Adını tarihe kazıyan direnişçi Kürt kadınları… DOSYA (3)
10:16
Mekiye Görenç-Rohat Emekçi/JINHA
Kültür, sanat ve edebiyat alanında Kürt kadınları
HABER MERKEZİ – 5 bin yıllık erkek egemen zihniyet, kadının kurduğu demokratik, ekolojik, kültür mirasını elde ederek ‘egemen’ olmuştur aslında… Yaşamın her alanında “egemenliğini” sürdüren erkek, kültür alanında da toplumun kadına yönelik kapalılığından istifade ederek müziği, şiiri, romanı, kalemi yasaklamış, ayıplamıştır. Fakat kadın, erkek egemenliği karşısında kültür alanında da direnerek, kendisini var etmiştir. Kürt kadınları, dünya kadınlarına kültür, sanat ve edebiyat alanında da öncülük etmiştir. İlk plak çıkaran Meryem Xan gibi, Kürt sanatının ‘Taç’sız kraliçesi Ayşe Şan gibi, Kürtlerin ilk bale sanatçısı Leyla Bedirxan gibi… Sanatı mücadele ve direnişle süsleyen Delilalar, Saryalar, Mizginler gibi…
Kürt kadınlarının edebiyat, sanat ve ilim alanında da önemli etkinlikleri olmuştur. Kürt kadınları, tarih süreci içerisinde duygu ve düşüncelerini sanatsal açıdan ifade etme yoluna gitmiştir. Sanatı, kadının duygu dünyası ve toplumsal alandaki yeriyle birlikte ele almak gerekir. Kürt kadınının sanat alanındaki yeteneklerinin günlük yaşamda birçok imgelere, motiflere tercümanlık ettiğini görebiliriz. Kürt kadını, günlük yaşamında sözleriyle, yaşantısıyla, kültürüyle birçok sanatsal zenginliğe imza atmıştır. Bunu çocuğunu büyütürken söylediği ninnide, sevdiklerini yitirdiğinde yaktığı ağıtta görmek mümkündür. Ayrılığı, özlemi, acıyı, sevinci, sevgiyi, öfkeyi söylediği şarkılarda ve ortaya koyduğu her eserde görmek mümkündür. Sanatsal alanda bu denli etkili olan kadın edebiyat alanında da birçok başarılara imza atmıştır.
Tarihte ilk plak çıkaran kadın sanatçı: Meryem Xan
Tarihte önemli bir yere sahip olan Meryem Xan, 1904 yılında Şırnak Dargule Köyü’nde dünyaya gelir. Birinci Dünya Savaşı’nı, Ermeni katliamlarını ve Kürt isyanlarını ve göçlerini görmüş bir kadındır. Ve kendi isyanını da gerçekleştirmiştir. Kendi de göç ile birlikte Güneybatı Kürdistan’a gitmiş ve o dönem Suriye’de bulunan Kürt entelektüelleriyle tanışmıştır. Bedirxan ailesinden biri ile evlenmesi şarkı söylemesini zorlaştıran bir dönemin başlangıcı olur. Eşi ona kılam söylemeyi yasaklar ancak Meryem Xan bunu kabul etmez ve eşinden boşanır. Bunun üzerine Bağdat Radyosu’na gider. Bağdat’a ulaşıp sesini kaydetmek için çeşitli zorluklarla mücadele eden Meryem Xan ilk plağını çıkarır ve Kürtçe şarkıları kaydeden ilk kadın şarkıcı olarak bilinir. Biz bugün onu bu sayede tanıyoruz. Ayrıca Suriye’de de bir dönem yaşamış olan Meryem Xan’ın Hawar Dergisi’nde derlemeleri yayımlanmıştır. Bu denemeler üzerinden Meryem Xan, feodal sisteme ve feodal aydına karşı tek başına bir muhalefet üretmiştir. Tarihi kaynaklara göre Meryem Xan’ın radyoda seslendirmiş olduğu stran sayısının 200 olduğu söylenir.
