Kardelen Kadın Merkezi 2012-13 yıllık faaliyet raporunu açıkladı

14:40

JINHA


AMED – Bağlar Belediyesi Kardelen Kadın Merkezi Sığınma Evleri 2012-2013 yılık raporunu gerçekleşen basın açıklamasıyla duyurdu.  Sığınma evlerine başvuruda buluna kadınların birçoğunun çocuk yaşta evlendiğine ve birçoğunun açlık sınırında yaşadığına dikkat çeken Kardelen Kadın Evi Psikologu Eda Erdener, şiddet gören kadınların birçoğunun eşlerinin işsiz ve uyuşturucu kullandığını belirtti.  Eda, “Başvuruda bulunan kadınların yüzde 96’sı sığınma evlerine başvururken sadece yüzde 63 polise şikayet etmesindeki en büyük etken , kadınların şikayet sonrasında başına geleceklerinden korkması ve şiddetin bitmesine yönelik umutlarının kalmamasındandır” dedi.


Bağlar Belediyesi Kardelen Kadın Merkezi Sığınma Evi 2012-2013 yılık raporunu yapılan basın açıklamasıyla açıkladı. Kardelen Kadın Evi’nde yapılan açıklamaya Diyarbakır’da faaliyet gösteren kadın kurumu temsilcileri ve Bağlar Belediyesi Eş Başkan Adayı Birsen Kaya Akat katılım gösterdi.  Açıklamada konuşan Kardelen Kadın Merkezi Koordinatörü Mukaddes Alataş, yıl geçtikçe kadınlara yönelik uygulanan saldırıların artış gösterdiğine dikkat çekerek, saldırıların artışının üzerindeki en büyük payın hükümetin muhafazakâr ve cinsiyetçi yaklaşımından dolayı olduğunu söyledi.


‘Başbakan’ın söylemleri kadına yönelik şiddeti meşruiyetleştiriyor’


Hükümetin kadın bakış açısından dolayı her geçen gün kadına yönelik gerçekleşen saldırıların artış gösterdiğini dile getiren Mukaddes, “İktidarın cinsiyetçi söylemleri, erkekleri kadına yönelik uyguladıkları şiddete karşı cesaretlendiriyor. Erkeği koruyan ve şiddetini neredeyse ödüllendiren yasalar, kadının aleyhine işliyor olmasının payı açıkça görülmektedir” dedi.  Konuşmasında Başbakan’ın kadınlara yönelik konuşmalarına işaret eden Mukaddes, “ Kadın üzerindeki tahakkümcü söylemlerini dile  getiren Başbakan ve kabinesinin kadınları her gün evde, sokakta ve işyerinde katledilen şiddet uygulayan ve yoksullaştıran zihniyeti beslediği  açıktır AKP devleti, toplumun din ve inançsal duygularına özgür ve dürüst bağlılığını suiistimal ederek kadına karşı her türlü şiddete meşruiyet kazandırıyor” diyerek kadın cinayetlerinin politik olduğunu vurguladı.


‘Sığınma evleri, özgür yaşam alanı haline gelmeli’


 “Çocuk gelinler” adı altında tecavüzlerin gerçekleştiğine ve her gün ortalama üç kadının öldürüldüğüne dikkat çeken Mukaddes, “Her gün ortalama ç kadın öldürülüyor ve birçok çocuk ‘çocuk gelinler’ adı altında tecavüze uğruyor.  Ülkede birçok kadın her gün  ‘boşanma’ Grekçesi ile öldürülüyor. Bu nedenle biz kadın hareketi aktivistleri olarak, yasaların erkeğe ve aileye verilen cezaların artırılmasını talep ediyor ve kadın sığınma evlerinin yaygınlaştırılarak özgür yaşam alanı haline gelmesini hedefliyoruz” dedi.


‘Kadınların yüzde 96’sı şiddete maruz kaldıklarından dolayı sığınma evlerinde’


Geçtiğimiz Eylül ayından bu yana Kardelen Kadın Sığınma Evi’nde 82 kadın ve 62 çocuğa hizmet vrediğinin bilgisini veren Kardelen Kadın Evi Psikoloğu Eda Erdener ise, kadınların yüzde 96’sının şiddete maruz kaldığından dolayı sığınma evine başvuruda bulunduğunu belirterek sığınma evine yönlendirilen kadınların en çok DÖKH tarafından yönlendirildiklerini belirtti.  Eda, sığınma evine başvuran kadınların yüzde 37’sinin ise daha önce en az bir defa sığınma evi deneyimlerinin olduğunu vurgulayarak, “Kadınların daha önce en az bir defa sığınma evi deneyiminin olması, şiddet döngüsünün devamlılığını ve  sığınma evlerinin kadınların gidebileceği güvenli bir yer olduğunu gösteriyor” ifadesinde bulundu.


Şiddete uğrayan kadınların eğitim durumlarına bakıldığında yüzde 50’sinin ilkokul mezunu dahi olmadığına dikkat çeken Eda,  başvuruda bulunan kadınların büyük bir kısmının ise çok kardeşli aileye sahip olduğunu ve evli kadınların çoğunun da 18 yaşın altında evlendirildiğini belirtti. “Çocuk yaşata evlilik, şiddeti besleyen bir diğer unsurdur” diyen Eda, başvuruda bulunan kadınların yüzde 45’inin çocuk gelin olduğuna dikkat çekerek şiddeti uygulayanın erişkin bir erkek olduğunu vurguladı.


‘İşsizlik, uyuşturucu ve şiddete yönelimi artırıyor’


Şiddete uğrayan kadınların büyük bir çoğunluğunun eşinin işsiz olduğunu söyleyen Eda, kadına yönelik uygulanan şiddete, işsizliğin de azmettirici bir neden olduğunu ifade etti. Eda, başvuruda bulunan kadınların eşlerinin işsiz olmasının yanı sıra esrar ve hap kullandığını belirterek, “İşsizlik, beraberinde uyuşturucu madde kullanımı ve şiddeti getiriyor. Ailelerin yüzde 70’, açlık sınırında yaşadığı belirtilen bir diğer hususlar arasında. Bize başvuruda bulunan kadınların büyük oranın ise bunlara rağmen evlilik sürelerinin uzun olduğu görülüyor.  Kadınların birçoğu şiddetin ilerleyen zaman içinde azalacağını düşünmesidir. Sığınma evine başvuran kadınların artık şiddetin sona ereceğine umudunun kalmadığını gösteriyor.


‘Kadınların şiddetin son bulacağından umutsuz’


Şiddete maruz kalan kadınların çoğunun ilk olarak sığınma evine başvuruda bulunduğuna dikkat çeken Eda, “Kadınların yüzde 96’sı sığınma evine başvuruda bulunurken sadece yüzde 63’ü polise şikayette bulunmuş ve bu orana rağmen yüzde 53’ü darp raporu almıştır. Bu durum şiddet uygulayanı şikayet ettiğinde başına geleceklerden duyulan korku ve aynı zamanda değişebileceğine dair umudunun olmadığını gösteriyor” şeklinde konuştu. Eda son olarak başvuruda bulunan kadınlara yönelik kurum olarak verdikleri desteklerin bilgisini vererek, “Kardelen Kadın Evi’ne başvuruda bulunan kadınların yüzde 49’una hukuki, yüzde 30,6’sına psikiyatrik, yüzde 100’üne psikolojik ve yüzde 100’üne sağlık desteği verdik” dedi.


 


(dc-ny/zd)