Lice Adalet Platformu: Eskişehir’de mağdurları kim savunacak?
12:09
JINHA
AMED – Lice Davası’nın Yargıtay'ın verdiği ‘görevsizlik’ kararı doğrultusunda Eskişehir'e nakledilmesine tepki gösteren Lice Adalet Arıyor Platformu, “Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Lice Davası’nın sanıkların istemi sonucu Eskişehir’e nakledildiğini öğrendik. Bu nakil kararı tamamen hukuk ilkelerinden uzak olup mağdurları daha da mağdur etmiştir. Peki şimdi binlerce mağdurun gidişini kim sağlayacak. Onların güvenliğini kim sağlayacak yada güvence olacak. Acaba Diyarbakır Valisi’nin bu mağduriyetler için bir çözümü var mı? Binlerce mağdurun mağduriyetini giderebilecekler mi?” diye sordu.
Lice Adalet Arıyor Platformu, Lice davasının Yargıtay'ın verdiği "görevsizlik" kararı doğrultusunda Eskişehir'e nakledilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. “22 Ekim 1993’te bu ülkenin tarihine kara bir leke olarak düşen katliamlardan biridir Lice” denilen açıklamada, “O günkü Devletin güvenlik güçleri tarafından Tuğ. General Bahtiyar Aydın öldürülmüş, ardından Lice de katliam yapılmıştır. Sonuç 401 ev, 287 iş yeri talan edildikten sonra yakılıp yıkılmış 17 insanımız, canımız da hayatını kaybetmiştir. 21 yıl önce yaşanan bu olayın günümüze kadar irdelenmemiş olması da Lice katliamının gerçekleşmesiyle paraleldir. Bu katliamların hala adalet karşısına çıkarılamaması bizler için yeni katliamların habercisi niteliğindedir. Hal böyle iken bu olay zaman aşımına uğratılmak istenmiştir. Yapılan insanlık dışı uygulamaların zaman aşımı kapsamına girmeyeceği çünkü insanların hafızalarını ve vicdanlarının zaman ile silinmediği gün gibi ortadadır. Yaşanan vahşetin ancak gerçek bir hesaplaşma ve adalet ile vuku bulması sonrasında kamuoyu vicdanına bırakılabilir” sözleri ifade edildi.
‘Halkın adalet umutları yıkıldı’
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/ 692 esas sayısı ile bir iddianamenin açıldığını ve bu iddianamenin 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildiğini kaydedilen açıklamada, “Bu karar halkın gönlünde bir adalet tomurcuğu oluşturmuş ve hesaplaşmak içinde Diyarbakır adliyesine akın etmişlerdir. Ne yazık ki 16 Ocak 2014’te yapılan ilk duruşmada sanık sandalyelerinin boş olması ve beraberinde mahkemenin başka bir şehre naklinin sanıklar tarafından istenmesi, halkın adalet umutlarını yıkmış adalet aranan koridorlarda adaletin ne zaman geleceği belirsiz bir tarihe ertelenmiştir. Akabinde avukatlarımız aracılığıyla mahkemeye itiraz edilmiş hatta 2 günlük gibi kısa bir zaman içinde 2 bin 500 imza Adalet Bakanlığına gönderilerek sesimizin duyulması istenmiştir. Ne yazık ki adalet, mağdurları yine gözden kaçırmıştır. Söz konusu Nakil olayının talep edilmesi güvenlik gerekçesine bağlanılmıştır. Oysa 16 Ocak günü yapılan ilk duruşmada mahkeme önünde ve mahkeme salonunda bulunan olayın mağdurları tanıkları ve platformumuzun bileşenleri hiçbir olaya sebebiyet vermemiş, hatta güvenlik sorunu oluşmadığına dair tutanak zapta alınıp mahkemeye sunulmuştur” diye kaydedildi.
Dava, sanıkların istemi sonucu ile Eskişehir’e nakledilmiş!
Dün itibari ile yapılan inceleme sonucunda Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Lice Davası ile ilgili sanıkların istemi sonucu Eskişehir’e nakledildiğine dikkat çekilen açıklamada, “Bu nakil kararı tamamen hukuk ilkelerinden uzak olup mağdurları daha da mağdur etmiştir. Bu ülke yeni bir yol alırken ve bu ülkedeki insanların bu ülkeye aidiyet duygusuyla yaklaşılması istenirken, yapılan bu tür hukuk kazaları insanları aidiyet duygusundan uzaklaştırmaktan öteye gitmemektedir. Eğer bu ülkede hala Kürt halkına Kürt olduğu için hukuk farklı bakıyorsa o zaman kimse bu halkın aidiyet duygusunu da sorgulamasın. Lice halkı adaletin tecellisi için yollara çıktı. Kendisini bu ülkenin bir aidiyeti olarak gördüğü için, adalete ve hukuka inandığı için adalet arayışına çıktı. İki sanık için güvenlik gerekçesi ile nakil kabul görürken, binlerce mağdurun durumu bir türlü hesaba katılmadı. Oysaki Adalet Bakanlığı’na yazdığımız dilekçede mahkemenin Diyarbakır’da görülmesinden dolayı hiçbir güvenlik sorunu olmayacağını Platform bileşenleri, bu olayın mağdurları, tanıkları ve müştekileri olarak, güvence olacağımızı belirtmiştik” sözlerine yer verildi.
‘Eskişehir’de mağdurları kim savunacak?’
“Peki şimdi binlerce mağdurun gidişini kim sağlayacak. Onların güvenliğini kim sağlayacak yada güvence olacak” sözlerine dikkat çekilen açıklamanın devamında şunlara yer verildi:
“Diyarbakır’da yüzlerce avukatla mağdurlar savunulurken Eskişehir’de bu mağdurları kim savunacak. Acaba Diyarbakır Valisinin bu mağduriyetler için bir çözümü var mı? Binlerce mağdurun mağduriyetini giderebilecekler mi? Bu saatten sonra artık mahkemelerin yapacağı bir durum kalmamıştır. Şimdi yapılabilecek tek şey siyasilerin özellikle AKP, CHP ve BDP’nin bu konuda ortak tutum alarak gerekli yasal düzenlemeyi yapıp mahkemelerin olayın oluştuğu yerlerin mahkemelerinde yapılmasını ve Lice olaylarının meclis tarafından soruşturulmasını sağlamalıdırlar. Biz tekrar ediyoruz. Bugün bu davayı takip eden adalet arayan avukatlar, platform sözcüleri ve aktivistler o dönemin çocuklarıdırlar. Bugün adalet arayışlarımızın temelinde çocukluk hafızamızda kalan o katliamların bizim ve başka çocuklara yaşatılmaması içindir. Platform bileşenleri, O dönemin çocukları, mağdurları ve tanıkları olarak bu davanın tarafı ve müdahiliyiz. Sonuna kadar bu davanın takipçisi olacağız. O dönem bu katliamın planlayıcıları, sevk ve idare edenleri ve bizzat uygulayıcıları olan faillerin bulunarak yargı önüne çıkarılması için bütün emeğimizi ve çabamızı sergileyeceğiz.”
(mg)

