'Lütfiye Bulut bu toprakların kadın kimliğiydi'

09:20

JINHA

MÊRDÎN - Mardin'in Kızıltepe ilçesinde 22 Aralık'ta çıkan çatışmada yaşamını yitiren YJA Star savaşçısı Lütfiye Bulut'u ailesi anlattı: "Lütfiye bu toprakların kadın kimliğiydi, çatışmada iradesini kırmak istediler, olmayınca cansız bedenine işkence ederek kadın iradesini kırmak istediler. Nusaybin halkı ölümü pahasına da olsa iradesine sahip çıktı ve cenazesini defnetti. İradesizleştirmeye karşı en büyük cevabı bu halk bir kez daha vermiş oldu."

Mardin'in Kızıltepe ilçesinde 22 Aralık'ta çıkan çatışmada yaşamını yitiren YJA Star savaşçısı Lütfiye Bulut (Jînda Mardin) için Nusaybin'de gerçekleşen cenaze törenine yönelik ağır şekilde müdahale dilmiş, tüm saldırılara rağmen tabutu bırakmayan Nusaybin halkı, gösterdikleri kararlılık sonucunda ise cenazeyi kitlesel bir şekilde defnetmişti. 2008 yılında İzmir'den Canlı Kalkan eylemine katılarak PKK saflarına katılan 1979 doğumlu Lütfiye'yi ailesi anlattı. Nusaybin'e bağlı Değirmenci (Kolika) Köyü'nün askerlerce boşaltıldığını söyleyen Lütfiye'nin ablası Kumriye Avşar, "7 kardeş bir anne ve babadan oluşan bir aile olarak zorla Nusaybin'e sürüldük, o günden sonra kardeşim politik bir kimlik kazandı. 5 yılın ardından ise annemle İzmir'deki ağabeyimin yanına yerleştiler, kuzenim Süleman Bulut'un şahadetinin ardından kardeşim burada daha aktif bir şekilde mücadeleye katıldı" dedi.

'Dağlara sevdalı bir kadındı'

İzmir'de "Kürdüm" demenin dahi yürek istediği 1990'lı yıllarda Lütfiye'nin Newroz ve mitinglerde öncü bir rol oynadığını söyleyen yenge Şükran Bulut, "Dağlara sevdalı bir kadındı. Kadınların sadece eşleri ve çocukları etrafında dönen muhabbetinden şikayetçiydi. Bu yüzden bize çok kızardı. 'Eşinize bağımlı olmayı bırakın artık. Köle kadın olamayın' derdi. Onu en çok etkileyen olay köyümüz basıldığında 80 yaşındaki dedemizin askerler tarafından tek ayak üzerinde bekletilmesi ve kuzeni Süleyman'ın şahadetiydi. Kendini yıllarca dağlara hazırladı, bu şekilde bir hayat sürdürdü" sözleriyle Lütfiye'yi anlattı.

'Gittiğine şaşırmadık, zaten o yolun yolcusuydu'

2008 yılında Canlı Kalkan'lara İzmir'den katıldığını söyleyen Şükran, "Bana da bilet almıştı ancak işlerim olduğundan dahil olamadım. İzmir arabası yolda polislerce engellenmişti, yine de yolundan dönmedi, taksi kiralayıp gruba ulaştı. O günden sonra ondan hiç haber alamadık. Gittiğine şaşırmadık, zaten o yolun yolcusuydu. Onunla son anlarımızı geçirmek adına, o gün onunla gidemediğim için yıllarca kendime çok kızdım" şeklinde konuştu.

'Bu toprakların kimliksiz savaşçısıydı kardeşim'

Lütfiye'nin ağabeyi Serhad Bulut ise, "Lütfiye'nin yaşamı kimlik savaşıydı. Doğduğunda babam 'Kürtler birlik olmaya başladı adı Herdem Xelef' olsun dedi. Nufus memuru kabul etmeyince Lütfiye yazdılar, Kürtlüğünü kabul etmeyen bir kağıda öyle geçti adı. Sonrasında ise adı Jînda oldu dağlarda, yaşamını yitirdiğinde ise üzerinden Leyla isminde bir kimlik çıktı. Kimlik mücadelesi veren toprakların kimliksiz savaşçısıydı kardeşim" şeklinde ifadeleri kaydetti. Serhad son olarak, "Kardeşim bu toprakların kadın kimliğiydi, çatışmada iradesini kırmak istediler fakat kardeşim fedai eylem gerçekleştirerek teslim olmadı. Ardından Nusaybin'de binlerce kişinin önünde cansız bedenine işkence ederek kadın iradesini kırmak istediler. Nusaybin halkı ölüm pahasına da olsa iradesine sahip çıktı ve cenazesini defnetti. İradesizleştirmeye karşı en büyük cevabı bu halk bir kez daha vermiş oldu" dedi.

(zd/fk)