Kadının 12 yıllık mücadele tarihi ile Selis...
11:42
Şehriban ASLAN - Tekoşin TEKİN / JINHA
AMED - 2002 yılından bu yana kadınların emekleriyle güçlü ve başarılı çalışmalara imza atan Diyarbakır Selis Kadın Derneği, kadınlardan aldığı güç ile 12 yılı ardında bıraktı. Dünya kadın mücadele tarihini kendisine miras alarak erkek egemen sisteme karşı mücadele eden derneğin başkanı Avukat Ruşen Seydaoğlu, "12 yıllık bir kurumuz. Sürekli kendisini yenileyen ve devreden bir mirasa sahibiz. Selis’in belki de en güzel yanı da budur: kim nereye giderse gitsin kadın mücadele ruhu, ahlakı ve politik duruşu ile kendisini her yerde devam ettiriyor Selis" ifadelerine yer verdi.
Diyarbakır’da 2002 yılından bu yana kadına yönelik hak ihlalleri ile mücadele eden ve kadına yönelik çalışmalar yürüten Selis Kadın Derneği, kurulduğu dönemden bu yana binlerce kadının mücadelesine güç kattı, binlerce kadından güç aldı. Selis, önceki dönemlerinde Yurtsever Kadın Derneği ve Dicle Kadın Kültür Merkezi adı altında kadın çalışmaları yürütmekteydi. Yine kadın mücadelesinde önemli bir yeri olan bu iki kurum, yürüttükleri kadın çalışmalarından dolayı baskıya maruz kalıp kapatılırken, ardından açılan Selis Kadın Derneği, iki kurumun çalışmalarını kaldığı yerden devam ettiriyor. Aynı zamanda Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) bileşenlerinden biri olan Selis Kadın Derneği'nin Başkanı Avukat Ruşen Seydaoğlu, Selis Kadın Derneği'nin, dünyadaki kadın çalışmalarının Kürt kadınları ayağını oluşturduğuna işaret etti.
‘Birçok kadın hakları aktivisti tutuklu yargılanıyor’
Ruşen derneğin kurulduğu yıldan bu yana birçok baskıya maruz kaldığını ifade ederken, DÖKH'ün ana bileşenlerinden olan Selis'in 12 yıl boyunca hem genel siyaset, hem de kadın siyaseti üretme konusunda Selis’ten önemli isimler çıktığını dile getirdi. Selis'in aynı zamanda kadın mücadelesine de birçok aktivist yetiştirdiğini söyleyen Ruşen, yetiştirilen kadın mücadelesi aktivistlerinin yarısından çoğunun KCK operasyonlarından dolayı cezaevinde bulunduklarına değindi. Ruşen, Hacer Özdemir, Sudan Güven, Harika Peker gibi Selis çalışanı birçok kadının farklı yerlerde, farklı kadın çalışmaları yapmaları nedeniyle tutuklandıklarını belirtti.
‘Üniversitelere kadar örgütlendik’
Selis Kadın Derneği'nin, Ortadoğu ve Avrupa’daki kadın çalışmalarının Kürt kadınları ayağını oluşturduğunu kaydeden Ruşen, diplomatik ilişkilerin Selis üzerinden gerçekleştiğine ve sonuç olarak birçok ülkede yaşayan kadınlarla ortak eylemlilikler geliştirdiklerine değindi. Ruşen, Selis'in sadece erkek şiddetine karşı değil, egemen sistemin ve devletin zihniyeti olan erkeklikle, devlet şiddeti olarak gözaltılar, işkenceler, tacizler, tecavüzlere karşı da kurulduğuna dikkat çekerken, "Selis merkez haline geldikten sonra örgütlemeyi tam gündemine alarak çalışma alanını genişletti. Artık şiddet nerede yaşanmışsa şiddete giderek, şiddet görenin geldiği bir yer değil, şiddetin direk görüldüğü yerde tartışıp, çözüme kavuşturan bir merkez haline geldi” dedi. Ayrıca daha önce göç eden kadınlar, zorunlu göçün yarattığı sorunlarla ilgilendiklerini belirten Ruşen, şiddetin daha görünür hale gelmesiyle artık üniversitelere kadar örgütlendiklerini vurguladı. Ruşen, Selis aktivisti olan üniversite öğrencisi genç kadın aktivistlerin de olduğunu söyledi.
