‘Kadın katliamlarına karşı mücadelemiz sürecek’

08:32

 


Tekoşin Tekin-Şehriban Aslan / JINHA


AMED - Türkiye’de ve bölgede kadınlar, çeşitli bahanelerle en yakınları olan eşleri, babaları, kardeşleri, sevgilileri ya da hiç tanımadıkları erkekler tarafından katlediliyor. Kadın cinayetlerine ilişkin konuşan Selis Kadın Danışmanlık Merkezi aktivistlerinden Aslı Pasinli, “Kadın özgürlük mücadelesinin yükselmesiyle birlikte kadın katliamları da artmakta ve bu katliamlar kadın özgürlük mücadelesinin önüne geçmek amacıyla yapılmaktadır. Fakat kadın cinayetlerin artması özgürlük mücadelemizin önüne geçemeyecektir. Kadın katliamlarına karşı mücadelemiz sürecek" dedi.


Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye ve bölgede de artan kadın kırımı, her gün farklı bir kılıfla önümüze sunularak meşrulaştırılıyor. Türkiye’de kadınlar, çeşitli bahanelerle en yakınları olan eşleri, babaları, kardeşleri, sevgilileri ya da hiç tanımadıkları erkekler tarafından öldürülüyor. "Dünyanın değişmeyen bir problemi varsa oda kadın problemidir" diyen Selis Kadın Danışmanlık Merkezi aktivisti Aslı Pasinli, var olan toplumsal baskının da bir kadın cinayeti olduğuna dikkat çekti.


‘Kadınlar devlet şiddetine maruz kalıyor’


Aslı, mücadele etmek için dünyanın her yerinde olduğu gibi bölgede de kadın kurumlarının aktif şekilde çalıştığını ifade etti. "Bu bölgede sadece kadın cinayetleri ile değil devlet şiddetiyle de karşılaşıyoruz" diyen Aslı, hem feodal düzenle baş eden, hem de kendi kimliğini bulma çabası olan bir kadın modelinin varlığına işaret etti. Kadın cinayetlerinde "din" olgusuna değinen Aslı, din adı altında kadın cinayetlerinin meşrulaştırılmasına dikkat çekerek, "Din adı altında kadın eve kapatılıyor, kadına şiddet uygulanıyor, var olan tüm toplumsal baskı araçları kadına yıkılmaya çalışılıyor" dedi.


‘Kürt kadın hareketi dünyada öncülük edecek pozisyonda’


Kadın katliamları karşısında eylemlilikleri geliştirmenin gerekliliğine vurgu yapan Aslı, "Çünkü bir yerden sonra artık sığ kalıyorsun. Her gün gazeteyi açtığın zaman bir kadın daha ölmüş. Öyle bir hale geliyorsun ki çoğu zaman konuşmalarda kadının ismini söylemekte zorluk çekiyorsun. Bu da bizim bir şeyleri normalleştirdiğimiz anlamına geliyor" ifadesinde bulundu. Kadın katliamlarında medyanın da üzerine büyük bir görev düştüğünü vurgulayan Aslı, yayınlarda kadın katliamlarının normalleştirilmemesi ve önemine vurgu yapılması gerektiğini belirtti.


‘Özgürlük mücadelemiz devam edecek’


Türkiye’de 2013 yılında 214, 2014 yılının henüz başında sadece Diyarbakır’da 4 kadının katledildiğine dikkat çeken Selis Kadın Danışmanlık Merkezi aktivisti Ruşen Yakut ise “İktidarda olan partinin cinsiyetçi ve muhafazakâr politikalarının, bu cinayetlerin işlenmesinin gerekçelerini meşrulaştırdığını gözden kaçırmamamız gerekmekte. Kadın özgürlük mücadelesinin yükselmesiyle birlikte kadın katliamları da artmakta ve bu katliamlar kadın özgürlük mücadelesinin önüne geçmek amacıyla yapılmaktadır. Fakat kadın cinayetlerin artması özgürlük mücadelemizin önüne geçemeyecektir. Kadın katliamlarına karşı mücadelemiz sürecek" diye konuştu.


(tt-şa/gk)