‘Ölüm Tünelleri’nde yaşam(a) mücadelesi

08:30

 


Mizgin Tabu/JINHA


JINHA


ŞERNEX – Türkiye’nin birçok kentinde bulunan maden ocaklarında yaşanan iş kazalarında birçok insan yaşamını yitirirken, ekonomik nedenlerden dolayı maden ocaklarında çalışmak zorunda kalanlar ise her gün ölümle burun buruna yaşıyor. Şırnak’ta 5 ay önce 3 yurttaşın hayatını kaybettiği göçük nedeniyle açılan soruşturma devam ederken, aileler davalarının takipçisi olacaklarını belirtti. Yaşanan ölümlere rağmen 19 yıldır Şırnak İsmail Şahin Kömür Ocağı’nda çalışan maden işçilerinden Hüseyin Kabul, “İş güvenliğimiz yok her an ölümle karşı karşıyayız. Her an ölümü yaşamak istemiyoruz. Maden ocaklarıyla ilgili gerekli tedbirler alınsın” diyerek, yetkililere çağrıda bulundu.


Zonguldak, Şırnak, Elazığ, Dersim, Bursa, Bingöl, Tokat, Eskişehir, Kastamonu ve Manisa olmak üzere Türkiye’nin birçok kentinde bulunan maden ocaklarında her yıl onlarca işçi yaşamını yitiriyor. Sosyal güvencesiz istihdamın yanı sıra işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı ocaklarda, grizu, göçük ve gaz zehirlenmesi gibi tehlike altında çalışan madenciler, iş kazalarında ya yaşamlarını yitiriyor ya da sakat kalıyor. Ölümlü iş kazaları arasında göçük ve gaz zehirlenmelerinin yanı sıra elektrik çarpması, taş düşmesi gibi vakaların da fazla olduğu gözleniyor. İş kazasının yaşandığı bir maden ocağı da Şırnak’ta bulunuyor. Şırnak merkeze yaklaşık 35 kilometre mesafede bulunan Araköy (Gîron) mevkiinde bulunan ve Geliş Madencilik Şirketi'ne ait olduğu belirtilen kömür ocağında 2 Eylül 2013 tarihinde göçük meydana gelmişti. Meydana gelen göçük sonucu sigortasız olarak çalıştırılan aşçı Hüseyin Dekçi (19), Kepçe Operatör Yardımcısı Süleyman Gökalp (18) ve Kepçe Operatörü Mahmut İçkale hayatını kaybetmişti.


‘Oğlumun acısını yüreğimde taşıyorum’


3 kişinin hayatını kaybettiği göçükle ilgili gözaltına alınan kömür ocağının işletmecisi Yusuf Cengizoğlu, çıkarıldığı mahkemece "İşyeri güvenliği almamak, taksirli ölüme sebebiyet vermek" gerekçesiyle halen tutuklu bulunurken olaydan sonra Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında kömür ocağı kapatılmıştı. Hayatını kaybeden çocukların ailelerinin açtığı dava savcılıkta soruşturma aşamasında ve dava dosyası bilirkişide bulunuyor. Göçükte hayatını kaybeden Kepçe Operatör Yardımcısı Süleyman Gökalp’ın (18) annesi Sedika Gökalp, oğlunun acısını halen yüreğinde taşıdığını söyledi. Oğlu Süleyman’ı çok genç yaşta kaybettiğini ifade eden anne Sedika, “Süleyman lise 4’üncü sınıf öğrencisiydi. Dershaneye gidiyordu. Oğlum sürekli derslerini çalışırdı ve başarılı bir öğrenciydi. Süleyman dışında 2 engeli çocuğum var. Biz Süleyman’ın okumasını çok istiyorduk” dedi.


