Demokratik ulusun inşasında özgür birey

10:06

 


Gülşen Koçuk - Sarya Gözüoğlu / JINHA


AMED - Hakikat savaşı yaşamın her anında, tüm toplumsal alanlarda, komünalist ekonomik, ekolojik birimlerde, demokratik kent, yerel, bölgesel, ulusal ve ulus ötesi mekanlarda yürütüldükçe anlam ve başarı kazanır. Demokratik ulusun özgür bireyi komünal olandır. Komünalitesi olmayan bireyin özgürlüğü de sorgulanır. Her birey, her insan özgür komünal toplumla var olur. Demokratik ulusun yaşamsallaşmasında demokratik ulusun boyutlarını ve demokratik yönetimin kavramsal hali olan demokratik özerkliği de anlamak gerekir.


Dinlerin ilk doğduklarındaki elçi ve havarileri gibi yaşamayı bilmedikçe, hakikat peşinde koşmadıkça hakikat savaşı verilemez. Verilse de başarılamaz. Ortadoğu kültürü fikri-zikri-eylemi bütünleştirmenin kültürüdür ve bu yönden çok zengindir. Demokratik modernite bu kültüre, uygarlığın ve kapitalist modernitenin eleştirisini ekleyerek katkısını sunacak, tarihi rolünü oynayacaktır. Demokratik uygarlık, bireyi kapitalist modernitenin üç mahşeri atlısına (kapitalizm, endüstriyalizm ve ulus-devletçilik) karşı sürekli fikri-zikri-fiili mücadele birlikteliği içinde yaşamak kadar, demokratik modernitenin üç kurtuluş meleğiyle (ekonomik, ekolojik ve demokratik toplum) birlikte sürekli fikri-zikri-fiili yaşam mücadelesi vermedikçe kendini gerçekleştiremez. Akademiyal birimi kadar, toplumsal komün biriminde mücadele ve yaşam birlikteliğini sürdürmedikçe adaletin, özgürlüğün ve demokrasi dünyasının gerçekleştirici önderi (mürşidi) olamaz. 


Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) tarafından “Özgür Kadınla Demokratik Ulusa “ kampanyası başlatıldı. Bizde demokratik ulus ve  özgür bireyi sivil toplum örgütlerine sorduk.


'Birey, toplumla bütünleşmedikçe özgür değildir'


Özgür bireyi tanımlayan Sağlık Emekçileri Sendikaları Diyarbakır Şubesi Başkanı Saliha Aydeniz, toplum içerisinde kendi görüş ve önerileriyle, kendi yaşam tarzıyla, söylediklerinin kabul gördüğü kişiyi özgür birey olarak tanımladı. Kapitalist moderniteye göre özgür bireylerin yaratılmaya çalışıldığını dile getiren Saliha, günümüzde özgür bireyin olmadığına dikkat çekti. Saliha, özgür bireyin var olabilmesi için öncelikle kendi toplumuyla var olması gerektiğine işaret ederken, bireyin kendisini ve toplumu bütünleştirmediği sürece özgür olamayacağını ifade etti. Bireyin içinde yaşadığı toplumun sorunlarının özgür bireyin de sorunları olduğunu dile getiren Saliha, topluma müdahil olunmamasının ne özgür birey ne de demokratik anlayış kavramını ifade etmediğine dikkat çekti.


'Özgür birey, özgür düşünür, özgür sorgular'


