ÇIĞLIK: Bir ses olup bir nefes verin!

11:02

JINHA


AMED- Cezaevlerine dönük yayınlanan Kentin Öteki Yüzü programına gelen tutsak mektuplarını kitaplaştıran Gün Radyo çalışanları kitaba ‘Çığlık’ ismini verdi. Kitapta cezaevlerinde yaşamlarını yitiren ve hala cezaevlerinde bulunan hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla böyle bir kitap çalışması yaptıklarını Gün Radyo çalışanlarından Rohat Emekçi, “Hasta tutsakların çığlıklarını duymazsak, bu ölümlere bizde ortak olacağız. Bu kitap neden okunmalı dendiğinde, bu sessizliğe bir cevap vermek, bir adım atmak ve bir ölüme daha tanık olmamak için herkesin bu kitabı okuması gerekiyor” dedi.


Gün Radyo'da yayınlanan “Kentin Öteki Yüzü” programına gönderilen mektuplar Gün Radyo çalışanları tarafından kitaplaştırıldı. Kitap "Cezaevlerinde tutulan ve ölüme mahkûm edilen yüzlerce siyasi tutsağın sessiz çığlığını duyuyor musunuz?" sorusu ile başlıyor. “Sessiz Çığlık” isimli kitabın 3 yıl öncesinde ortaya çıkmış bir fikir olduğunu belirten Gün Radyo çalışanlarından Rohat Emekçi, kitapta hasta tutsakları ele aldıklarını ifade etti.  “Kentin öteki yüzü programına gelen mektuplardan yola çıktık” diyen Rohat, “Cezaevlerinde her gün, her dakika bir tutuklu yaşamını yitiriyor ve cezaevine sağlam giren biri maalesef cezaevinden çıktığı zaman çok ciddi hastalıklarla boğuşmak zorunda kalıyor. Tamamen cezaevlerindeki hasta tutsaklara yönelik bir çalışma oldu” ifadelerini kullandı.  Yaşamını yitiren hasta tutsakların ve devletin politikasıyla son 10 yıla bakıldığı zaman bu sayının arttığına dikkat çeken Rohat, “Sayı çok fazla ve şuan cezaevlerinde yatmakta olan yaklaşık 200’ü aşkın ağır hasta tutsak var ve bunlarda 60’ının durumu çok kritik” dedi.


‘Sistemin yarattığı politikayı gözler önüne sermek istedik’


Cezaevlerinden gelen mektuplardan bir derleme yaptıklarını ifade eden Rohat, “Hasta tutsakların bize mektup göndermesi için gazeteye ilan verdik. Ve bir süre sonra mektuplar gelmeye başladı. Bu çalışma birazda sistemin yaratmış olduğu politikayı ve yargı sistemini gözler önüne sermekti” şeklinde konuştu. Hasta tutsakların hiçbir zaman af talebinin olmadığını buna rağmen ATK’lerde sürekli sağlam raporunun verildiğini sözlerine ekleyen Rohat, “Şuan cezaevinde olan haykıran binlerce insan var, bu kitap çalışmasıyla aslında sistemin yaratmış olduğu politikayı bire bir gözler önüne sermek istedik” diye kaydetti. Rohat, “Sessiz Çığlık” adlı kitabın ciddi bir arşiv çalışması olduğunu, özellikle hasta tutsakların detaylarına yer verdiklerini söyleyerek, “Bu kitabı okuyanlar cezaevlerindeki durumun, hasta tutsakların yaşantılarını kendi kalemlerinden öğrenecekler” şeklinde konuştu.


‘Çığlığı duymazsak yarın hesabını veremeyiz’


Hasta tutsakların hastaneye giderken birçok sorunla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Rohat, “Hastanelerde dahi ‘Teröristtir kaçabilir’ ibaresi kullanıyor. Ve birçok hasta tutsak kelepçeli tedavi edilmeye zorlanılıyor. Bu devlet politikasının cezaevlerindeki iflasıdır. Evet içerden seslerini duyurmaya çalışıyorlar, haklarını istiyorlar ama bunun adı ümitsizlik değil öyle değerlendirilmemelidir” dedi. Cezaevlerindeki hasta tutsaklara ses olunması, anlam verilmesi ve duyarlı olunması gerektiğini ifade eden Rohat, “Cezaevlerindeki insanlar çığlık olmaya çalışıyorlar, biz bu çığlıklara yer vermezsek bu çığlıkları duymazsak, anlam vermezsek, tanımazsak, dokunmazsak bunun hesabını yarın veremeyiz. Biz o acıları duyup da bu acılar karşısında sessizliğe bürünüyorsak onları bizde öldürmüş oluyoruz” sözlerine dikkat çekti.


‘Sessizliğe bürünen her birey ölüme ortaktır’


Hasta tutsakların seslerine cevap vermeyerek, onları duymayarak sessizliğe bürünen her bireyin onların ölümüne ortak olacağını vurgulayan Rohat, “Bu kitap neden okunmalı dendiğinde, bu sessizliğe bir cevap vermek, bir adım atmak ve bir ölüme daha tanık olmamak için herkesin bu kitabı okuması gerekiyor” sözlerine yer verdi. “Bir ses olup bir nefes verirsek bu kitap gerçek amacına ulaşmış olacak” diyen Rohat, “Her birimiz o çığlıkla yanımızdakini uyandırır ve bu noktada ses olabilirsek bir hasta tutsağa daha ulaşabiliriz” dedi. Son olarak bir ses olup bir nefes verilirse anlam bulunulacağını ve bu anlamda da öze dönüş denilen noktanın başlayacağını ifade eden Rohat, “Dokunabildiğimiz oranda anlam yüklediğimiz oranda, ben eminim ki bir ses ve anlam daha katacağız. Çünkü onlar fiziksel, bedensel bir acı çekiyorlar ve biz onların o çığlıklarını duyurabiliriz” şeklinde konuştu.


(be/mg)