Nezahat: Hasankeyf’te halkçı bir belediyecilik hedefliyoruz

09:55

 


Mizgin Tabu-Derya Ceylan/JINHA


AMED – İnsanlık tarihinin en önemli yerleşim alanlarından biri olan Hasankeyf, Ilısu Barajı ile sular altında kalacak. Tarihi dokusu yok olmakla karşı karşıya olan Hasankeyf'in BDP'li Belediye Eş Başkan Adayı Nezahat Toprak, “Hasankeyf, AKP’nin eliyle yok edilmeye çalışılıyor. Bunun karşısında bizim ise spor ve kültür alanları yaratmak, AKP'li belediyenin kapattığı sadece kadınların çalıştığı pazarı tekrar hayata geçirmek ve kadınlar için yaşam destek evleri açmak gibi projelerimiz var” diyerek, şeffaf belediyecilik anlayışı ile halkın "Benim yönetimim" diyebileceği bir belediyecilik hedeflediklerini belirtti.


Hasankeyf, insanlık tarihinin çok önemli yerleşim yerlerinden biri olmasına rağmen son 30 yıla kadar pek dikkatleri çekmedi. Paha biçilemez kültürel değerlerine rağmen hep ihmal edilen Batman'ın Hasankeyf İlçesi 1970’li yıllardan itibaren Ilısu Barajı ile gündeme geldi. Hasankeyf’in sular altında kalmaması gerektiği ulusal ve uluslararası düzeyde dile getirilirken, bu yönlü çabalar 2003 yılında sonuç verse de Hasankeyf'in sular altında kalması düşüncesi ve sit alanı olması ilçenin gelişimini engelledi. Hasankeyf, son yıllarda Türkiye’de yapılan araştırmada bütün tarihi zenginliğine rağmen ülkenin gelir düzeyi en düşük üç ilçesi arasında yer alıyor. 30 Mart yerel seçimlerinde Batman’ın Hasankeyf İlçesi’nde BDP Hasankeyf Belediyesi Eş Başkan adayı olan Nezahat Toprak, şeffaf bir belediyecilik anlayışı ile Hasankeyf’te yapacakları çalışmaları anlattı.


‘Hasankeyf AKP eliyle yok edilmeye çalışılıyor’


2006 yılından bu yana BDP Gençlik Kolları'nda ve Meya-Der’de çalışmalar yürüten Nezahat, aday gösterildiği Hasankeyf’in tarihi dokusuna dikkat çekti. Hasankeyf’in Mezopotamya’nın en eski tarihi yapılarından biri olduğunu belirten Nezahat, “Hasankeyf 12 bin yıllık geçmişi olan ve dünya medeniyetlerine ev sahipliği yapmış bir yerdir” dedi. AKP hükümetinin politikaları doğrultusunda Hasankeyf’te yapılmak istenen baraja atıfta bulunan Nezahat, Kürt coğrafyasının bir parçası olan Hasankeyf’in AKP’nin eliyle yok edilmeye çalışıldığına vurgu yaptı. Nezahat, “Hasankeyf Türkiye’nin herhangi bir yerinde olsaydı, çok farklı bir sahiplenme olacaktı. Hasankeyf, dünyanın en gözde ve turistik yerlerinden biridir. Bu yüzden Hasankeyf halkı burayı ‘bacasız sanayi kenti’ olarak nitelendiriyor” diyerek, Hasankeyf’in yok olmakla yüz yüze olduğunu yineledi. Nezahat, Ilısu Barajı'nın yapımıyla oluşacak yeni Hasankeyf’te hedefledikleri alanları oluşturmak için mücadelelerine devam edeceklerinin altını çizdi.