Kürt sanatının ‘Taç’sız kraliçesi: Ayşe Şan
Bir dönem Kürtçe müziğinin efsanevi kadın seslerinden biri olan Ayşe Şan, 1970’li yıllarda Kürtçe şarkı söylemenin yasaklı olduğu dönemlerde elden ele dolaşan kasetlerde veya Bağdat radyosundan Eyşe Şan’ın yanık ve tatlı sesinden Kürtçe ezgileri dinlemişizdir. Sesiyle Kürdistan’ın dört bir yanına ulaşan Kürt sanatçılarının başında gelen Ayşe Şan önemli bir şahsiyettir. 1938 yılında Diyarbakır’da dünyaya gelir. Babası ünlü bir dengbêj olduğu için o da küçük yaşta müzikle tanışır. Eyşe Şan, yasaklı bir halkın yasaklı diliyle yasaklı şarkılarını söyleme cesaretini sergileyerek, kendi yaşamını halkının kültürel değerlerini yaşatmaya ve sanatına adayarak ölümsüzleştiren Kürt sanatının “Taç”sız kraliçesiydi.
Kürtlerin ilk bale sanatçısı: Leyla Bedirxan
Kürt prensesi diye tanınan Leyla Bedirxan, 1908’de İstanbul’da doğdu. Yahudi bir anne olan Henriette Hornik ile Bedirxan ailesinden bir bey olan Abdurrezak Bedirxan’ın kızı Leyla Bedirxan, ailesiyle zorunlu bir sürgünden sonra Mısır’a göç eder. Çocukluğunu Mısır’da geçiren Leyla Bedirxan, babasının ölümü üzerine annesi Henriette Hornik ile birlikte Viyana’da yaşamaya başlar. Viyana’da ilk dans eğitimini alan Leyla Bedirxan, ilk kez Viyana Operası’nda sahneye çıkar. Leyla, Fransa’da kalabilmek için uzun süre birlikte yaşadığı Henri Touache ile evlenir. Leyla kimliği ile varolan bir kadın. Sanatçı ruhundan olsa gerek, hem kendine güvenir hem de kadın kimliğine. Ayrıca da ait olduğu kimliğini hiçbir zaman inkar etmez. Her yerde hiç çekinmeden ve büyük bir gururla, Kürt olduğunu vurgular. “Arap” olarak ifade edildiği her yerde muhakkak “Kürt” olarak düzeltmekten vazgeçmez. Fakat her nedense Kürtler Leyla Bedirxan’a hak ettiği değeri vermezler. Kürt erkekleri sanatıyla ve bir Kürt olarak 1925’ten itibaren Avrupa’ya damgasını vuran Leyla Bedirxan’ı görmezlikten gelirler. Almanya, Avusturya ve İsviçre’de bale eğimini gören ve 1925 yılından itibaren sahneye çıkan “sanatçı” bir Kürt kadınıdır Leyla Bedirxan...
Kürtlerin yaşamını ezgileriyle buluşturan Newrin Şervan
Zorlu bir yaşamın sanatçısı olan Nevrin Şerwan Kürt kadın şahsiyetleri arasında yerini alır. Yurtsever bir aileden gelen Kürt sanatçı Nevrin Şerwan, 1928 yılında Şırnak’ta doğar. 1932 yılında ailesi ile birlikte Güney Kürdistan’a göç eder. Bağdat radyosunun Kürtçe bölümünde 1944 yılında çalışmaya başlayan Nevrin, burada ünlü birçok sanatçı ile tanışır. Halk ezgilerini seslendiren sanatçı, şarkılarda Kürtlerin yaşamını, Kürdistan doğasını dile getirir. Radyoda çalıştığı sırada 500 stran toplar. 1947 yılında radyodan emekli olmasına rağmen, sanat çalışmalarını sürdürür.
Kürt kadınlarının edebiyat alanındaki önemli başarıları
Kürt kadını, edebiyat alanında da güzel çalışmalarda bulunmuştur. Birçok dilde eserler ortaya koymuş, şiirler, divanlar ve kitaplar yazmışlardır. İran’daki eyalette ilim ve edebiyat alanında ün sahibi olan Şeref Hanım, 20 bin beyitlik şiir divanı yazmıştır. Bu divanındaki bir şiirinde eşi Hüsrev Han’a yönelik bir gazel de yer almaktadır. Ancak bu divan, iç savaş nedeniyle kaybolmuştur. Daha sonra Doğu Kürdistan’ın Maarif Başkanı, bu divandaki yaklaşık iki bin gazeli toplamıştır. Bu divan, “Divan-ı Mah Şeref Hanım Kürdistanı” adıyla Tahran’daki Şurevi Matbaası’nda basıldı. Mah Şeref Hanım’ın “Tarihi Kürdistan” adlı ayrı bir eseri daha vardır. Bu eser, Erdelan idaresinin kuruluşundan yıkılışına kadar olan tarihi bilgileri içeriyor.
