Adını tarihe kazıyan direnişçi Kürt kadınları… DOSYA (2)

08:46

 


Mekiye Görenç-Rohat Emekçi/JINHA


Yönetim alanlarında Kürt kadınları ve önemli başarıları


HABER MERKEZİ –Tarih sahnesinde büyük zaferler ve kahramanlıklar elde eden Kürt kadınları yönetim alanında da büyük başarılara imza atmıştır. Direnişin sembolü Deyfe Xatun, Kürt Amazonu Kara Fatma, ilk diplomat Adile Hanım, adına şiirler yazılan Hanzat Hanım, İran Şahı’na karşı orduya öncülük eden kadın Lider Qedem Xer ve Fatma, Perihan, Şemse, Nehrili, Meryem, Fasla ve daha niceleri… Bu örneklerin hepsi de bize şu gerçeği açık bir şekilde yansıtıyor. Kürt kadını geçmişte olduğu gibi, bugün  de Kürt ulusal mücadelesinde, toplumsal özgürlüğün sağlanması için ciddi bir emek ve çabası var. Kürt kadınları aynı zamanda geleceğini geçmişiyle bütünleştirecektir.


Kürt toplumunda yönetim bazında erkek önde gelse de keskin sınırlar olmamakla birlikte, oluşabilecek herhangi bir boşluk anında Kürt kadını, hemen otorite oluşturabilir ve o an işleyişin başına geçer. Tarihte Kürt kadının bu konuda ortaya koyduğu takdire şayan birçok pratik bulabiliriz. Bunlardan biri Deyfe Xatun… Selehattin-i Eyyubi’nin yeğenidir. Hicri 1186 yılında Halep Kalesi’nde dünyaya gelir. 25 yaşında Eyyubi Hanedanı Elmelik Elzahêr’in oğlu ile evlenir. Eşi yönetimde olduğu sırada vefat edince, oğlu çok küçük olduğu için yönetime geçer ve oğlu 17 yaşına gelene kadar hanedanlığı o yönetir. Oğlu 1236 yılında 24 yaşında vefat eder. Yönetime II. Selahattin lakabını taşıyan diğer oğlu geçer. O da vefat edince torunu 7 yaşında olduğu için Deyfe, 50 yaşında yönetime tekrar geçer. Halep ve etrafını 6 yıl boyunca yönetir. Yönetimi sırasında Hama, Tunus, Şam, Kürdistan yöneticileriyle görüşür. Selçuklularla görüşür. Haçlı ve Moğol saldırılarına karşı yardım ister. Saldırılar esnasında cesur bir tavır ortaya koyar.

Direnişin sembolü: Deyfe Xatun


Hicri 1219’da Moğollar, Cengiz Han başkanlığında Buhara ve Semerkant’a kanlı bir şekilde saldırırlar. Görülmeyen, duyulmayan katliamlar düzenlerler. Müslüman şehirleri, camileri, okulları talan ederler. Kitapları, âlimleriyle birlikte yakalarlar. Vahşice bir talan görülür. Bunun karşısında birçok yönetici korkarken, Deyfe, böyle bir süreçte onlardan korkmamış, baş eğmemiştir. 1226 yılında Cengiz Han ölür. Ama 4 yıl sonra Saruhan, Kişlohan ve Berdihan ve Xuwarizma saldırılar düzenlenir. Selçuklulara sıra gelir. Fırat kıyılarına kadar yaklaşırlar. Cihber Kalesi’ne saldırarak halkı korkuturlar. Deyfe, ordusunun bir kısmı Cihber Kalesi’ni, bir kısmı Şirez ve Harim kalelerini savunmaya gider. Bu savunma sonucu Moğollar, Halebe yönelirler. Deyfe, bu saldırılar karşısında halkına birlik olup kendilerini korumalarını ister. Bir araya gelen halk, kalede savunma yapar. Moğollar, defalarca Halebe, Eyyübi Hanedanlığı’na saldırırlar. Her defasında Deyfe, askerleriyle büyük bir direniş ortaya koyar ve Moğollarıpüskürtür.


Sühabuttin’in darbe planı

Sühabuttin Eyyübi, Deyfe’yi çekemez ve yönetime kendisi geçmek ister. Ama buna tek başına cesaret edemediği için Şam Padişahı Elmelik Eleşrefe gider ancak talebi reddedilir. Deyfe, bunu duyunca ihanet etmek isteyen adamın karşısına askerlerini çıkarır ve bütün malını elinden alır. Onu ve yandaşlarını Halep Kalesi’nde hapseder. Moğol saldırılarından sonra tarih sahnesine tekrar Haçlılar çıkar. Moğolları aratmayacak baskıları halka, uygulamaya başlarlar. Deyfe, Haçlılarla da savaşır. Askerleriyle büyük bir direniş ortaya koyar. Yönetim alanında büyük zaferler, kahramanlıklar ortaya koyan Deyfe, medrese alanında da birçok çalışma ortaya koymuştur. Halep’te Firdevs Medresesi’ni yaptırır. 1236 senesinde burayı tekke ve türbe yapar. Çok sayıda Kuran okuyanların, sofilerin ve fakihlerin burada barınmasını sağlar. Deyfe, Hicri Takvimi’ne göre 1242 yılında 59 yaşında, hastalığından kaynaklı vefat eder.

