DTK 1. Diplomasi Konferansı başladı
12:53
JINHA
AMED – Diyarbakır’da Sümerpark Resepsiyon Salonu'nda başlayan ve iki gün sürecek olan DTK 1. Diplomasi Konferansı'nın açılış konuşmasını gerçekleştiren BDP Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak, Rojava'da demokratik, çağdaş, evrensel değerlerle yereli buluşturan özerk yönetim modelinin diplomatlar aracılığıyla Avrupa ve Ortadoğu'da yayılacağını belirtti. Gültan, gelecek vizyonu olan diplomasi faaliyetlerinin bir sıçrama yaşayacağına olan inancını vurguladı.
Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Sümerpark Resepsiyon Salonu'nda DTK 1. Diplomasi Konferansı'na başladı. Konferansa DTK'nın yanı sıra, BDP, Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), BDP Gençlik Meclisi ve birçok sivil toplum kuruluşu katılırken, BDP Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak, BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, Prof. Dr. Büşra Ersanlı gibi birçok isim de konferansta yerini aldı. 1-2 Şubat tarihlerinde devam edecek olan konferans, iç ve dış diplomatik faaliyetlerini hangi temeller üzerine oturtulabileceği, hangi çalışma yöntemlerinin benimsenebileceği ve nasıl bir örgütlenme ve uygulama alanının geliştirilebileceği konularında tartışma ve kararlaşmalara gitmeyi hedefliyor. 45 delege ile gerçekleştirilen konferansta ilk olarak demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunuldu. Divanın seçilmesinden sonra ise konferansın açılış konuşması BDP Eş Genel Başkanı ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak tarafından yapıldı.
'Fidan Doğan halkının en güçlü diplomatıydı'
Açılış konuşmasında mücadeleye başladıkları günden bu yana diplomasinin önemli bir yerde olduğunu belirten Gültan, diplomasi alanında önemli çalışmalar yürüten ve Paris'te katledilen Kürt siyasetçi kadın Fidan Doğan'ı da unutmadı. Konuşmasında Fidan'ı anan Gültan, "Fidan, Kürt halkının Avrupa ve dünya kamuoyu tarafından bilinen en güçlü diplomatıydı. Kendi emeğiyle, halkının mücadelesini duyurmak için inanılmaz derecede çabaladı" dedi. Paris'te 3 Kürt siyasetçi kadının yaşamını yitirmesine neden olan katliamın birçok nedeni olduğuna dikkat çeken Gültan, bu nedenlerden birinin de Kürt halkının dünyaya açılan penceresini kapatmak olduğuna işaret etti. Gültan, diplomasi çalışmalarının, hedef alınacak kadar büyük ve değerli olduğunu kaydetti. Gerçekleştirilen DTK 1. Diplomasi Konferansı'nın ilk olmasının heyecan verdiğini söyleyen Gültan, konferansta yürütülecek olan tartışmaların da önemli bir aşamaya gelindiği bilinerek sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
'Doğu-Batı sentezini Kürt halkı oluşturabilir'
Gültan konuşmasının devamında Ortadoğu'nun son yıllarda geçirdiği süreçlere değinirken, 20'nci yüzyılda Kürt halkına kabus yaşatan güçlerin yerle bir olduğuna dikkat çekti. "İktidar güçleri ellerinden geleni ardına koymadı ama Kürt halkı da kendini küllerinden yeniden yarattı" diyen Gültan, yeni bir Ortadoğu'nun kurulma aşamasında Kürtlerin de bir halk olarak bu dengede onurlu bir yolculuğa başlamak istediğini vurguladı. Ayrıca Gültan, "Kürtler ve Kürdistan Ortadoğu'dan ibaret değil. Kürdistan, Ortadoğu ile Batının düğüm noktasıdır" dedi. Doğu ile Batı sentezini oluşturabilecek halkın Kürt halkı olduğuna dikkat çeken Gültan, bu sentezi oluşturacak olan halkların da bu sentezi içinde barındırması gerektiğini dile getirdi.
'İnkarcı zihniyetler, yerelle evrenseli buluşturamaz'
Türkiye'nin 20'nci yüzyılda yaptığı hatalar ile ciddi engeller çıkardığına konuşmasında yer veren Gültan, Türkiye'nin Doğu ile Batı'nın sentezini yapabilmesi için kendi içinde bu sentezi barındırması gerektiğini kaydetti. Türkiye'nin sentez oluşturmanın aksine tekçi, tüm farklılıkları kendi içinde eritmeye çalıştığının altını çizen Gültan, "Kendisi bu kadar inkarcı olan bir zihniyetin yerelle evrenseli buluşturma şansı yoktur" ifadelerine yer verdi. Türkiye'nin Ortadoğu'da egemenlik iddiası olduğunu kaydeden Gültan, egemenlik iddiasının Suriye'de de denendiğini fakat sonuçsuz kaldığını belirtti. Suriye'de hiçbir gücün egemenlik hesabı tutmadığı gibi Türkiye'nin de tutmadığını söyleyen Gültan, "Oysa Rojava'daki özerk yönetim, demokratik, çağdaş, evrensel değerlerle yereli buluşturdu. Bu, yerelde tüm farklılıkların kendini temsil etmesini sağlayan bir yaklaşımdır. Artık teorik bir söylem değil, ortaya çıkmış bir modelden bahsediyoruz" açıklamalarında bulundu. Rojava modelini tüm Ortadoğu ve Avrupa'ya yayacak olanların diplomatlar olduğunu kaydeden Gültan, gelecek vizyonu olan diplomasi faaliyetlerinin bir sıçrama yaşayacağına olan inancını vurguladı.
Gültan'ın konuşmasının ardından program, Faik Bulut'un "Ortadoğu'da değişimi okumak ve Kürt-Arap ilişkilerinde riskler ve fırsatlar" ve Prof. Dr. Büşra Ersanlı'nın "Türkiye dış politikasının dinamikleri ve Kürt Halk Mücadelesine karşı Türk Egemen Diplomasisi" konulu sunumlar yapılırken, konferans basına kapalı olarak devam etti.
(gk/mg)

