Duyurulur: Bir kadın öldürülme tehlikesi altında!
10:30
JINHA
WAN- Türkiye’de kadınlar en yakınlarındaki erkekler tarafından ölüm tehditleri alıyor ve her gün 5 kadın ise gözlerimizin önünde katlediliyor. O kadınlardan biri olan Nesibe Işık Kaval, 23 Ocak’ta boşanma davası olduğunu ve eşi tarafından ölüm tehditleri aldığına dikkat çekerek, “Benim ricam, ben öldükten sonra değil, ölmeden bir şeyler yapacaklarsa yapsınlar. Çünkü benim çocuklarım annesiz kaldıktan sonra adım bir yerlere yazılmış yazılmamış benim için önemli değil” dedi.
Yaşadığımız bu coğrafyada, her gün 5 kadın erkekler tarafından öldürülüyor. Peki kim öldürüyor bu kadınları? Eşleri, babaları, kardeşleri mi? Yoksa, kadınların suç duyurularını önemsizleştiren ve kadınlara koruma emri çıkarmayan savcılar, katillerin gerekçelerini meşru sayıp katillere “haksız tahrik indirimi” uygulayan hakimler ya da “Can güvenliğim yok” diyen kadına, koruma vermeyip katili ile barıştıran devletin güvenlik güçleri mi? Yoksa, “Kocandır döver de sever de deyip “Baba evine ancak kefenle geri gelirsin” diyen aile mi? Ölüm kadını “mutlu yuvasında” yakalarken kadınlar erkekler tarafından öldürülmüyor sadece. Tetiği erkek çekiyor, azmettiren, erkekleri ve kadınları belirlediği toplumsal roller içine hapseden, cinsiyetçi sistem oluyor. Bu kadınlardan sadece biri olan Nesibe Işık Kaval, kocasından yaşadığı şiddeti, boşanma sürecini, üzerindeki toplumsal baskıyı, sesini duyurma çabasını, kısaca bu topraklarda kadın olmayı anlattı.
‘Aşiret korkusundan kimse şahit olmuyor’
Nesibe, 19 yıllık evliliği boyunca yaşadığı sorunları dışarıya yansıtmamak için büyük mücadeleler verdiğini belirterek, yaşadığı sorunların altında tek başına ezildiğini dile getirdi. “Yaşadıklarımı kimseye belli etmedim, utandım, korktum” ifadelerini kullanan Nesibe, yaşadıklarıyla daha fazla tek başına baş edemeyeceğini anlayınca boşanmaya karar verdiğini söyledi. Boşanma sürecinin de problemli olduğunu vurgulayan Nesibe, boşanma talebine aşiretinin tepki gösterdiğini ve boşanmak istediği için “kötü kadın” olarak nitelendiğini ifade etti. Aşiretçilikte “boşanma olmaz” vurgusunu yapan Nesibe, aşiretinin “Ne olursa olsun çekeceksin” baskısını yaparak boşanmaktan vazgeçirmeye çalıştığını aktardı. Herkesin yaşadığı sorunlara şahit olduğunu ancak korkudan sustuğunu dile getiren Nesibe, arkadaşlarının da aşiretten korktuğu için boşanma davasında şahitlik yapmaktan korktuğuna dikkat çekerek, aşiretin, davayı üstlenen avukata bile gittiğinin altını çizdi.
‘Yaşama hakkımı ben ölmeden savunsunlar’
Her iki ailenin de başta kendisine karşı çıktığını ancak şimdi kendi ailesinin destek olduğunu söyleyen Nesibe, “Boşanma kararımdan vazgeçmeyeceğim. Çünkü kendime saygım var” dedi. Yaşadığı coğrafyada yaşayan kadınların kendisini çok iyi anlamaları gerektiğini ancak çok kapı çalmasına rağmen kimsenin yardım etmediğini söyleyen Nesibe, bütün kadın kurumlarına gittiğini, hatta bir vekil ile de görüştüğünü söyleyerek, “Geç olmadan buna bir çare bulun dedim. Ben öldükten sonra benim üzerimden kimse rant yapmasın. Çözüm bulacaklarsa öncesinde bulsunlar. Bir kadın öldürüldükten sonra haklarını savunmasınlar. Çünkü bir anlamı kalmıyor” ifadelerini kullandı.
‘Ölümün nefesi sürekli ensemde!’
Boşanmak istemesiyle bütün şimşekleri üstüne çektiğini vurgulayan Nesibe, “Perşembe günü davasının olduğunu vurgulayarak, sadece kendisi için değil onu destekleyen ailesi için de tedirgin oluğunu belirtti. Nesibe, çevresinin ailesine sık sık baskı yaptığının altını çizerek, “Siz sahiplenmeseydiniz geri gelecekti, sizin yüzünüzden oluyor” dediklerini ve bir anne babayı evladına sahip çıktıkları için suçladıklarını belirtti. Boşanma kararı aldığı günden beri eşinden sık sık tehditler aldığını, dışarıya çıktığı her an nefesini arkasında hissettiğini vurgulayan Nesibe, eşinin her seferinde “Seni öldürürüm, bizi ancak ölüm ayırır” gibi tehditlerde bulunduğuna dikkat çekti.
‘Milyonlarca kadın susarak ölüme yürüyor’
Nesibe, kendisi gibi milyonlarca susan, konuşamayan, tehdit alan kadının olduğunu ifade ederek, geçtiğimiz günlerde bir arkadaşının sorunlarını dile getiremediği için intihar ettiğini kendisinin ise artık susmak istemediğini çünkü, sessizliğin olduğu yerde kötülüğün de olduğunu vurguladı. Devlet tarafından kendisine bir koruma verildiğini belirten Nesibe, kadınların korumalı gezdiği halde öldürüldüğüne işaret ederek, geç olmadan bir çare bulunması gerektiğini, kadınlar öldürüldükten sonra yapılan mitinglerin, yürüyüşlerin bir anlam ifade etmediğini vurguladı. Nesibe, “Benim ricam ben öldükten sonra değil ölmeden bir şeyler yapacaklarsa yapsınlar. Çünkü benim çocuklarım annesiz kaldıktan sonra adım bir yerlere yazılmış yazılmamış benim için önemli değil” şeklinde konuştu.
(hç-ss/ed/mg)

