Kadınların kendilerine ait bir cüzdanı olsun diye…

08:58

 


Eylem Daş/ JINHA


İSTANBUL -  12. Bağımsız Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali, ‘Kendine ait bir cüzdan, gelir, bütçe’ temasıyla yola çıkacak. Türkiye’de kadınların bedenine yönelik çok ciddi saldırıların olduğuna dikkat çeken Filmmor’un kurucusu Melek Özman, “Neoliberal politikalar her gün kendini yenileyerek karşımıza çıkıyor, kürtajı yasaklama girişimleri var. Bizler, tüm bu politikalar karşısında kadınların direnecek gücü olduğuna inanıyoruz” dedi.


Bağımsız Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali bu yıl 12’inci kez düzenlenecek. Her yıl İstanbul’da düzenlenen festival kapsamında bu yıl ilk kez Adana, Mersin ve Bodrum’da seyircisi ile buluşacak.  “Kendine ait bir cüzdan, gelir, bütçe” temasıyla yola çıkılan festivalde 22 ülkeden 60 film, tema bölümleri, toplu gösterimler, açılış, kapanış etkinlikleri, panel, söyleşi ve atölyeler olacak.  Filmmor’un kurucusu Melek Özman,  “Bu ülkede evliliğin bu kadar kutsandığı, Kadın Bakanlığı’nın adı değişerek Aile Bakanlığı olarak değiştiği, kadınlara evlilik dışında bir hayat tanınmadığı ve muhafazakarlık her geçen gün meşrulaştığı halde, kadınlar ölümü göze alarak boşanıyorlar” dedi. 


Kadın cinayetlerinin artmasının nedenini kadınların direnmesi olarak tanımlayan Melek, tüm bu direnmelere karşın, mufazakar politikalar sonucunda kadınların emek piyasasından da uzaklaştırıldığının altını çizdi.


 ‘Başbakanının söylemleri kaygı yaratıyor’


Melek, “Kadınlar, esnek çalışma modelleri ile eve kapatılmaya çalışılıyor. Bizi en çok endişelendiren bu politikaların kadınlara ne yaptığıdır bu sebeple bu yılki temamız ‘Kendine ait bir cüzdan, gelir, bütçe’ şeklinde oldu” dedi. Tüm bu uygulamaların kaygı verici olduğunu söyleyen Melek, Başbakanın ‘kreş eken huzur evi biçer’ söyleminin de bu kaygıyı arttırdığını vurgulayarak, yaşlı ve çocuk bakımının devlet tarafından verilen düşük ücretlerle ev içinde kadınlara yaptırılmasına kafa yorduklarını kaydetti. “Kadınların kendilerine ait biz cüzdanı, geliri olmasından asla ödün verilmemesi gerekiyor” diyen Melek, çoğu kurumun, siyasi partilerin kadınlara yapılan bu uygulamalara cinsiyet körü oldukları için yabancı kaldıklarını da sözlerine ekledi.


 ‘Kadınların direnecek gücü olduğuna inanıyoruz’


Yasalardan, hayatın diğer alanlarına kadar kadınların hayatını geriye doğru götüren uygulamaların varlığına işaret eden Melek, “Kadınların yaşamı geriye doğru değişirken aynı zamanda bu değişim bir dinamiği de içerisinde barındırıyor” dedi. Melek, bu kötü zamanı, kadınların “kurban” ya da “mağdur” olarak görüldüğü bir zaman olarak görmediklerini ifade ederek, “Evet, bu ülkede kadınların bedenine yönelik çok ciddi saldırılar var. Neoliberal politikalar her gün kendini yenileyerek karşımıza çıkıyor, kürtajı yasaklama girişimleri var. Bizler, tüm bu politikalar karşısında kadınların direnecek gücü olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.


 ‘Kadına düşmanca söylemleri olan gazeteleri eledik’


Festivalin ilk yıllarının gezici bir festival olmadığının bilgisini veren Melek, “Bizi ilek kez Diyarbakır’dan kadınlar çağırdı. Diyarbakır’dan sonra diğer şehirlerden de kadınlar çağrı yaptı ve bu çağrılarla festival gezici hale geldi” dedi. Melek, Türkiye’de bağımsız medya olmadığını söyleyerek, bu sene bir sürü basın sponsorunu elediklerini belirtti. “Çünkü bu kadar muhafazakar, bu kadar kadına karşı düşmanca söylemleri olan gazeteleri sponsor yapamazdık” diyen Melek, daha önceleri çizgisine bakmadan sırf daha fazla kadına ulaşabilmek adına birçok basını sponsor olarak kabul ediyorduk” ifadesini kullandı. Şimdi ise umutlarının kalmadığını dile getiren Melek, “Mesela Sabah Gazetesi bizi arayarak, ‘neden sponsor olmuyoruz’ dediler. Biz onlara mektupla cevap verdik ve dedik ki; bizim sizinle ilgili umudumuz kalmadı. Bu yayın çizginiz ile sizi yanımızda istemiyoruz” sözlerine yer verdi.


 ‘Ölümünde hiyerarşisi var’


 Fatih Altaylı’nın çıkan kasetleri ile ilgili de konuşan Melek, “Fatih Altaylı bu ülkedeki milyonlarca kadının sırtına bıçak saplamıştır. O zaman kıyamet kopmadı. Çünkü bu ülkede ölümün de hiyerarşisi var”  dedi. Kürtlerin faili meçhullerde öldüğünün altını çizen Melek, “Bu ülkede kadınlar, Kürtler, işçiler her gün ölürken kimse umursamıyor. Ölümün hiyerarşisinin olması insana çok hüzünlü geliyor” şeklinde konuştu.


 (ed/mg)