Kürt Amazonu: Kara Fatma

Kara Fatma (Fata Reş) önde gelen Kürt kadınları arasında en tanınanlarından biri olup, cesaretiyle, yiğitliğiyle, otoritesiyle ve duruşu ile birçok dergi ve gazeteye konu olmuş, herkes tarafından övgüyle methedilmiştir. Kürt kadın tarihinde önemli bir yer tutan Fata Reş, Toroslarda bulunan Revandiz'de yaşayan Maraşlı aşiret reisi olup, l9. Yüzyıl ortalarında Kırım Savaşı dolayısıyla 300 süvarinin başında İstanbul'a gidip Sarayla görüşmeler yapmış ve Ruslara karşısavaşmaya hazır olduklarını belirtmiştir.
Ortaya koyduğu cesareti ve kahramanlığından dolayı 1853-1856 yılları arasında katıldığı Osmanlı - Rus savaşlarından dolayı “Kürd Mücahidi” olarak bilinmesine rağmen İttihat ve Terakki yönetimiyle birlikte bir Türk kadın kahramanı olarak sunulmaya çalışılmıştır. Hatta 1956 yılında hayatı da filme çekilen Kara Fatma’nın Türk milli mücadelesinin önemli bir yüzü olduğu savunulmuştur. Oysa onun bir Kürt kadını olduğu aşikâr olup, dönemin Avrupa gazetelerinde dahi“Kürt Prensesi”, “Kürdistanlı Kara Fatma” ve “Kürt Amazonu” olarak tanıtılarak dünya kamuoyunda başarısı konuşulmuştur. 1800’lü yılların sonunda vefat etmiştir.


İlk diplomat ve ödül alan en iyi yönetici: Adile Hanım


Adile Hanım, Erdelan doğumlu olup orda büyümüştür. Memur olan babasının Tahran’a atanmasıyla yaşamını orda devam ettirir. H.1313 (M.1859) yılında Kaf Aşireti’nin reisi Muhammed Paşa’nın oğlu Osman Bey ile evlenerek Halepçe’ye yerleşir. Çok zeki olan Adile Hanım, kayınpederinin ve eşinin yönetimde oldukları süreçte dahi aşiretin idaresinde büyük rol oynamıştır. 1909 yılında eşinin vefatından dolayı, aşiretin yönetimine kendisi geçmiştir. Birçok defa meclislere katılmıştır. Yabancı diplomatlarla görüşmeler yapmış, gazetelere mülakatlar vermiştir. Her yerde medeni cesaretiyle ön plana çıkmıştır. Adile Hanım, Halepçe’yi tek başına 15 yıl boyunca yönetmiştir. Yönetimde olduğu sıralarda Halepçe’de yaşam koşulları düzelmiş, kültürel seviyesinde ilerlemeler kat edilmiş, ekonomide ilerlemeler yaşanmıştır. İngiliz yönetimi döneminde aşiret idaresini en iyişekilde yerine getirdiği için, İngiliz yönetimi tarafından kendisine madalya verilerek, takdir edilmiştir. Adile Hanım, 1924 yılında 65 yaşında vefat etmiştir ve kabri Halepçe yakınlarında Ebu Ubeyde mezarlığındadır.


Erkeğin öncü olarak görüldüğü Ezîdîler’de kadın yönetimi


Mayan Xatun, Ezîdî inancına mensup olan bir kadındır. Ezîdî inancına göre, konum itibariyle erkek öncüdür. Ve daha yüksek bir kişiliğe sahipken zamanında Mayan Hatun Ezîdîlere rehberlik, hatta mirlik yapmıştır. Mayan Hatun 1874’te doğmuştur. Babası Mir Evdi Bey’dir. 15 yaşanda Mir Ali Bey’le evlenmiştir. Eşi Evdi, bilinmeyen bir sebepten dolayı öldürülür. Oğlu Sait Bey henüz çok küçük olduğu için yönetime geçemez. Mayan Hatun’un kardeşi yönetime geçmek ister. Ama Mayan Hatun buna izin vermeyip oğlunun vekâletini alır ve o büyüyene kadar yönetimi üstlenir. Sait Bey eğitimini Beyrut’ta Tıp Fakültesi’nde bitirir. Mayan Hanım, Sait Bey’i kardeşinin kızıyla 1933’te evlendirir. Yönetimi Sait Bey’e bırakır. Sait Bey bir süre yönetimde kaldıktan sonra eşi Vansa Hanım’ın kardeşi olan Yezidxan’la aralarında anlaşmazsızlıklar çıkar. Sait Bey, Yezidxan’ın öldürülmesi kararınıverir. Kardeşinin öldürülmesinden dolayı Vansa Hanım, Sait Bey’i yaralar ve kaçarak Halep’te bulunan bir Ezîdî aşiretine katılır. Bir süre sonra Sait Bey 1944’te vefat eder. Yönetime yeni bir mirin atanması gerekir. Sait Bey’in Tahsin adında bir çocuğu vardır. Ama o da çok küçük olduğu için Tahsin Bey’in de vekâletini alarak tekrar yönetime geçer. Mayan Hanım hem bölgenin hem de bazı Ezîdî aşiretlerinin yönetimini üstlenir. Mayan Hanım 31 Haziran 1957’de 83 yaşında vefat eder.


