Siyasi tutsaklardan mektup: Hasta arkadaşlarımızı tahliye edin

15:46

JINHA


AMED – Hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla dört gündür Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi önünde yapılan oturma eylemi bu gün sona erdi. Bu gün yapılan eyleme ilişkin mektup gönderen siyasi tutsaklar, “Hasta tutsak arkadaşlarımızın cezaevi koşullarında kalmaları sağlık raporuyla uygun görülmemesine rağmen, arkadaşlarımız tahliye edilmemekte ve sağlıklı bir ortamda tedavileri yapılmamaktadır. Adeta ölüme terk edilmekteler. Bu insanlık dışı durumdan başta AKP hükümeti ve Adalet Bakanlığı olmak üzere Adli Tıp yetkilileri sorumludur” dedi.


Diyar TUHAD-DER, cezaevlerinde tutulan hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi önünde 4’üncü gününde basın açıklaması gerçekleştirdi. Eyleme Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak, Kayapınar Belediyesi Eş Başkan Adayı Mehmet Ali Aydın, TUHAD-FED, İHD, MEYA-DER, 78’liler Derneği, Özgür Gazeteciler Cemiyeti, Tabipler Odası, Barış Anneleri Meclisi, BDP’li yöneticileri, eş başkan adayları ile çok sayıda yurttaş katıldı. Açıklamada “Ölüyorlar daha ne kadar sessiz kalacaksınız, hasta tutsaklara özgürlük” pankartı açılırken, “İşkenceye hayır hasta tutsaklara özgürlük” , “Halil Güneş: Fiziki ölümden korkmuyorum ve yaşamı uğrunda ölecek kadar yaşıyor ve direniyoruz” , “Yaşamak direnmektir” , “Yüreğinize prangam vuruldu” ve “Devrimci tutsaklara” özgürlük dövizleri taşındı.


'Yaşanan her ölümün sorumlusu siyasal iktidardır'


Eylemde konuşan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, Türkiye'de en fazla hak ihlallerinin cezaevlerinde yaşandığını belirterek, “Yaşam hakkı başta olmak üzere işkence ve kötü muamele, sevk ve sürgünler, tecrit ve izolasyon insanlık dışı uygulamalar gerçekten ciddi anlamda kaygı vericidir" dedi. “Yaşanan her ölümün sorumlusu AKP Hükümeti’dir” diyen Raci, "Bu ağır hastaların cezaevlerinde yaşamlarını yitirmeleri, tahliye edilmemelerinin en başta sorumlusu AKP hükümetidir. Cumhurbaşkanından tutun Başbakan'a, Adalet Bakanı’na ve alt birimlere kadar yaşanan her ölümün sorumlusu siyasal iktidardır" ifadelerini kullandı. Anti-demokratik yasaların ortadan kaldırılması, Adli Tıp Kurumlarının ortadan kaldırılması gerektiğini kaydeden Raci, "Soykırımlarıyla ün yapmış bilimsel olmayan tamamı ile ideolojik çerçevede verilen kararlar ortadadır. Bu yüzden bir an önce bu kurumun devre dışı bırakılması gerektiği ne inanıyoruz. Bu kurumlar cezaevinde bulunan özgürlük, demokrasi mücadelesi veren bu insanların gün be gün ölüme sebebiyet ve neden olan kurumlardır" diye konuştu.


'Disiplin cezası bitikten sonra serbest olacak'


Ardından konuşan Özgür Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Hayrettin Çelik, bu vahşetin görülmesi gerektiğini belirterek, hasta tutsakların bir an önce serbest bırakılmasını istedi. Hasta tutuklu bulunan Necdet Bozkurt'un kız kardeşi Güllü Bozkurt, abisinin cezasının Temmuz 2013 tarihinde son bulmasına rağmen hala cezaevinde tutulduğunu ve bunun için gerekli yerlere başvuruda bulunduklarına değinerek, "Adalet Bakanlığı’nın bize verdiği cevap disiplin cezasının olduğu ve 3 ay boyunca disiplin cezası yattıktan sonra serbest bırakılacağını söylediler. Biz Adalet Bakanlığı’ndan merhamet beklemiyoruz, hakkımız olanı istiyoruz" şeklinde konuştu.


'Hasta arkadaşlarımız biran önce tahliye edilsin'


Eylemde ayrıca Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan siyasi tutsakların gönderdiği mektup okundu. Diyar TUHAD-DER Diyarbakır Şube Başkanı Derya Us tarafından okunan mektupta şunlara yer verildi:


“Diyarbakır D Tipi Cezaevi tutsakları olarak bir haftadır kapalı aile görüşlerimize çıkmamaktayız. Hasta tutsak arkadaşlarımızın cezaevi koşullarında kalmaları sağlık raporuyla uygun görülmemesine rağmen, arkadaşlarımız tahliye edilmemekte ve sağlıklı bir ortamda tedavileri yapılmamaktadır. Adeta ölüme terk edilmekteler. Bu insanlık dışı durumdan başta AKP hükümeti ve Adalet Bakanlığı olmak üzere Adli Tıp yetkilileri sorumludur. Dün olduğu gibi bu gün de hasta arkadaşlarımıza reva görülen bu ölüm sessizliğini kabul etmedik etmiyoruz. Genelde tüm cezaevlerindeki hasta arkadaşlarımız olmak üzere, özelde de acılarını beraber paylaştığımız D Tipi’nde yatan ve tedavileri cezaevi koşullarında mümkün olmayan Halil Güneş, Şemsettin Kargılı ve Adnan Yalçın arkadaşlarımızın biran önce tahliye edilerek sağlıklı bir ortamda tedavi imkanlarına kavuşturulmalarını hukuki ve yasal bir hak olduğu kadar, insani bir zorunluluktur. Hasta arkadaşlarımızın biran önce sağlıklarına kavuşmaları temel önceliğimizdir. Hasta arkadaşlarımızın yaşamış olduğu bu insanlık dramına sessiz kalmayarak, vicdanları harekete geçiren önemli bir duyarlılık oluşmuştur. Bu nedenle bir haftadır yürüttüğümüz kapalı aile görüşüne çıkmamama eylemimize son veriyoruz.”


Okunan mektubun ardından hasta tutsakların isimleri okunduktan sonra 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi.


(ny-şh/mg)