"Özgür birey düşünebilen, analiz yapabilen, olaylara yönelik olarak bir sözü olan, toplumdaki gelişmeleri yorumlayan ve tutum alabilen bir insandır" diyen Hak-Par Genel Başkan Yardımcısı Hasan Dağtekin, düşünmek ve sorgulamanın, bireyler için olmazsa olmaz koşullar olduğunu ifade etti. Hasan konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde eğitim alanında izlediği politikalar, kurumlar aracılığıyla topluma empoze edilen fikirler, ordu ile insanların askerde "elekten geçirilmesi" ve devlet kurumlarında insanların istihdam etmek gibi birçok yolla insanların düşünmelerinin, analiz etmelerinin, sorgulamalarının ve olayları yorumlamalarının engellendiğini dile getirdi. Devletin, özgür birey yetişmemesi için insanların önüne set çekildiğini kaydeden Hasan, "Elbette toplumu oluşturan bireylerdir ve bireyler özgür olduklarında eğitim politikalarıyla, devletin kurumlarının demokratik, açık-şeffaf birer organ halini almaları ile bir yol açmış olurlar" ifadelerine yer verdi.


'Demokratik ulus, halkların demokrasisidir'


Demokratik ulusun toplumun gücüne dayandığını ifade eden Ceren Kadın Derneği aktivisti Şükran Mızrak, her din, kültür ve ideolojinin kendi rengiyle demokratik ulusun içerisinde yer aldığını dile getirdi. Demokratik ulusun özünde "halkın demokrasisi" anlamına geldiğini söyleyen Şükran, "Demokratik ulus modeli, toplumun küçük birimlerinden başlar ve yukarıya doğru gider. Mahallelerde meclisler, köylerde komünler kurarak şehirlere kadar gider" dedi. Demokratik ulus modelinde oluşturulan meclislerde herkesin kendi özgünlüğü ile yer aldığına işaret eden Şükran, yine demokratik ulus içerisinde tüm halkların kendi dili, dini, kültürüyle örgütlendiğini, aynı zamanda demokratik modernite modelinin, kapitalist modernitenin alternatifi olduğunu belirtti.


''Demokratik ulusun son örneği Rojava'dır'


Demokratik ulus kavramı üzerine konuşan Azadiya Welat yazarı Hakkı Boltan, demokrasi ve ulus denildiğinde akla ilk olarak kapitalist modernitenin yarattığı "ulusun" geldiğine dikkat çekti. Ulus kavramının kapitalizmin ışığında ortaya çıktığını belirten Hakkı, kapitalizm özellikle pazar kurmak amacıyla, pazarının sınırlarını belirlemek ve kendisine mal etmek için ulusları ortaya çıkardığını kaydetti. Ayrıca kapitalizm tarafından yaratılan ulusun "tek renk" olduğuna da işaret eden Hakkı, demokratik ulusun ise kapitalist modernitenin tersi bir kavram olduğuna dikkat çekerek, demokratik ulusun, insanlık tarihinin çıkış noktası olduğunu söyledi. Hakkı, halkların kurtuluş mücadelesinin demokratik ulus üzerinden sürdürülmemesi durumunda bir sonuç alınabileceğini söylerken, "Demokratik ulusun temelinde inançlar, kültürler ve azınlıkların kendi renkleriyle bir araya gelmesi ve bugüne kadar bir araya gelmemelerine neden olan zayıf yanlarını bir araya getirmeleri yatıyor. Bunlar, her yönüyle demokrasiye zemin oluşturur. Demokratik ulus, özgür-eşit yaşamdır. Buna verilebilecek en son örnek ise Rojava'dır. Rojava örneğinde özgür, eşit bir yaşam inşa edildi" ifadelerinde bulundu.


Devlet değil, toplumun öz örgütlülüğü esastır'


"Demokratik ulus, kapitalist modernitenin ulus-devletçi yapılanmasına karşı toplumu, devlete bağımlı olmaktan çıkarmaktır" diyen Kardelen Kadın Evi aktivisti Yeliz Ayyıldız, demokratik ulusun toplumsal sorunların devlet yapılanmalarıyla birlikte değil, toplumun öz örgütlülüğü ile çözümü esas alan bir model olduğunu ifade etti. Demokratik ulusun ilk koşulunun demokratik politika temelinde bireyin özgürlüğü olduğuna işaret eden Yeliz, "Tekelcilikten kurtulmuş ekonomi, çevreyle uyumluluğu ifade eden ekoloji, doğa ve insan dostu olan teknoloji, demokratik modernitenin, dolayısıyla demokratik ulusun kurumsal temelidir" dedi. Yeliz, demokratik ulus modelinde çözümün devletten beklenmediğine dikkat çekerken, devletten beklenen temel talebin, Kürtlerin özgür iradeleriyle kendi kendini yönetmesi ve demokratik-ulusal bir toplum olmasının önüne engel koymaması olduğunu söyledi.


