Suriyeli kadınlar 'evlilik' adı altında fuhuşa zorlanıyor
12:33
JINHA
HABER MERKEZİ - TBB tarafından Suriyeli sığınmacılara ilişkin hazırlanan raporda, Suriyeli kadınların zorla evlendirildiği, kız çocuklarının satılarak, cinsel şiddete maruz bırakıldığı kaydedildi.
Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından 'Sığınmacılar ve Mülteciler Raporu' hazırlandı. TBB İnsan Hakları Merkezi Yürütme Kurulu üyesi ve TBB Mülteci Çalışma Grubu Başkanı Avukat Uğur Altun ve arkadaşları tarafından 2 yıllık çalışma sonucu hazırlanan raporda Urfa, Adıyaman, Mersin, Suruç ve Harran'da kamplardaki incelemeler, sığınmacıların Türkiye'deki geçici korunması, uluslararası hukuktaki yerleri, göçün sığınmacılar üzerindeki etkileri, denizlerde mültecilerin yaşamını yitirmesi, kamp dışındaki Suriyeli kadınların fuhuş ve dilenciliğe zorlanmasına ilişkin konular yer aldı. Raporda, mülteci kadınların ve kız çocuklarının para karşılığı ikinci, üçüncü, dördüncü eş olarak evlendirildikleri belirtilirken, Suriyeli kadınların yine fuhuşa zorlandığı kaydedildi. Raporda, "Küçük yaştaki çocuklar, aileleriyle görüşülerek evlenme vaadiyle evlerinden alınıp, fuhşa sürüklenmektedir. Adıyaman ve Şanlıurfa'daki kamp gezileri sırasında görüşülen kişilerin anlatımlarıyla, fuhşa sürüklenenlerin sayısının gün geçtikçe arttığı bilgisi edinilmiştir" denildi. Yine 'imam nikahı' adı altında yaptırılan 'evliliklerin' ise çoğunlukla küçük yaştaki çocuklara yaptırıldığı belirtildi.
Raporda, Suriye sığınmacıların sayısı yanlış politikalar yüzünden gün geçtikçe arttığı belirtilirken, başlangıçtan beri Suriye'deki iç savaşın desteklenmesi ve muhalif gruplara yardım neticesinde bu durumun tahmin edilemeyen bir boyuta ulaştığı kaydedildi. Raporda ayrıca sınırdan girenlerin ve çıkanların kimlikleri konusunda tereddütler oluştuğu vurgulandı. Suriyeli ve diğer sığınmacıların hukuki statülerinin bulunmayışı nedeniyle bu kişilerin, akıbetleri nedeniyle belirsizlikler söz konusu olduğu vurgulanan raporda, şöyle denildi: "Bu belirsizlik nedeniyle hem sığınmacılar hem de ülke olarak ekonomik ve sosyal olarak ağır zarar görmekteyiz. Dolayısıyla bu kişilere hukuki statü verilmesi gereklidir."
(gc)
