Yılda bir meme muayenesi yapmayı unutmayın!

08:27

 


Tekoşin Tekin/JINHA


AMED – Meme kanseri, dünyada görülme sıklığı en yüksek olan ve her 8 kadından birinin hayatının belirli bir döneminde yakalandığı bir kanser türü. Radyasyon Onkoloji Uzmanı Dr. Özgür Ozan Şeşeoğulları, Türkiye’de de 40 yaş üstü kadınlarda her iki yılda bir mamografi uygulandığını dile getirirken, “Her kadının 20 yaşından sonra yılda bir meme muayenesi yapması ve şüpheli bir kitle gördüğünde doktora başvurması gerekiyor” dedi.


Akciğer kanserinden sonra, dünyada görülme sıklığı en yüksek olan kanser türü meme kanseridir. Her 8 kadından birinin hayatının bir döneminde yakalandığı meme kanserinin, yapılan araştırmalar sonucu birçok nedeni olması ile birlikte, diğer kanser türlerinde olduğu gibi meme kanserinin de kesin nedeni bilinmiyor. Amed Memorial Hastanesi’nde sağlık hizmeti veren Radyasyon Onkoloji Uzmanı Dr. Özgür Ozan Şeşeoğulları, meme kanserine ilişkin önemli bilgiler verdi. Meme kanserinin nasıl meydana geldiğini anlatan Özgür, “Hücrelerin kontrol dışı çoğalmaları ve bulundukları yerden ayrılarak başka organlara yerleşip orada da çoğalmaya devam etmelerine kanser; memeyi oluşturan dokulardan kaynaklanan kansere ise meme kanseri denmektedir. Kanserin kaynaklandığı hücre grubuna göre de tiplendirilmektedir" dedi.


'Meme kanseri ailevi tipinden sorumlu'


Meme kanserinin kesin bir nedeni olmadığını söyleyen Özgür, kanserin aile tipinden de kaynaklı olabileceğini gösteren araştırma sonuçlarının olduğunu kaydetti. Özgür, meme kanserinin nedenlerine ilişkin olarak, “Annesinde veya kardeşinde göğüs kanseri hikayesi olanlar, 12 yaşından önce adet kanamasının başlaması, 55 yaşından sonra menopoza girme, 30 yaşından sonra hamile kalmak veya hiç hamile kalmamak, yapılan son çalışmalara göre meme kanserinin riskini arttırmaktadır” diye konuştu. Memede veya koltukaltında ele gelen kitle, meme başından akıntı, meme başı derisinde değişiklikler, meme cildinde ödem, şişlik ve içe doğru çekintiler olması, memede büyüme, şekil bozukluğu veya asimetri ya da renginde değişiklik olmasının, meme kanserinin başlıca belirtileri olduğunu ifade eden Özgür, özellikle Bölge’de kadınların daha geç gelmesinden dolayı daha ileri evrelerde bu şikayetlerle gelindiğine dikkat çekti.


'Kadınlarda her iki yılda bir mamografi uygulanmakta'


Artık Türkiye’de 40 yaş üstü kadınlarda her iki yılda bir mamografi uygulandığına işaret eden Özgür, “Mamografi iki ayrı şekilde çekilmekte ve iki farklı radyolog tarafından incelenmekte. Bunun dışında her kadının 20 yaşından sonra yılda bir meme muayenesi olması gerekiyor ve kadınlar şüpheli bir kitle gördüğünde doktora başvurmalı” dedi. Meme kanserinin birçok tedavi yönteminin birlikte kullanılması ile mümkün olduğunu dile getiren Özgür, meme kanserinin Kemoterapi, Radyoterapi, Hormonoterapi şeklinde üç aşamada tedavi edildiğini kaydetti. Özgür, üç aşamalı tedaviye ilişkin şu bilgileri verdi:


“Kemoterapi vücuda yayılan bazı tümör hücrelerinin yok edilmesi için birkaç ilaç birleştirilerek 3 haftada bir uygulanan bir işlemdir. Bu bazen 4 kür, bazen 6 kür olarak planlanır. Radyoterapi memenin alınması durumunda ameliyat bölgesine veya memenin alınmadan yapılan ameliyatlarda memenin diğer bölgelerini korumak için yapılan ışın tedavisidir. Hormonoterapi tümör hücrelerindeki östrojen ve progesteron reseptör varlığında bu hücrelere östrojen hormonunun etkisini azaltmak için 5 yıl süreli ilaç uygulanması işlemidir.”


'Meme kanseri annelerde travma yaratıyor'


Meme kanserinin kadınlarda travma yarattığını söyleyen Özgür, kadınların çocuklarına süt verdiği için bir daha çocuk doğuramayacağının kaybıyla, çocuğuna süt verememenin ve annelik duygusunu kaybetmenin verdiği bir kayıpla ciddi psikolojik sorunlar yaşadıklarını belirtti.


(tt/gk)