'Demokratik ulus, ulus-devletin karşısındadır'


Demokratik ulus modelinin, devlet-ulustaki milliyetçiliğe dayanan zihniyete karşı olarak özgürlük ve dayanışma bilincini esas aldığını vurgulayan Yeliz, demokratik ulusta özgür birey ve yurttaşlık ile demokratik komünal yaşamın başat bir boyut olduğunu belirtti. "Yaşamda komünü olmayanın bireyselliğinden de bahsedemeyiz" ifadelerine dikkat çeken Yeliz, komünal toplumda bireylerin farklılıklarına, emeklerine, yeteneklerine uygun bir yaşamın öngörüldüğüne değindi. Yeliz, "Demokratik olmayan komünal yaşam hiçbir şekilde politik olamaz. Politik olmayan hiçbir toplum ya da komün de hiçbir şekilde özgür olamaz" dedi.


'Toplumun özgürleşmesi, o toplumun politikleşmesinden geçer'


Bireylerin komünal demokratikliği, politikliği, özgürlüğü arasında sıkı bir bağ ve özdeşlik olduğunu kaydeden Yeliz, demokratik ulusun boyutlarını şu şekilde açıkladı:


"Demokratik ulus inşasının politik boyutunu düşünürsek, bu boyutu demokratik özerklik olarak kavramsallaştırmamız gerekmektedir. Demokratik özerklikte ise en önemli unsurlardan birisi öz yönetim ve öz örgütlülüktür. Bir toplumun ve bir ulusu özgür kılmak için gerekli temel şart, onu daima politik kılmak ve öz yönetimi esas almaktır. Yine demokratik ulusta eğitim anlayışının, eğitim anlayışının toplumsallığı ve özgür birey yurttaşlığının hedef alınması gerekmektedir. Bireyin toplumla ve toplumun da bireyle birlikte gelişme diyalektiğini yeniden kurmamız gerekmektedir. Kürdistan'da yaşamın tükenişi en çok kadın etrafında gözlemlemek mümkündür. Demokratik ulusun inşasında kadına ilişkin mülkiyet anlayışının terk edilmesi gerekiyor. Kadını geleneksel sınırlardaki gibi eş, anne, kız kardeş ve sevgili rolünde görmeyi bir tarafa bırakmak gerekiyor. Demokratik ulusun boyutlarını yaşamın her alanında uygulayarak aşacağımız inancındayız."


'Kürt hareketi, ulus-devletin inkarına bir tepkidir'


Demokratik ulusta özerk ekonominin de öneminin altını çizen Yeliz Ayyıldız, demokrasinin ekonomiye yansımış biçimi olarak ekolojik endüstri, yani komün ekonomisini esas almak gerektiğini söyledi. Ayrıca Yeliz, Kürtlerin, demokratik ulusun temel omurgası olarak ekonomik özerkliğin ve komün ekonomisinin, en az toplumun öz savunması kadar gerekli olduğunu görmesi gerektiğini dile getirdi. "Demokratik ulusun öz savunmasından" da söz eden Yeliz, "Ulus-devletlerin inkar politikalarına tepki olarak doğan Kürt hareketi, başlangıç itibariyle öncelikli olarak Kürt halkının, Kürt kadınlarının öz savunmasıdır ve Kürt kadın devrimidir. Öz savunma ile kimlik kabulü ve özerk yaşama saygı duymayı, demokratik ulusun bütün boyutlarını yaşama geçirerek sağlayabiliriz" açıklamalarında bulundu.


(gk-sg/