EHB: Yeliz ve Şirin çatışmanın ardından yaralı infaz edildi
15:02
JINHA
İSTANBUL - Katledilen Yeliz Erbay ve Şirin Öter'in yaşamını yitirmelerine ilişkin incelemelerde bulunan EHB avukatları, kadınların vücutlarında çok sayıda darp izi ve morluklar gözlemlendiğini ve karşılıklı bir çatışma yaşandığını aktararak, şiddetlenen çatışmada kadınların yaralı ele geçtiği ve bu esnada yakın mesafeden ateş açılmak suretiyle infaz edildiklerinin baskın olduğunu ifade etti.
Dün sabah saatlerinde Gaziosmanpaşa'da infaz edilen Yeliz Erbay ve Şirin Öter'in yaşamını yitirmelerine ilişkin Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) ön tespitlerini hazırladı. Büro tarafından soruşturma sürecinde ve ATK'de işlemlerin takip edildiği belirtilen açıklamada, olay yerinde inceleme yapma ve görgü tanıklarının bilgisine başvurma, Adli Tıp otopsi ve kimlik tespit işlemlerinin takibi ile cenazelerin alımı işlemleri gerçekleştirildiği kaydedildi.
EHB, yaptığı inceleme ve katılmış oldukları adli işlemlerden hareketle olay hakkında edinmiş oldukları bilgileri şu şekilde sıraladı:
I. Olayla ilgili soruşturma Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2015/40530 sayılı dosya üzerinden yürütülmektedir. Soruşturma işlemlerinin takibi için tarafımızca Gaziosmanpaşa Adliyesi'ne gidilmiş ve soruşturmayı yürüten savcı Mustafa Kemal Gül ile görüşme talebinde bulunulmuştur. Savcı konu hakkında görüşme talebimizi reddetmiş, dosyayı inceleme yönündeki istemimiz ise dosyada bulunan gizlilik kararı nedeniyle karşılanmamıştır. Tespitimiz üzerine Savcılık görüşmesi için beklediğimiz esnada gizlilik kararı talebinde bulunulmuş, karar talebi hakkında bilgi almak için Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Hakimliği'ne gittiğimizde ise "kararın yeni yazıldığı ve henüz imzadan çıkmadığı" tarafımıza bildirilmiştir. Bu sebeple var olduğu söylenen gizlilik kararı tarafımıza verilmemiştir. Savcılık makamından edinmiş olduğumuz tek bilgi, olay yerinde Nöbetçi savcı tarafından inceleme yapıldığıdır.
II. Savcılık görüşmesinin ardından olay yerine gidilip, operasyonun yapıldığı sokakta yaşayanlar ve apartman sakinleri ile görüşmeler yapılmış, binaya girip, daire içinde inceleme yapmamız ise olay yeri inceleme bitmiş ve güvenlik şeridi kaldırılmış olduğu halde mümkün olmamıştır. Yapmış olduğumuz inceleme ve tanık beyanlarından çıkan sonuçlar şöyledir;
*Polis baskının yapılacağı apartmanın bulunduğu sokağı gece saat 01.30 itibariyle bütünüyle kapatmıştır. Görgü tanıklarına göre bölgeye çok sayıda polis ve özel harekât ekibi sevk edilmiştir.
*Baskının yapıldığı ev apartmanın 2. Katındadır. Daireye polis ekipleri tarafından herhangi bir uyarı ve çağrı yapılmaksızın dışarıdan ateş açılmıştır. Dairenin balkon kapısının dış kısmında kurşun izleri görülmüştür. Polisin binaya ateş açtığı ana ilişkin olarak elimizde aynı anda sokakta bulunan görgü tanıklarının ifadeleri ve görüntü kayıtları bulunmaktadır.
*Açılan ilk ateşin devamında polis ekipleri bina içerisine girmiş, apartmandaki diğer dairelerin önlerine ekipler konularak, içeride bulunanların dışarı çıkmaları engellenmiştir.
