Guatr hastalığında erken teşhis önemlidir

10:31

 


Tekoşin Tekin - Şehriban Aslan / JINHA


AMED – Genel Cerrahi Uzmanı Doktor Kemal Karadaş, guatr hastalığına ilişkin önemli bilgiler verdi. Guatr hastalığının altından ciddi hastalıkların da çıkma ihtimalinin yüksek olduğunu söyleyen Kemal, guatr hastalığının tedavisinde erken teşhisin de büyük önem taşıdığını vurguladı.


Tiroit bezinin hormon bozukluğuna sebep olan değişikliklerin meydana geldiği  hastalığa guatr deniliyor. Guatr aslında tek bir hastalık değildir. Belirti ve tedavileri farklılıklar gösteren hastalıklar topluluğudur. Bu nedenle tek başına guatr kelimesi kişide bulunan tiroit bezi ile ilgili hastalığın ne olduğunu açıklamaya yetmiyor. Tiroit bezi boyunun ön kısmında yerleşik şekil olarak kelebeği andıran görünümü olan bir iç salgı bezidir. Salgıladığı tiroit hormonu ile vücudun metabolizmasını yani çalışma hızını belirler. Guatr hastalığına ilişkin bilgi veren Genel Cerrahi Uzmanı Doktor Kemal Karadaş, guatrın genelde kadınlarda görüldüğünü ve önemsenmesi gerektiğini vurguladı.


Kadınlarda guatr daha sık görülüyor


Guatr hastalığına ilişkin bilgilendirmede bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Doktor Kemal Karadaş, guatrın sıradan bir hastalık olarak görülmemesi gerektiğini dile getirdi. Guatrın kadınlarda daha sık görüldüğüne işaret eden Kemal,  “Guatr hastalığı altından bazen çok ciddi hastalıklar çıkabiliyor. Yüz guatr hastalığından üç ya da dört tanesi guatr kanseri riski taşıyor. Bu nedenle guatr hastalığına erken teşhis koyduğunuzda kurtulma şansınız yüzde 90’dır” dedi. Kemal, guatrın kendisini fiziksel ve fonksiyonel olmak üzere iki şekilde belirttiğini ifade ederken, “Guatr normalin dışında büyürse bir şişkinlik olarak kendini gösterir. Normal şartlarda herkeste bulunan normal fizyolojik bir salgı yapan ve vücudun metabolizmasını düzenleyen bir hormonal görevi vardır. Fakat bu hormonal görevin büyümesi kendini zehirli ve zehirsiz guatr olarak gösterir” dedi.


Her guatr için ameliyata gerek yoktur


Tiroit hastalıklarının kanda hormon düzeyleri kontrolü ve ultrasonografi şeklinde iki temel tanı aracı olduğunu belirten Kemal, bu tanı araçlarına ilişkin olarak “Hormon düzeyleri kontrolünde, kanda tiroit hormon düzeylerine T3, T4 ve TSH hormon düzeylerine bakılır. Ultrasonografi,  son derece yararlı bir başka tanı yöntemidir. Kişiye hiçbir zararı olmayan bu yöntemle tiroit bezinin yapısı, içeriği, komşu organlarla ilişkileri, kanakımı oldukça hassas değerlerle ölçülebilir” ifadelerine yer verdi. Ayrıca Kemal, her guatr hastasının ameliyata ihtiyacı olmadığını söyledi. Tiroit bezinin tamamen büyüdüğü ya da içinde nodüllerin olduğu durumda ameliyatın bir tedavi seçeneği olduğunu kaydeden Kemal, boynunda büyümüş guatrın oluşturduğu estetik problem, büyümüş guatrın ya da nodüllerin yemek borusunu ve soluk borusunu sıkıştırmalarından kaynaklanan şikâyetler, büyümüş guatrın hormon dengesizliği yapması, guatrda kanser tespit edilmesi veya kanser şüphesinin olması durumlarında ameliyat yoluna başvurulduğuna dikkat çekti.


(tt-şa/gk)