Asya Abdullah: Kadının rengi olmayan bir demokrasiden söz edemeyiz
10:20
Zehra Doğan /JINHA
ANKARA – Rojava’da ilan edilen Demokratik Özerk Yönetimin kadın şahsında devam ettiğini söyleyen PYD Eş Başkanı Asya Abdullah, “Rojava’da oluşturduğumuz kanton yönetiminde kadınlar yer alıyor. Ayrıca bu kadınlar aynı zamanda Kürt, Ermeni, Süryani, Çeçen ve Arap kimlikleriyle kültür asimilasyonuna karşı belirlenen yasaların yürütülmesinde öncü rol oynuyor. Rojava’da aynı zamanda Müslüman, Hıristiyan ve Êzîdî gibi tüm inançların özgürce yaşaması için yasa oluşturarak toplumun kültür asimilasyonuna uğramasını engellemeye çalışıyoruz” dedi.
Suriye’de 3 yıldır süre gelen savaşın yanı sıra Rojava Kürtleri demokratik özerk Rojava için kadın öncülüğünde mücadele vermeye devam ediyor. Rojava kadın devriminin sonucunda Kürtler, geçtiğimiz haftalarda Rojava Demokratik Özerklik Yönetimi Yasama Meclisi’ni kurarak Rojava Toplumsal Sözleşmesi’ni kabul etti. Ortadoğu’daki milliyetçilik, cinsiyetçilik, dincilik ve ulus-devlet çıkmazından kurutuluşun yol haritasını halkalara sunan Rojava Toplumsal Sözleşmesi, aynızamanda Cizîr, Efrîn ve Kobanê kantonlarını ilan ederek Kürt, Arap, Çeçen ve Hıristiyan temsilcilerle beraber Demokratik Özerk Rojava yönetimine adım attı. Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) ilan ettiği demokratik yaşam modeli sadece Kürtleri değil aynı zamanda Suriye topraklarında yaşayan Arap, Çeçen, Ermeni ve Süryanilerin demokratik bir ülkede özgürce yaşam sürdürmesi için anayasalarını hazırladı. Yasaların ilanıyla beraber kantonlarda belirlenen bölge meclisleri, tüm halkların geleceğini gözeterek yeni yaşam şeklini hayata geçirdi. Demokratik Özerk Yönetim için halkın hep birlikte 6 aydır sıkı çalışma içinde olduklarını söyleyen PYD Eş Başkanı Asya Abdullah, “Rojava’da oluşturduğumuz 3 kantonda Kürt, Arap, Ermeni, Çeçen ve Süryani halkla beraber yönetimimizi oluşturduk. Ayrıca kanton yönetimine, devrimin öncüsü olan kadınları belirleyerek devrimden sonra kadınların öncü rol oynamaların önündeki engeli kaldırmış olduk. Aksi halde kadınsız demokrasiden söz edemezdik” ifadesini kaydetti.
‘Rojava yönetiminde Kürt, Arap, Ermeni, Çeçen ve Süryani halkı yer alıyor’
Rojava’da yaşayan Kürt, Arap, Ermeni, Çeçen ve Süryani halklarıyla beraber Rojava Demokratik Özerk Yönetimi Yasama Meclisi’ni kurduklarını dile getiren Asya, farklı ırk, dil ve inanç kimlikleriyle beraber geliştirilen yönetimle beraber demokratik özerk Rojava için 6 ay önce sıkı bir çalışma içine girdiklerini söyledi. Asya, “ Rojava’da Cizir, Efrîn ve Kobanê kantonlarını oluşturarak bir koalisyon oluşturduk. Özellikle Cizîr Kantonu’nda Arap, Süryani, Ermeni ve Kürt başkanlarla beraber yeni bir siyaset anlayışını esas aldık ve Cizîr kantonunda 10 farklı siyasi partiyle siyasi anlayış özgürlüğüne zemin sunduk” ifadesini kaydetti. Kantonların ilanıyla beraber Rojavalı devrimci halkın alanlarda mücadele ruhlarını daha da yükselttiğine dikkat çeken Asya, kanton kutlamalarına ailelerin şehit düşen çocuklarının fotoğraflarıyla katıldığını belirterek her aileden en az bir şehidin olduğunu vurguladı. Asya, halkın Rojava devrimi için büyük bedel verdiğinin altını çizerek Rojava’da gerçekleşen demokratik özerk yönetimin halk kazanımı olduğunu vurguladı. “Halk manevi anlamda emeğiyle birbirine moral vererek devrimi gerçekleştirdi” diyen Asya, Suriye’de yıllardır süre gelen kanlı savaşa rağmen Rojavalı halkın direnişçi bir duruş sergileyerek mücadelesine sahip çıktığını ve bu nedenle devrim adına dökülen kanların Rojava’da gerçekleşen demokratik özerk yönetimin mirası olduğunu söyledi.
