Ertuğrul Kürkçü: Farklılıkları kabul eden bir partiyiz

18:05

JINHA


ANKARA - HDP tarafından düzenlenen "Radikal Demokrasi Mücadelesinde Yeni Muhalefet ve Örgütlenme Biçimleri -Yeni Siyaset Arayışları" başlıklı konferansta konuşan HDP Eş Başkanı Ertuğrul Kürkçü, “Kürdistan mücadelesinin kendi özgür kimlik anlayışı mücadelesiyle, kendini farklı kimlikler içinde mücadeleye katması önemlidir. Biz, Kürdistan halkıyla ve farklı kimliklerin deneyimlerini kabul eden bir partiyiz. Her kimliği kendinde var eden ve Türkiye'nin kurtuluş mücadelesinin içinde yeni siyaset arayışına girmeyi hedefliyoruz" dedi.


HDP tarafından düzenlenen "Radikal Demokrasi Mücadelesinde Yeni Muhalefet ve Örgütlenme Biçimleri -Yeni Siyaset Arayışları" başlıklı konferans devam ediyor. "Bu Şehir Senin", "Bu Daha Başlangıç" afişlerinin asıldığı salonda "Neoliberalizme Karşı Alternatif İnşa Etmek: Toplumsal Hegemonya Mücadelesinde Yeni Muhalefet ve Örgütlenme Biçimleri" başlıklı konuyla tartışmalar devam etti. Moderatörlüğünü Levent Köker'in yaptığı ikinci oturumda HDP Eş Başkanı Ertuğrul Kürkçü, Die Linke ve Avrupa Sol Partisi Üyesi Dominic Heilig ve Kıbrıs CTP Milletvekili ve PM Üyesi Asım Akansoy konuşmacı olarak katıldı.


'Türkiye yıllardır siyaset anlayışıyla çökmüş durumda'


Oturumda ilk olarak konuşan Ertuğrul Kürkçü, " Bilindiği gibi Türkiye'de çözüm yolları geliştirmeden yeni bir arayışa giremeyiz. Türkiye yıllardır siyaset anlayışıyla çökmüş durumdadır. Türkiye'deki siyasi krizi çözmeye talip olmadan siyaset yapma imkanı yoktur. Bu nedenle HDP'nin yeni siyaset anlayışıyla Kürdistan özgürlük mücadelesiyle beraber Türkiye'de yeni siyasetinde var oluş biçimini ortadan kaldırılmasını hedefliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti içinde monolotik düzen olarak kapitalizmden sosyalizme geçmek gerekiyor. Türkiyeli yurttaşların kapitalizmden sosyalizme geçmesi için Kürdistan şahsında Türkiye'nin özgür yurttaşlar ülkesi olmadığını gördük. Bu nedenle HDP olarak cinsiyet, kent hakkı mücadelesinin ortaya koyduğu tabloyla her bir düzeyde inançlar ve kimlikler manasında türdeş olmayanları yeniden bir yaşam alanında var olmasına ihtiyacımız var. Bu nedenle Kürdistan hareketinin mücadelesini önemsiyoruz" ifadesinde bulundu.


‘Farklı kimliklerin deneyimlerini kabul eden bir partiyiz’


Kadın özgürlük mücadelesinin 21'inci yüzyılda başarıya sahip olduğunu söyleyen Ertuğrul, kadının aileye hizmet etmesiyle kapitalizme hitap ettiği anlamına geldiğini söyleyerek, "Bu anlamda kadın mücadelesinin aynı zamanda kapitalist sisteme karşı durmak anlamına geliyor. Toplumu dönüştüren ve yeni mücadeleyi var etme anlayışların bir araya gelmesi gerekiyor Bu anlamda, yeni örgütlemeyle ezilen koalisyonlarıyla partilerin bir araya gelerek kendilerini HDP içinde sürdürmesi söz konusudur. HDP içinde bu çok farklı kimlikler belki ilerde tehlike oluşturabilir. Fakat her partinin HDP'de örgütlü mücadele vermesiyle ekolojist köylü ve aydın ekolojisterin, kadın hareketinin, emeğin, alevi inancının yeniden değerlendirilebilir bir program oluşturmaya çalışıyoruz" dedi. HDP'nin Kürt hareketi mücadelesinin uzanımı olduğu algısının yanlış olduğunu belirten Ertuğrul, "Kürdistan mücadelesinin kendi özgür kimlik anlayışı mücadelesiyle kendini farklı kimlikler içinde mücadeleye katması önemlidir. Biz, Kürdistan halkıyla ve farklı kimliklerin deneyimlerini kabul eden bir partiyiz. Her kimliği kendinde var eden ve Türkiye'nin kurtuluş mücadelesinin içinde yeni siyaset arayışına girmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.