Adına şiirler yazılan Hanzat Hanım


Hanzat Hanım, Soran Emirliği’nin Mirlerinden olan Mir Süleyman bin Şekeli Bey’in eşi Hanzat Hanım, Hicri Takvimi’ne göre 12. yüzyılda yaşamıştır. Hanzade Sultan olarak da bilinir. Mir Süleyman, Soran Emirliği’nin merkezini Divinkala’dan Harir’e taşır. Babanların saldırılarından korunmak için Harir’e taşımasıyla birlikte rivayetlere göre Bağdat yönetimiyle idari nedenlerden kaynaklı ihtilafa düşer. Bunu gidermek için Bağdat’a gider ve orada tutuklanır. Durumu öğrenen Hanzat Hanım, emirliğin işlerini üstlenerek en iyi şekilde idare etmeye çalışır. Soran ve Harir çevresini yönetir. Emirliği sırasında birçok cami ve kaleler inşa eder. Emniyet ve asayişi en iyi şekilde sağlar. Hanzat Hanım için çok sayıdaşiir yazılmıştır. Leşkeri Kasidesi onun için yazılmış ve bu günlere kadar gelmiştir. Bir diğer örnek ise, zamanında tüm gayretini iyilik ve hayır yönünde harcayan değerli şahsiyetlerden Sittu Şam yer alır. Asıl adı Zümrüt Hatun’dur. Lakabı ise İsmetuddin’dir. Daha sonra halk arasında Sittu Şam olarak anılır. Saltanatı elinde bulundurmasıyla beraber halkına büyük hizmetleri olan Sittu Şam’ın tarihi kaynaklarda kurduğu iki medreseden de bahsedilir.

İran Şahı’na karşı orduya öncülük eden kadın Lider: Qedem Xer


Devlet yönetimde bulunan bir diğer şahsiyette Qedem Xêr Hanım’dır. Kürdistan’ın doğusunda bulunan Loristan’da kardeşinin yerini alır ve İran Şahı’na karşı yürütülen özgürlük mücadelesinde orduya önderlik eder. İlk etapta büyük bir direnişortaya koyup başarı elde eder. Ama sonra İran Şahı Ömer Şikak’ın da yardımınıalarak Qedem Xêr’e, saldırır. Qedem Xêr, uzun süre mücadele etse de bu güce karşı koyamaz ve esir düşer. Üç yıl zindanda kalır. Zindanda olduğu sırada hastalanır ve vefat eder.
Becerikli, zeki ve iyi bir politikacı olan Gaziye Hatun, eşinin vefatında sonra oğlunun vesayetini alarak, devleti çok iyi bir şekilde yönetmiştir. Şah Hatun, Bitlis hükümdarı Emir Şemseddin’in vefatından sonra oğlu İbrahim’in de henüz küçük yaşta olması nedeniyle hükümdarlığın başına geçer. Uzun süre hükümdarlığını sürdürür. Safiye (Deyfiye) Hatun, Halep aşiretine mensup olan Safiye Hatun, dedesi el-Melik Aziz Muhammed’in ölümünden sonra Halep hükümdarlığına geçmiş ve altı ay boyunca ülkeyi idare etmiştir.


Fatma, Perihan, Şemse, Nehrili, Meryem, Fasla ve daha niceleri…


Fatma Han, Revanduz yakınlarında yaşamıştır. Eşinin ölümünden sonra 8 köyden oluşan bir grubu yönetmiştir. Hükümetle ilgili tüm işleri Fatma Han halleder ve parlamento seçimlerinde, köy halkı onu kendileri için oy vermek üzere vekil olarak görevlendirirler. Pişder bölgesinde halkın anısına hâla büyük sevgi beslediği ünlü iki Kürt yönetici kadın yaşamıştır. Bunlar, eşlerinin vefat etmesiyle aşiretin yönetimini üstlenmişlerdir. Bu değerli şahsiyetler Kafuruşi aşiretinden Fizhdarlı Mama Pura Halime ve Şivan aşiretinden Qaha Nerkiz’dir. Ayrıca bu kadınlar, yıllarca Osmanlı egemenliğine karşı mücadele etmişlerdir. Osmanlı'ya karşı savaşan kadınlar arasında Milan aşiret lideri Mama Perşeng de bulunmaktadır. Kürt aşiretlerinde reislik yapmış olan ama hayatları hakkında pek fazla bilgi bulunmayıp sadece isimlerini ifade edebileceğimiz yönetici Kürt kadınları da bulunmaktadır. Bunlardan bir kaçı şunlardır: Perihan Hanım, Şemse Hanım, Nehrili Meryem Hanım ve Fasla Hanım…

Yarın: Kürt tarihinin kadife sesli kadınları


(re/mg)