‘Kadınlar mücadelede olduğu gibi yönetimlerde de öncü rol oynuyor’
Rojava yönetiminin tüm dil ırk ve cinsiyet farklılıkların özgürce yaşam sürdürebilmesine hassasiyetle yaklaştığını belirten Asya, “Kanton ilanından sonra kadınların tarihte görüldüğü gibi geri plana atılmasına izin vermedik. Belirlenen kantonların başına yine kadınlar getirerek öncü rol almasını sağladık. Çünkü Rojava devrimi bir kadın devrimidir. Bu yüzden kadınların kazanımı olan devrime erkeklerin sahiplenip onların erk zihniyetiyle yönetmesine izin veremezdik. Her kurum ve kuruluşlarımızda eş başkanlık sistemini oluşturduk. Aksi halde kadınların olmadığı demokrasiden de söz edemezdik. Kadınlar öncü olduğu gibi Rojava halkları sadece Kürtlerden oluşmuyor. İnanç ve kimlik farklılıklarını da göz önünde bulundurduk. Bu anlamada Cizîr Kantonu’nda Arap, Süryani, Çeçen ve Kürt kadınlar yönetime gelerek Cizîr kantonunu yönetmeye başladı. Devrimi gerçekleştiren kadınlar, Demokratik Özerk Rojava’ya da sahip çıktı. Şu an kadınlar kendi öz iradeleriyle Rojava’yı yönetiyor. Kadınlar gündelik toplum sorunlarına çözümcül yaklaşarak toplumun kadın rengiyle yaşam sürdürmesine ön ayak oluyor. Erk zihniyetiyle şu ana kadar sürdürülen devlet sisteminde en çok kadınlar zarar gördü. İşte bu yüzden kadınlar Rojava’da gerçekleştirdikleri kadın devrimini erkeklerin eline vermedi. Ve tarihte bir ilk olarak devrimden sonra da öncü rol oynadı. Rojava devrimi, sadece demokratik özgür yaşam örneğiyle değil, kadın devriminin ardından yine öncü kadın yönetim sistemiyle de dünyaya örnek oldu” şeklinde konuştu.
“Kadınlar mücadelede olduğu gibi karara aşamalarında da öncü rol almalı” ifadesiyle sözlerini sürdüren Asya, kadının çözümcül ve güçlü yapısının göz ardı edilemeyeceğinin altını çizerek demokratik özerk Rojava için kadınların yönetimde olmasının şart olduğunu söyledi. Asya ayrıca kadınların ekonomi ve kültür bakanlıkları gibi birçok alanda bakan görevini de üstlendiğini söyledi.
‘Suriye halkı Rojava’ya destek veriyor’
Ortadoğu şahsında Suriye’de yeni bir dönemin başladığını hatırlatan Asya, Rojava yönetiminin aynı zamanda Suriyeli halkın özgürlüğünü esasa alan adımların atacağını belirtti. Asya, Rojava’da gerçekleşen devrimin Suriye halkı tarafından merak edildiğine işaret ederek, “Çünkü Rojava’da gerçekleşen devrimin aynı zamanda tüm Suriye halkının kurtuluşu olduğunun farkında olan halk, devrime destek veriyor. Bunun bilincinde olarak hazırladığımız anayasaları tüm Suriye halkının çıkarını gözetecek şekilde düzenliyoruz. Ekonomi anlamında da toplumu ayakta tutan ekolojik çerçeveye bağlı kalarak yasalarımızı düzenleyeceğiz. Bu modelimiz daha önce hiç bir yerde olmadığı için örnek niteliğinde olduğu için bir o kadar da zorlu olacak. Ama devrimci halk geleneğine sahip olan bizler bu zorlu süreci de atlatacağız” ifadesini kaydetti.