Donimic: Avrupa krizde


Ertuğrul'un ardından konuşan gazeteci yazar ve Avrupa Sol Parti üyesi Dominic Heilig, "Ben de buradan bu daha başlangıç diyorum. Almanya Avrupa'nın bir parçası olduğu için Avrupa'dan söz edeceğim. Portekiz Devrimi'nde bize geriye ne kaldığına baktığımızda gördüğüm kadarıyla hiç bir şey kalmadı. Portekiz hükümeti son dönem içinde emeklilerin maaşını kesti, halkın hak sahibi olduğu payı kesti ve bu söz ettiğim ülke Avrupa birliği üyesidir. Bu da Avrupa'nın krizde olduğunu gösteriyor. Almanya'da az yada çok kriz içindedir. Angele Merel, ‘Çok fazla ve pahalı sağlık hizmetlerimiz var. Bu nedenle krizdeyiz’ diyor. Fakat bu söze ben katılmıyorum. Bence bankaların kumar oynama gibi mali piyasaları manüpüle etmesinden kaynaklanıyor. Şu an Portekiz'de çocuklar okullara gidemiyor. Bu durum üçüncü dünya ülkelerine ait olduğu görülüyor fakat bu durum Avrupa'da gerçekleşiyor” ifadesini kullandı. Almanya'da yeni bir demokrasi tarzının geliştirilebilmesi için mücadele etmek gerektiğinin altını çizen Dominic, Avrupa sol olarak mücadele gerçeğini kaybetmemek gerektiğini kaydetti. Aralık ayında Avrupa seçimleri için ortak aday ortaya koymak için Avrupa Solu için dört farklı toplantı yaptıklarını sözlerine ekledi.


'Statükocu güçler Kıbrıs'ı ikiye böldü'


Dominic'in ardından konuşan Kıbrıs CTP Milletvekili Asım Akansoy, "Kıbrıs coğrafyasından dolayı bazen huzursuz olduğumu düşünüyorum. Birçok zaman Kıbrıs'ın jeopolitik konumundan dolayı emperyalistlerin münakaşası nedeniyle halk huzursuz oluyor. Bu nedenle adanın birleşmesini ve Kıbrıs halkının kendi kendini yönetmesi için mücadele veriyoruz. Tarihten bilindiği gibi statükocu güçler Kıbrıs'ın kendi kendini yönetemediğini öne sürerek onu ikiye böldü. Fakat Kıbrıs kendi kendini yönetebilir güçtedir" dedi. Adanın birleşmesi için birçok referanduma girdiklerini ifade eden Asım, "Yeni bir Kıbrıs anlayışı içinde sosyalistler olarak halkın yeni hastane kamu alanı, banka ve emekli maaşlarını verecek yeni bir anlayış getirmemiz gerekiyordu. Ve bu anlamda çok zorlandık. Bizim yaptığımız doğru ve önemliydi ama aynı zamanda yapmak da güçtü. Biz bu gerçeklikler karşısında çok düşündük. Bir anlamda da çöktük. Bu yüzden burada ‘nasıl bir dünya’ sorusu üzerinde tartışmamız gerekiyor. Ben HDP'nin en az yüzde 50 oy almasını istiyorum. Neoliberal düzen şu anda biz sosyalistlerin etrafını ağ gibi sarmış durumda. Bu yüzden böyle bir durumda iktidarı devraldığımız gün ne yapacağız? sorusu üzerinde durmamız gerekiyor. Ve bu cevabın evrensel düzeyde olması gerekiyor. Burada insanca yaşamanın projesini geliştirmeliyiz" dedi.


(zd/mg)