Kürtlerin edebiyatçı kadınları: Hayran, Sırriye ve Ayşe
Hayran (Miran) Hanım Kafkasya bölgesinin Nahçıvan şehrinde doğmuştur. Lahican’ın Urmiye (Razaiye) şehrinde yaşamıştır. Birçok Farsça şiir yazmıştır. Diyarbakırlı Sırriye Hanım,
meşhur şairlerden olup Türkçe-Farsça yazılmış manzumesi vardır. Teymurlu Ayşe İsmet, uzman olan hocalardan, Arapça, Farsça ve Türkçe dilleriyle ilim ve edebiyat öğrenmiştir. Zamanın büyük yazarlarından ve şark dillerinde uzman olan babasından eğitim alır. Babası daha çok Firdevs’in “Şahnamesi”nden ve Celaleddin Rumi’nin “Mesnevi” kitabından dersler verir. Babasının bunlardan ders vermesi ise, ilmi seviyesindeki yüksekliğini ve memleketi olan Musul’un doğusundaki Kürt dağlarında İslam kültürünün zenginliğini gösterir. Ayşe İsmet, ilk şiirlerini Fars dilinde söylediğini ve yazdığını söyler.
Kürt kadınlarından önemli mimari yapılar
İslam tarihi boyunca Kürt kadınları, insanlığa birçok şey sunmuşlardır. Özellikle ilim ve Kuran öğrenimine çok önem vermişlerdir. Aynı şekilde İslami ilimler için büyük medreseler yaptırmışlar ve bu medreselerden değerli âlimlerin yetiştirilmesi hususunda önemli katkıları olmuştur. Kürt kadınları gerek Eyyubiler döneminde gerekse de Kürt Emirlikleri döneminde, bununla beraber her çağda ve zamanda göstermiş oldukları ferdi çabalarla İslam medeniyetine güzel hizmetlerde bulunmuşlardır. Şam Berani (Hüsami) Medresesi’ni Medreseyi Sittu Şam Hanım yaptırır. Zamanın en büyük medreselerindendir. Çok sayıda vakfa sahip olan bu medrese, birçok talebe barındırmış ve aynı zamanda birçok âlim de yetiştirmiştir. Şam Civani Medresesi, önceleri Sittu Şam’ın evi olan bu yer, daha sonra medreseye çevrilir. Zümrüt Hanım Mescidi Zümrüt Hatun El-Kebir”i inşa ettirmiştir. Bunun yanı sıra çok sayıda okul ve cami de yaptırmıştır. Yine Şam’ın Zahir bölgesindeki medreseyi bizzat kendisi inşa etmiştir.
Kürt kadınlarının İlme yönelik çabaları
Fahrünnisa Şühde Dinoriye, birçok kimseden hadis duymuştur ve zamanın ehline kaynaklık etmiştir. Kendisi âlim sayılır. Aynı zamanda en güzel hat yazan odur. Hattının güzel olmasından dolayı “Kâtibe” veya “Sittu Kâtibe” diye anılırdı. Fatma Milyeeldîn, Süleymaniye’de 1926 yılında El-Zehra adında bir kadın okulu açmıştır. Kendisi de bu okulda öğretmenlik yaparak 25 yaşının üzerinde olan birçok kadının ilerleyen yaşlarına rağmen öğrenim görmesini sağlamıştır. Bu okula, zengin-fakir, sınıf gözetmeksizin birçok kadın alınmıştır. Ünlü bir hadisçi olan Esma da Ahmed bin İdris El-Hamevi ve Fadıl Ramazan’ın yanında eğitim görmüştür. Emetullah, Hicri 9. yüzyılda salih âlimler arasında yer alır. “El Zaullami” adlı eserin icazetini veren Emetullah, 60 yaşında vefat etmiştir. Ummu Muhammed, ünlü hadis rivayetçileri arasında yer alır. Zamanının birçok âlimi Ummu Muhammedi dinleyip, kendisinden hadis öğrenmişlerdir. Cuveriye, ünlü bir hadisçidir. Birçok kişiden ilim tahsil etmiştir. Ünlü yazarlardan olan Şöhret El-Dineweriye, Bağdat’ta doğup büyümüştür. Sayısız birçok âlimden ders almıştır. Fahrunnisa adıyla da anılır. Şöhret El-Dineweriye, başarısıyla bazı âlimlerin ve yazarların eserlerine konu olmuş, kendisinden övgüyle söz edilmiştir. Eyyubi Hanedanından olan Nesibe Hatun, zamanın ünlü hadisçileri arasında yer alır.
BİTTİ…
(re/mg)

