Doğal yaşamın komünal meyvesi: Şikefta Köyü
08:29
Mizgin Tabu-Derya Ceylan / JINHA
ELİH - Erkek egemen sistemi, kapitalist yaşamı, hiyerarşiyi reddederek, komünal bir yaşam sürdüren Şıkefta Köyü, Ilısu Barajı’yla yok olma tehlikesi altında. “Topraklarımıza duyduğumuz aşk bizi yaşatıyor” diyen köy sakinlerinden Sakine Baytar, “Komün yaşam modelimizi bu topraklar üzerinde oluşturduk. Bu topraklarda ortak bir yaşam sürdürüyoruz. Biz bu köyden çıkarsak yaşam sevincimizi kaybederiz. Bu yüzden çıkmak istemiyoruz” dedi.
Ekolojik yaşamı ağaç dikme olarak gören iktidar, tarihten bu yana doğaya aynı bilinçle yaklaştı. Emperyalist güçler tarafından yok edilen komün yaşama örnek vermek için şöylece düşünürüz. Öyle ki düşünme süremiz bazen saatleri de alabilir, çünkü yok! Ya da akla gelemeyecek kadar az. Batman’ın Hasankeyf İlçesi’ne bağlı Suçeken (Şikefta) Köyü, yok denecek kadar az olan komün yaşama örnek köy olarak şaşırtıcı bir şekilde varlığını sürdürüyor. Modern sosyal yaşam modeliyle yaşam sürdüren 60 hanelik köy sakinleri, ortak yaşam mücadelesiyle bölge halkına örnek teşkil ediyor. Önceleri Hasankeyf’in mağaralarında yaşayan Şikeftalılar 1969 yılında devlet baskısından dolayı mağaraları terk edip yeni bir köy inşa etmek zorunda kalır.
‘Hiyerarşiyi reddediyoruz’
12 Eylül 1980 darbe döneminde Kürt oldukları için baskılara maruz kalan köylüler, koruculuk dayatmalarına karşı direnir ve mücadeleyi kazanır. Devletin hiçbir dayatmasını kabul etmeyen köylüler, emekle var ettiği komün yaşamla örnek bir yaşam sürerken, şimdi de Hasankeyf’in tarihi dokusunu yok edecek olan Ilısu Baraj Projesi tehlikesiyle karşı karşıya. Baraj yapımıyla beraber göç etmek zorunda kalacaklarını belirten köy sakinlerinden Sakine Baytar, “Köyümüzün esen rüzgarını, sevgimizle büyüttüğümüz ağaçlarımızı ve buranın havasını başka yerde bulamayız” dedi. Hiyerarşiye yapıya karşı durduklarını belirten Sakine, "Kadın ve erkek eşit derecede ve eşit koşullarda çalışıyoruz. Köyümüz bu anlamda örnek teşkil ediyor” diye konuştu.
'Vergi ödememek için kum ocağını sattık'
“Köy yaşamı, meyve veren doğal bir yaşamdır” diyen Sakine, günümüz insanları için ekonomi denildiğinde akla ilk gelen düşüncenin endüstriyel ekonomi olduğunu ifade ederek, “Oysaki biz ekonomik gelirimizi dağlarımızdan ve ovalarımızdan sağlıyoruz. Süt, yağ ve peynir aldığımız hayvanlarımız ve aynı zamanda bir ekip bin aldığımız bereketli topraklarımız var. Doğaya ve insana zarar vermeden yaşamak varken ona düşmanca yaklaşmak niye?” ifadesinde bulundu. Köylülere ait bir kum ocaklarının olduğunu ancak vergi ödememek için satmak zorunda kaldıklarını kaydeden Sakine, “Kum ocağından gelen para havuzda biriktiriliyordu. Havuzda biriken para ile köyün ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra köyde yapılan düğün ve taziyelerin giderlerini karşılıyorduk. Ancak köylüler olarak devlete vergi ödememe kararı almıştık. Bu nedenle devletin zorunlu vergilerinden dolayı kum ocağını sattık” ifadelerini kullandı.
Bu köyde tüm işler ortak yapılıyor!