‘Dershane parası için çalıştığı maden ocağında yaşamını yitirdi’


Oğlu Süleyman’ın en yakın arkadaşı Hüseyin’le birlikte maden ocağında yaşamını yitirdiğini ifade eden anne Sedika, “Süleyman’ın mahalleden Hüseyin diye bir arkadaşı vardı.  Hüseyin, Süleyman’a ‘okul bitince kendimize bir iş buluruz’ demiş. Süleyman’ım okul tatil olunca Hüseyin’le birlikte dershane parasını kazanmak için maden ocağında çalışmaya başladı. Biz maden ocaklarının bu kadar tehlikeli olduğunu bilmiyorduk. Tehlikeli olduğunu bilseydim maden ocağında çalışmasına izin vermezdim. Benim çocuğum kömür ocağında kepçe operatörü yağcısı olarak çalıştığını, Hüseyin’in ise aşçı olarak çalıştığını biliyorduk. Çocuklarımız kömür ocağı içinde çalıştırılmış. Çocuklarımızın hayatları hiçe sayılıyor. Her yıl maden ocaklarında çok sayıda işçi yaşamını yitiriyor. Neden önlem alınmıyor? İnsan hayatı bu kadar ucuz mu? Sonuna kadar davamızın takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.


‘Dünyam başıma yıkıldı’


Meydana gelen göçük sonucu sigortasız olarak çalıştırılan aşçı Hüseyin Dekçi de, en yakın arkadaşı Süleyman ile birlikte hayatını kaybetti. 19 yaşındaki Hüseyin, en yakın arkadaşı Süleyman gibi dershane parası için çalıştığı maden ocağında yaşamını yitirdi. Acılı anne Fatma Dekçi, “Oğlumun kömür ocağında çalıştığını bilseydim kesinlikle izin vermezdim. Oğlumu kömür ocağında çalışması için göndermedim kömür ocağı dışında kurulan yemekhanede yemek yapması için göndermiştim.  Oğlumu belirli bir süreden sonra maden ocağına çalışmaya gönderiyorlar. Oğlum ve orada çalışan 2 arkadaşı ocakta göçük altında kalarak hayatını kaybetti. Oğlum kömür ocağında 4 ay çalıştı. Oğluma bin TL verdiler. Çocuğumun ölüm haberini aldığımızda maden ocaklarına gittik. Yerde 3 ceset vardı bir tanede benim çocuğumdu. Orada dünyam başıma yıkıldı. Ben kör olsaydım da çocuğumu oraya çalışmaya göndermeseydim” diye konuştu.  


Ölüm tünelinde 19 yıl…


 Maden ocaklarında yaşanan iş kazalarına rağmen çalışmak zorunda kalan işçiler, her gün ölümle burun buruna yaşıyor. Bunlardan biri de 34 yaşındaki Hüseyin Kabul… 19 yıldır Şırnak İsmail Şahin Kömür Ocağı’nda çalışan Hüseyin, maden ocağında günlük 12 saat çalıştıklarını dile getirdi. Yaşadıkları zorlukları anlatan Hüseyin, “Burada kömürü çıkartıp el arabalarına koyup daha sonra varillere dolduruyoruz. Yukarıda çalışan arkadaşlarımız halatla varilleri çekip kömürü torbalara koyup hazırlıyorlar. 2 ay önce burada bir ocak çöktü arkadaşlarımız göçük altında kaldı. 35 yaşında bir arkadaşımız göçük altında kalarak hayatını kaybetti. 13 yıl önce de burada 3 işçi göçük nedeniyle hayatlarını kaybetmişti” sözlerini ifade etti.


‘İş güvenliğimiz yok’


Ekonomik geçimlerini sağlamak amacıyla çalıştıklarını kaydeden Hüseyin, “Burada aldığımız aylık maaş bin 250 TL’dir. Bizi ancak idare ediyor. Çok tehlikeli olduğunu bizde biliyoruz ama ne yapalım mecburuz. 6 tane çocuğa bakmak, ailemin ekonomik geçimini sağlamak için çalışmaya mecburum. Çok ağır iş olduğundan kaynaklı bel fıtığı oldum. Şırnak’ta çalışacağımız iş olanakları yaratılmadığından kaynaklı sanki bizi bu işi yapmaya mahkûm etmişler. Maden ocağının bir diğer tehlikeli yanı ise asansörler ama bu sizin bildiğiniz asansör değil. Maden ocağında çalışan işçiler 110 metre yerin dibinde bulunan kömür ocaklarına halatlarla iniyor. İş güvenliğimiz yok her an ölümle karşı karşıyayız. Her an ölümü yaşamak istemiyoruz. Maden ocaklarıyla ilgili gerekli tedbirler alınsın” dedi.


(mt/mg)