*Apartman sakinleri yarım saat-40 dakika kadar sürdüğünü düşündükleri bu olay esnasında sürekli olarak silah sesleri duyduklarını ifade etmektedir.
*Görgü tanıkları dairenin kapısına polis tarafından ateş açıldığını, kapıda çok sayıda mermi izi bulunduğunu; yine daire içerisinde sayısına dair bir tahmin yürütemeyecekleri kadar çok mermi ve kurşun izi bulunduğunu ifade etmektedirler.
*İçeride bulunan 2 kadın devrimcinin saldırıya direndikleri ve polislerle karşılıklı çatışma yaşandığı tanıkların ifadeleri ile sabittir. Kadın devrimciler, polisin binaya dışarıdan müdahalesinde ve daire içerisine girişinde silahla karşılık vermiştir. Saldırı anında apartmanda bulunanların görgüsüne göre bu esnada yaralanan ve bina dışına taşınan polisler olmuştur. Çevrede bulunan görgü tanıkları 4 polis memurunun ambulansla taşındığı bilgisini paylaşmaktadır.
*Olayla ilgili bilgisine başvurduğumuz tüm görgü tanıkları 'kimseye konuşmamaları' yönünde polis tarafından tehdit edildiklerini ifade etmiş ve ayrıntılı beyanda bulunmaktan kaçınmıştır.
III. 2 kadın devrimcinin kimlik tespiti ve otopsi işlemleri İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda yapılmıştır. Bu konudaki tespitlerimiz şöyledir;
*Otopsi ve kimlik tespit işlemleri için Yeliz Erbay'ın kardeşi Şerife Erbay, Şirin Öter'in abisi Medet Öter ile kurum önünde hazır bulunmamıza ve otopsiye katılmak istediğimizi beyan etmiş olmamıza rağmen, otopsi yokluğumuzda yapılmıştır.
*Otopsinin ardından kimlik tespiti için kuruma alındığımız sırada cenazeler tarafımızca, vücudun baş, boyun ve omuz bölgesini görecek biçimde incelenmiştir. Maktuller de kafa bölgesinde mermi giriş, çıkışları, buna bağlı olarak oluşan kırıklar ve morluklar ve kafatasında dağılma gözlemlenmiş, yine kadın devrimcilerin vücudunda çok sayıda darp izi ve morluklar gözlemlenmiştir.
*Ön otopsi raporu tarafımızca incelenmiş, fakat dosyada bulunan gizlilik kararı sebebiyle tarafımıza verilmemiştir. Ön otopsi raporuna göre durum şöyledir;
Yeliz Erbay; Kafa bölgesinde sağ şakaktan yakın mesafeden 5 mermi giriş-çıkışı, buna bağlı olarak kafatasında kırıklar ve elmacık kemiklerinde parçalı kırık,
Şirin Öter; Kafa bölgesinde sol şakaktan ve yakın mesafeden bir adet mermi giriş-çıkışı, göğüs bölgesinde 6 adet mermi giriş çıkışı, karın bölgesinde 1 adet mermi giriş çıkışı, vajinada 2 adet mermi giriş-çıkışı.
*Otopsi raporu "ateşli yaralanmaya bağlı olarak oluşan iç kanama sonucu ölüm" demektedir.
Olaya dair yaptıkları incelemeler, maktullere dair görgüye dayalı bilgimiz ve ön otopsi raporu bulgularına göre değerlendirmelerinde ise, 2 kadın devrimcinin herhangi bir uyarı yapılmaksızın ve kamunun genel güvenliğini de tehlikeye sokacak biçimde ateş açılarak başlayan polis saldırısına direndikleri ve karşılık verdikleri; Polisin binaya girişinde başlayan ve daireye girişinde, içeride bulunduğu esnada şiddetlenen çatışmada kadın devrimcilerin yaralı ele geçtiği ve bu esnada yakın mesafeden ateş açılmak suretiyle infaz edildikleri yönündedir.
(ödk/dk)
