DTK 1. Diplomasi Konferansı’nın sonuç bildirgesi açıklandı

13:15

JINHA


AMED – Diyarbakır’da 1-2 Şubat tarihinde düzenlenen ve Engin Sincer ve Paris'te katledilen üç Kürt kadın siyasetçi Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'e adanan DTK 1. Diplomasi Konferansı’nın sonuç bildirgesi açıklandı.


DTK 1. Diplomasi Konferansı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. Ortadoğu’daki halkların demokratik konfederal birliklerini inşa etme sürecinde olduğu kaydedilen bildirgede, “Diğer yandan, bu süreç hegemonik güçler ve onların yerel temsilcileri tarafından etkisizleştirilerek ve halklar birbirine düşürülerek, kapitalist modernitenin sürdürülmesine çalışılmaktadır.  Ortadoğu'da ulus-devlet merkezli politikaların iflası ortadadır. Rojava'da ilan edilen halkların demokratik özerk yönetim modeli, alternatif bir sistemin somut ifadesidir. Dolayısıyla Rojava Devrimi, çağdaş bir karşı duruştur. Bu bağlamda kapitalist modernitenin çöküşünün Ortadoğu da gerçekleşmesinin zemini her zamankinden daha fazladır” denildi.


‘Özgürlük mücadelesi Ortadoğu’yu dönüştürebilecek zemine sahiptir’


“Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde yürüttüğü görkemli direnişle, küresel karşı çıkışın parçası olan Özgürlük Mücadelesi, Demokratik Modernite ekseninde, Ortadoğu'yu dönüştürebilecek zemine sahiptir. Ortadoğu gerçekliğinde gelişen, Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'nin anlatılması ve halkın demokratik ulus ekseninde diplomasisinin yürütülmesinin önemi ve gerekliliği oldukça belirgindir. Kapitalist modernitenin yaratmış olduğu sınırlamaların, diplomatik kuralların ve üslubun ötesinde, özgün bir diplomasi örgütlenmesi ve kurumsallaşmasının alt yapısının geliştirilmesi kaçınılmaz bir görev olarak karşımızda durmaktadır.  Engin Sincer ve Paris'te katledilen üç Kürt Kadın Siyasetçi Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’e adanan DTK 1. Diplomasi Konferansı bileşenleri, kapsamlı tartışmalar yürüterek pek çok konuda görüş birliği ve kararlaşmaya varmıştır” sözleri ifade edildi.


DTK 1. Diplomasi Konferansı’nda şu kararlar alındı:


“- Ulus devlet diplomasisinin, uluslararası tekellerin çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini, diplomasinin barışların değil savaşların hazırlık rolünü oynadığını ve bu nedenle insanlığı çözümden öte kaosa sürüklediğine, bunun yerine ilkeli, hak, adalet ve ahlak ölçüleri ile demokratik ulus diplomasisinin esas alınmasına, bu diplomasinin de ideolojik derinlik, stratejik kararlılık ve taktik esneklik ile yürütülmesi gerektiğine,


- Çıkara dayalı diplomasi faaliyetleri yürüten ulus devletlerin, karar alıcıları etkilemenin güçlüğü dikkate alınarak, halklar ve sivil toplum örgütleriyle diplomatik çalışmalar yürütülerek bu yapıların kendi devletleri üzerinde etkili olmasının hedeflenmesine,


- İç diplomatik faaliyetler kapsamında, Kürdistani yapıların tarihsel sorumluluk bilinciyle hareket ederek Ulusal Kürt Konferansı'nın bir an önce toplanmasına ve Kürdistan diplomasi esaslarının belirlenmesine,


- Suriye’nin mevcut çatışmalı ortamından kendi öz gücü ve iradesi ile ortaya çıkan ve şimdiden tüm Ortadoğu’da ezilen halkların umudu haline gelen Rojava Devrimi'nin yaşamsal öneminin özümsenerek buna denk güçlü bir diplomatik hamlenin başlatılmasına,


- Yakın tarihimizde uluslararası hukuk da çiğnenerek, bir komployla, esaretine sebep olunan Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün, tüm diplomatik faaliyetlerin merkezine alınması gerektiğine,


- Halkların özgürlük mücadelesini yürüten PKK’nin terör örgütleri listesinden çıkarılması için diplomatik faaliyetlerin yürütülmesine,


- 30 yıllık çatışmalı süreç içinde milyonlarca insanın topraklarından zorla göç ettirilmesi, tarihte Kürtlere karşı uygulanan katliamlar ve son olarak gerçekleştirilen Roboski katliamının dünya gündemine taşınması ve hakikatlerin açığa çıkarılması ile adalete dayalı diplomatik çalışmalar yürütülmesine,


- Paris’te katledilen üç Kürt kadını Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in Kürt diplomasisindeki yerleri dikkate alındığında, bu katliamla kadının özgürlük ve hakikat mücadelesinin hedef alındığı, katliama ortak olan Fransa ve Türkiye'nin failleri ve uluslararası bağlantılarını ortaya çıkarmaları için diplomatik çalışmalar yürütülmesine,


- Kürtlere yönelik baskıların her geçen gün arttığı İran’da, idamlar başta olmak üzere tüm inkâr ve imha politikalarına karşı tutum alınmasına, uluslararası düzeyde diplomatik faaliyetler yürütülmesine,


- Tüm diplomasi faaliyetlerinin koordineli biçimde yürütülmesi için kalıcı ve örgütlü kurumsal yapıya kavuşması gerektiğine, ilişkin yürütülen katılımcı tartışmalarla kararlaşmaya gitmiştir.


- 2 gün süren DTK 1. Diplomasi Konferansı, Ortadoğu genelinde yaşanan savaş ortamında kendi öz gücü ve iradesiyle gerçekleştirilen; Ortadoğu'da yaşayan halkların umudu haline gelen Rojava demokratik özerk yönetim ilanını selamlamaktadır.”


(mg)