“Siz bir de köyümüzü baharda görün” diyen Sakine, baharın gelmesiyle Şikefta Köyü’nün daha da canlandığını ve köy halkının hep beraber tarlalara çıkarak ortak iş paylaşımıyla çalıştığını belirtti. Sakine, “Bizim için hepimizin toprakları birdir. Bu yüzden hangimizin tarlasında iş varsa hepimiz oraya gider çalışırız. Çünkü amacımız belli, o da köyümüzü kalkındırmak. Yaz aylarında incir, üzüm, elma ve daha birçok meyveleri toplar ve yol kenarında yaptığımız kulübelerde satarız” dedi. Köyde yapılan tüm işlerin ortak yapıldığını kaydeden Sakine, günlük köyün çevre temizliği olduğunun bilgisini vererek, temizliğin kadın erkek ve çocuklarla birlikte yapıldığını dile getirdi.
‘Topraklarımıza duyduğumuz aşk bizi yaşatıyor’
Ilısu Barajı’yla beraber köyün de sular altında kalacağına dikkat çeken Sakine, “Barajın olmaması için çok direndik. Hasankeyf bölgesi dünya tarihi açısından büyük bir öneme sahiptir. Köklü bir tarihe sahip olan bu kadim topraklar sadece baraj sebebiyle yok edilmek isteniyor” sözlerine yer verdi. Baraj bitiminin ardından köyü boşaltmak zorunda kalacaklarının altını çizen Sakine, göçle beraber kültür asimilasyonun da başlayacağını vurguladı. Şikefta Köyü’nün tarihi kültür mirasından dolayı barajlar altında kalmasını istemediklerini kaydeden Sakine, “Komün yaşam modelimizi bu topraklar üzerinde oluşturduk. Topraklarımıza duyduğumuz aşk bizi yaşatıyor. Bunu bir başkası anlayamaz. Biz bu köyden çıkarsak yaşam sevincimizi kaybederiz. Bu yüzden çıkmak istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Yaşam, inançla sevgiyle ve aşkla var olma çabasıdır’
Ilısu Barajı için hükümetin takındığı tavrın 1990’ların zorunlu göç dayatmasıyla aynı olduğuna işaret eden Sakine, “Bizi zorunlu göçe tabi tutan hükümet yanlış politika sergiliyor. Biz başka yere gitmeyi istemiyoruz. Ben burada köyümde tavuğumla, ineğimle, toprağımla ve canımdan çok sevdiğim komşumla çok mutluyum. Devlet, yaşamımı sürdürmem için bana para verdiğini söylüyor. Ben parayla yaşamam ben komşumun sevgisiyle yaşarım. Bir ekmeğe ihtiyacım olduğunda çekinmeden komşumun kapısını çalabiliyorum. Bunu ne bir başka köyde ne de kentte yapabilirim. Biz şehir yaşamına alışamayız. Ama aynı zamanda devletin bize yaptırdığı yerlerde de yaşayamayız” şeklinde konuştu.
'Kürt mücadelesinde birçok Kürt yaşamını yitirdi’
Bölge halkının Kürt olmaktan kaynaklı çeşitli baskılara maruz kaldığını da dile getiren Sakine, “Bölge halkı bu topraklarda çok bedel verdi. Bilindiği gibi eskiden ağalık sisteminden dolayı insanlar çok zor durumlara düştü. Kürt mücadelesinden bu yana biz de köy halkı ve Kürt olarak mücadelemize sahip çıktık. Fakat devlet ağalık sisteminde dahi olmadığı kadar baskı uyguladı ve insanlarımızı katletti. Bölgede 30 yıllık savaş sürecinde binlerce insan yaşamını yitirdi” diye kaydetti. Çözüm süreciyle beraber artık ölümlerin yaşanmadığına ve bu nedenle tüm yurttaşların sürece sahip çıkması gerektiğini ifade eden Sakine, son olarak Rojava’da gerçekleşen kadın devrimine de değinerek, “El Nusra ve El Kaide gibi örgütlerin yaptığı katliamlar sonucunda birçok insan ölüyor. Rojava devrimi çetelerin saldırılarıyla engellenmeye çalışılıyor. Fakat Kürt halkı bu saldırılara boyun eğmeyecek” dedi.
(dc-mt/zd/mg)