Siyasi olarak eşlerinin inisiyatifinde yaşamayan bir kadın gücü var’


Hasankeyf’te yaşayan kadınların sorunlarının bölgedeki diğer yerleşim yerlerinden pek farklı olmadığını ifade eden Nezahat, “Hasankeyf’te de kadınlar erkekler tarafından ikinci plana itilmiş durumdadır. Çarşıya çıkamayan, kendi ihtiyacını kendisi göremeyen ve kendi istemiyle giyinemeyen bir kadından bahsediyoruz” dedi. Nezahat, bütün bunlara rağmen Hasankeyf’te kadınlar ile ilgili çok tezat bir durum olduğunu dile getirerek, “Siyasi konularda eşlerinin inisiyatifinde yaşamayan bir kadın gücü var. Ev ziyaretlerinde erkeğe danışmadan ‘Sizinle çalışmaya varız’ diyen kadınlar oldu. Kapalı kapılar ardından sizinleyiz diyen kadınların olması bile bizim için sevindirici bir durumdur. Bizi sahiplenmeleri güçlü bir adımdır” şeklinde konuştu.


‘Hasankeyf’te iş olanakları yok edildi’


Son üç dönemdir AKP’nin elinde olan Hasankeyf Belediyesi'nin teknik açıdan yapmak zorunda olduğu hizmetler dışında bir şey yapmadığını kaydeden Nezahat, Hasankeyf’teki iş olanaklarının da yok edildiğini sözlerine ekledi. Nezahat, kaya parçasının düşmesi sonucu bir kişinin ölmesinin gerekçe gösterildiğini ve ilçede bulunan kalenin kapatıldığına dikkat çekerek, "Bu olayın öncesinde kalenin restore edilmesine yönelik çok ciddi söylemde bulunuldu ve imzalar toplandı. AKP’li belediye çözümü, kaleyi kapatmakta buldu. Buna da yanıtı ‘İnsani değerler, hümanizm duygusu ve insanların ölümünü engelliyoruz’ şeklinde oldu” sözlerini ifade etti. Antalya’da bulunan antik yapıların restorasyonunun yapıldığına işaret eden Nezahat, Hasankeyf’teki yapıların ise restorasyon alanı dışında olmasına dikkat çekti.  Kalenin kapatılması ve çardakların kaldırılması ile birçok esnafın işsiz kaldığının altını çizen Nezahat, Hasankeyflilerin yaptığı eylemlere BDP’nin de destek verdiğini ifade etti.


‘Halkın kapısını çalabileceği bir belediye yaratacağız’


Nezahat, kadınlar ve gençlerle bir araya gelerek oluşturdukları projelerle Hasankeyf’te, var olanın ötesinde bir güç oluşturacaklarını söyleyerek, “Gençler için spor ve kültür alanı, tiyatro ve sinema salonu yapmayı hedefliyoruz. AKP’nin eliyle yok edilen kadın pazarını tekrar hayata geçirmek istiyoruz ve kadınlar için yaşam destek evleri gibi projelerimiz var” diyerek,  Hasankeyf Belediyesi'nin aynı zamanda bir kadın evi olacağını sözlerine ekledi. Şeffaf belediyecilik anlayışı ile halkın "Benim yönetimim" diyebileceği bir belediyecilik hedeflediklerini kaydeden Nezahat,  Hasankeyf Belediyesi'nin kadına yönelik şiddetten, maddi ve manevi tüm sorunlara kadar halkın, kapısını çalabileceği bir belediye olacaklarını konuşmasında belirtti. Halkın AKP belediyelerine istediği zaman girip çıkamadığını dile getiren Nezahat, “Bugün AKP belediyelerinin kapısını çalmak, padişaha ulaşmak kadar zordur. Fakat biz kararlarımızı halkla beraber vereceğimizi belirtiyoruz. Özellikle kadın ve gençlerle bu doğrultuda çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi.


‘Özerkliğin yolu yerel yönetimlerden geçiyor’


"Öz Yönetimle Özgür Kimliğe" sloganıyla, özerkliğe giden yolun yerel yönetimlerden geçtiğine işaret eden Nezahat, “Özelde Hasankeyf kadınına ve gençlerine, genelde ise tüm Hasankeyflilere sesleniyoruz. Kadının rengini sadece belediyeye değil, bütün kente yaymak, kadın eksenli şekillenen bir kentte yaşamak istiyoruz. Bu nedenle özelde kadınlar olmak üzere tüm halkın bizi sahiplenmesini bekliyoruz” şeklinde sözlerini noktalandırdı.


(dc-mt/gk/mg)