‘Rojava halkı olarak kapitalist politikaların karşısındayız’
“Demokratik özerk Rojava yönetiminin dünyada var olan kapitalist sisteme karşı yeni bir yaşamı inşa edecek” diyen Asya, antikapitalist Rojava yasalarını tüm Suriye halkına benimsetmeyi hedeflediklerini söyledi. Asya ayrıca, ülke tüketiminin ihtiyacını karşılayacak kadar Suriye kaynaklarının olduğuna vurgu yaparak emperyalist güçlerin Suriye’den alınan ham maddenin halka tekrar daha fazla ücretle satılmasına karşı duracaklarını söyledi. Asya, “ Toplumun huzuru ve Suriye’nin kurtuluşu için belirlediğimiz siyasi çizgimiz önemlidir. Tüm Suriye halkıyla beraber ortaklaşarak kapitalizme karşı yeni bir siyasi anlayışın var olması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Demokratik özgür yaşam içinde sadece Kürtler kendini görmemeli. Bu yaşam içinde aynı zamanda Arap, Çeçen, Süryani ve Ermeniler de var. Bu anlamda önümüzde çok ağır bir süreç beklediği için kadınlar her alanda aktif olarak öncü rol üstlenmeye devam etmeli. Kadınları yok sayarak, kapitalist düzene hayır diyen demokratik bir yaşamdan söz edemeyiz” diye belirtti. “Suriyeli halkın kurtuluşu için toplumun hissiyatının demokratik olması gerekiyor” diyen Asya, Suriye halkının da Rojava’da gerçekleşen demokratik adımları yakından takip ettiğini ve benimsediğini vurguladı.
‘Kendine demokrat diyen dünya ülkeleri Rojava devrimine destek olsun’
Suriye’de temel sorunlardan birinin de Kürt sorunu olduğunu dile getiren Asya, Kürtlerin Rojava’da özerkliğini ilan etmediği takdirde Suriye halkının gerçek anlamda kurtuluşundan söz etmenin anlamsız olduğunu kaydetti. Kendini demokrat olarak tanımlayan dünya ülkelerinin Rojava’da gerçekleşen demokratik özerk yönetimini görmelerini gerektiğini belirten Asya,“Bu anlamada kendine demokrat diyen tüm dünya ülkeleri, Kürt sorununu görmelidir. Çünkü Rojava halkı demokratik yapılanmasıyla sadece Kürt halkını önemsemiyor. Rojava’yla beraber biz Kürtler tüm Suriye halkının geleceğini önemsiyoruz. İşte bu yüzden Suriyeli halklar olarak gelecek kaygısı içindeyiz. Dünya bizi görmezden gelemez. Biz Kürtler Suriye’de bir iradeyiz ve ona göre mücadele veriyoruz. Rojava’yı tanımayanlar aynı zamanda Suriye sorununu da tanımamış olur. Emperyalist güçlerin Rojava’nın ilan edilmesine engel koymasının altındaki nedenin demokrasiyi benimsediğimizi için olduğunun farkındayız. Ama biz bu duruşumuzdan asla vazgeçmeyeceğiz. Tüm dünya, kantonlarımızı ilan ederken yayınladığımız anayasalarımızı da anlamış oldu. Bu sayede tüm dünya, Kürtlerin demokrasiden yana ısrarcı olduğunu gördü. Bu anlamda tüm müdahalelere kendine demokrat diyen dünya halkları engel olmalı. Rojava’da halkçı ve demokratik yapılanmanın yaşam bulması için destekte bulunmalı” dedi.
(zd)

