşlerimizi dosyaya sunma hakkından mahrum bırakılmaktayız. Hukuka aykırı olan ve ayrımcılık kaygılarımızı artıran bu duruma son verilmesini talep ediyoruz” ifadelerinde bulunuldu.
‘Yasada belirtilen amaçların gerçekleşmediği aşikardır’
“Ayrıca dilekçe ekinde yer alan basın haberlerinden ve son dönem medyada genişçe yer bulan 12 Ocak 2014 tarihinde YouTube üzerinden yayınlanan ve Ömer Güney’e ait olduğu iddia edilen ses kaydı ve yine dilekçemiz ekinde de yer verdiğimiz 14 Ocak 2014 tarihinde internet üzerinden yayınlanan ‘Arz notu’ başlıklı 18 Kasım 2012 tarihli MİT’e ait olduğu iddia edilen evraklardan da anlaşılacağı üzere soruşturmanın müdahil vekillerinden gizli yürütülmesinde yasada belirtilen amaçların gerçekleşmediği aşikardır” sözlerine dikkat çekilen dilekçenin sonunda şu taleplerde bulunuldu:
-Soruşturma dosyasında daha önce sunmuş olduğumuz vekaletler ve beyanlar kapsamında suçtan zarar görenler vekili olarak şikayetçi sıfatıyla soruşturma dosyasının bir örneğinin tarafımıza verilmesini müteahhit defalar yenilemiş isek de bu aşamada soruşturmanın salahiyeti ve delillerin tarafımızca tartışılabilmesi için soruşturma kapsamındaki gizliliğin kaldırılarak soruşturma dosyasının bir örneğinin tarafımıza verilmesine,
- 12 Ocak 2014 tarihinde basında yer alan ve dilekçemiz ekinde de yer alan ses kaydının hangi IP adresi üzerinden basına servis edildiğinin araştırılması ile tespit edilecek kişi ya da kaynakların bilgilerinin alınmasına,
- Basına yansıdığı şekliyle Ömer Güney ile görüşme yaptığı anlaşılan ve istihbarat yetkilisi olduğu düşünülen kişilerin tespiti ile bu kişilerin ifadelerinin alınmasına,
- 14 Ocak 2014 tarihinde basında yer alan ve dilekçemiz ekinde de belirttiğimiz 18 Kasım 2012 tarihli “arz notu” başlıklı 18 Kasım 2012 tarihli belgenin hangi IP adresi üzerinden basına servis edildiğinin araştırılması ile tespit edilecek kişi ya da kaynaklarının bilgilerinin alınmasına,
-‘Arz Notu’ başlıklı belgede adı geçen tutanak tanzimcilerinin kimliklerinin ve görevlerinin tespiti ile belgede bulunan ıslak imza ve el yazılarının kriminal incelemesinin yapılabilmesi için MİT’e emsal el yazısı ve imza örneklerinin celbi için yazı yazılmasına, belgede isimleri geçen kişilerin bilgilerinin alınmasına,
- MİT’e yazı yazılarak Ömer Güney isimli kişinin MİT bünyesinde çalışıp çalışmadığının sorulmasına,
- Basına yansıyan ses kayıtları ve belgelerin ardından iddiaların MİT’e yönelik iftira olarak nitelendiren Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ’ın hangi bilgi ve belgelere dayanarak ses kaydını iftira olarak değerlendirdiğinin sorularak, kendisinde veya bakanlığında bulunan kayıt ve belgeler ile ilgili bilgisinin alınmasına,
- MİT Müsteşarlığı Basın ve Halkla İlişkiler Bürosu’nun Basına yansıyan kayıtlar ve belgelere dair yapmış olduğu yalanlama açıklaması kapsamında MİT Müsteşarlığı yetkililerinin de hangi gerekçelerle basına sızan bilgi ve belgelerin yalanlandığı konusunda soruşturma dosyası kapsamında bilgilerinin alınmasına,
-Karar verilmesi vekaleten saygılarımızla arz ve talep olunur.”
(mg)