‘Sürekli kendisini yenileyen ve devreden bir mirasa sahibiz’
Selis'te çalışma yürüten kadın aktivistlerin erkek egemen sistemin karşısında durarak bu eğitimin alternatifleri için çalıştığını kaydeden Ruşen, çalışmalarına ilişkin de şunları belirtti:
"Selis’in bugünlerdeki çalışmaları şiddetin neden var olduğu, şiddetin toplumda nasıl yok edilebilip, bertaraf edilebileceği üzerine. Faaliyetlerimiz kapsamında kadın tarihine ilişkin okumalar yapıyoruz. Özgün konularda forumlar düzenlemeye ve büyük organizasyonların bir parçası olmaya devam ediyoruz. Dil atölyelerinde kadınlara anadilleri olan Kürt dilini öğretmekle beraber, Kürt dilinin geçmişini de anlatıyoruz. 12 yıllık bir kurumuz. Sürekli kendisini yenileyen ve devreden bir mirasa sahibiz. Selis’in belki de en güzel yanı da budur; kim nereye giderse gitsin kadın mücadele ruhu, ahlakı ve politik duruşu ile kendisini her yerde devam ettiriyor."
‘Tamamen kendi öz gücümüzle çalışıyoruz’
Selis'in Kürt kadın mücadelesinin can damarlarından biri olduğunu kaydeden Ruşen, “Herkesin sözünün söyleyebildiği bir alan olduğu için Selis'i önemli buluyoruz" dedi. Selis'in 12 yıllık geçmişinde hem farklı kadın örgütleriyle bir araya gelme hem de cezaevlerine dönük çalışmalar gerçekleştirme konusunda önemli çalışmalara imza attıklarını söyleyen Ruşen, üzerlerinde süren "devlet baskısı" nedeniyle İç İşleri ve Dışişleri Bakanlığı tarafından projelerinin engellendiğini dile getirdi. Ruşen, kendilerinin hiçbir destek almadan sadece öz güçleriyle çalıştıklarına işaret etti.
‘Niçin çalıştığımızı hiçbir zaman unutmuyoruz’
"Birden çok görevimiz oluyor, fakat niçin çalıştığımızı unutmuyoruz" diyen Ruşen, Kürt kadınının kültürünü, statüsünü ve kendilerini var edebilme mücadelesini her alana taşıyabilmek için çalıştıklarına değindi. Ayrıca Ruşen, Türkiye'deki feminist hareketlerle de yaşam alanlarını, çocuklara yaklaşımı, kadının bedeni üzerinden geliştirilen kimlik politikalarının nasıl olması gerektiği konularında tartışmalar gerçekleştirdiklerini de sözlerine ekledi.
‘Amacımız mücadeleyi kendimizden başlayarak yaymak’
Selis Kadın Derneği'nde çalışma yürüten aktivistlerden Ezgi Kaya, kadın mücadelesinin güçlü bir örgütlülüğe dayandığını ifade etti. Kadın mücadelesini Selis’te yürütebileceğine inandığı için çalışmalara dahil olduğunu ifade eden Ezgi, Selis’te yapılan atölyelerle kendi örgütlülük düzeyini yükselttiğini belirterek, "özgür yaşama" bir adım daha yaklaştıklarını dile getirdi. Ezgi, "Yerimizde durup saymıyoruz, sürekli ilerliyoruz. Amacımız mücadeleye kendimizle başlayarak tüm sokağa tüm dünyaya yaymak. Böylece özgür bir toplum yaratabiliriz” dedi. Diğer bir gönüllü aktivist olan Aslı Pasinli ise, dört yıldır Selis bünyesinde çalışma yürüttüğünü söyledi. “Kürt kadın hareketi, kadından başlayarak toplumu dönüştürme kaygısıyla hareket ettiği için bir devamlılık arz ediyor" diyen Aslı, kadın konusunun ve çalışmalarının sürekli kendini yenileyen, dünyada ve özellikle bölgede ucu açık olan bir alan olduğunu kaydetti.
‘Selis’te örgütlü bir mücadele yürütmeye çalışıyorum’
Selis Kadın Derneği'nin gönüllü aktivisti olan Ruşen Yakut da, dört yıldır Selis'te. Selis'e gelerek kadın konusundaki hassasiyetini örgütlü bir mücadeleye dönüştürmeye karar verdiğini belirten Ruşen, "Selis’te bulunmamın amacı, üniversitede bulunan kadınların bağımsız bir kadın derneği arayışı içinde olması ve o kadın arkadaşları Selis’in bünyesinde toplayabilmektir. Bu doğrultuda bir örgütsel mücadele yürütüyorum” dedi.
(şa/gk/mg)

